MONA LİSA’NIN GRİBİ By: Grkm Date: May 04, 2007, 09:55:45 PM
MONA LİSA’NIN GRİBİ
Canım ülkemin sokaklarında,alanlarında günde on-yirmi gencin biribirini öldürdüğü günlerdi.Zımba gibi,çıta gibi,aslan gibi gençler...
Aziz Nesin’in Zübük tipinin “tıpkısının aynısı”
-“Güneş bile herkesin üstüne eşit vurmuyor ki canım!.. diyordu bize eşitlikle ilgili olarak.
Nesin gitti.Zübük’ü de götürmüştür.Zübük’ün “tıpkısının aynısı”da gitmek üzere.Konuşacakları çok şey olacak sanırım ötede...
Güneşin yararları mı söz konusu?Önce Zübük yararlanmalı.Onun hakkı.Zararlarından konuşuluyorsa,yanacak öyle çok insan var ki,onlar yansın...
Çok sular aktı köprülerin altından.,çook...
Eski çamlar bardak oldu...
Daha neler, daha neler...
Yenildik...Bembeyaz teslim bayrağını tutan ellerimiz havada kaldı.Teslim olduk Zübük’ün “tıpkısının aynısı”na.Haklı çıktı.
-Güneş eşit vurmuyor ki herkesin üstüne canım!
Grip de öyle.
Hani şu garip grip.
Kış gribinden söz etmiyoruz canım,kuş gribinden...
Nereden çıktı durup dururken?Kimileri,
-Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.Kim bilir kim getirdi attı üstümüze mikrobu.diye düşünürken kimileri de ,
-Uçakla mı , insan eliyle mi sorusuna yanıt aramakta.E,doğru olan da bu değil mi?Soracaksın,düşüneceksin.Bilimsel düşünce...
Radyolar,televizyonlar,etkililer,yetkililer bas bas bağırıyor yapmayın,etmeyin,yemeyin diye; grip olmayası çocuklar burunlarından öpüyor tavuklarını.Derslerini iyi ezberlemiş çocuklar.
-Radyasyon bize bir şey yapamaz,siz çayınızı yudumlayınız.
-AIDS de kim oluyor,otur yanıma Nataşa...
-Kış gribi bir şey yapamamış bize,kuş gribi de ne oluyor?
Herkesin yüreği mangal değil ki canım.Korktu gitti bilimsel düşünce.Ya da üşüdü gitti.Eksi otuz derece Iğdır’da sıcaklık.Van’da yirmibeş.
Ne demişti Zübük’ün ”tıpkısının aynısı”?
-Güneş bile...
Grip de öyle.Bir yayılıyor evden eve,ilden ile.Doktora gidersen yedi günde, gitmezsen
bir haftada...Hoş gelsin safa gelsin böyle grip.
Bu grip başka ama:kuş gribi...Ölüm var ucunda,ölüm...
Uzun ettik,sıkıcı oldu.Bırakın mı diyorsunuz garibi de gribi de.
Bıraktık...
Hiç gördünüz mü,görüştünüz mü,tanır mısınız Mona Lisa’yı?”Hayır.”ise yanıtınız,Leonardo Da Vinci’yi de tanımazsınız siz.Yazık...
Öyle soylu bir duruşu vardı,diz çökerdi önünde kraliyet prensesleri.Öylesine suskun;ağzı var dili yok ama,duruşu destanlar yazan.”Her nereden baksan sana bakan gözler”le bakıyordu dünyayı yöneten büyük zavallılara.İnsanları yaşatmak için harcanması gereken paraları,insanları öldürmek için silah yapımına ayıranlara.
Küçülten,un-ufak eden,eriten bakışlarla bakıyordu büyüklere,en büyüklere.Ölüme bile kızgınlığı yoktu,değil insanlara.Ölüme bile acımıştı ölürken.Öyle okunuyordu gözlerindeki destandan.
Seni,tanıdık sevgili Mona Lisa...”Ben Iğdır’da doğdum.Fatma Koçyiğit’tir adım.Kuş gribinden öldüm.”desen de seni tanıdık sevgili Mona Lisa...
Senin yüzünün karasıdır altı milyarlık insanlık...