OKUMA / MA By: Grkm Date: May 04, 2007, 09:59:56 PM
OKUMA / MA
Konuya dinsel açıdan bakıldığında da, bakan gözün içine içine giriyor kutsal kitabımız Kuran’ın ilk suresindeki
—Oku! buyruğu, önerisi.
Elbette bu içine içine girdiği göz, bakıp da göremeyen türdendir. Öyle ya, aynı şey değil ki bakmakla görmek.
Bakıp da görebilen okuyup da bilimi / bilimselliği anlayabilen beyni taşıyan ayaklar elbette uyacaktır o ünlü öneriye. Elbette gidecektir Çin’de bile olsa bilimin peşine.
“Bilim”in ama… (Çünkü biz “İlimle bilim aynı şey değildir.” diyen diplomalılar (!) da gördük yazık ki!...)
—Oku da yavrum, ne okursan oku! sözünü duymayanınız yoktur. Sınıf ortasında, eli cebindeki sol bacağı üzerine kaykılıp, sağ küçük parmağı ile kulak içini kaşırken ders anlatan öğretmen tipinin Veli’ye de, öğrenciye de en “mühim” önerisidir bu:
—Oku da ne okursan oku!
—Okusun da ne okursa okusun!
Kim demiş “Küçükler söz dinlemiyor.” diye. Budalalık! Dinliyorlar, dinlediler yıllardır.
Ya okumadılar çocuklar, ya da önerimiz üzerine, ne buldularsa okudular. Evet, evet; ne buldularsa, onu okudular…
Keşke söz dinlemeseydiler bu konuda.
Amaca kısa yoldan ulaşmayı amaçlayan kitaplar okudular genellikle. Kimi zaman para amaçlı, kimi zaman ideolojik güç amaçlı, kimisi “nam” amaçlı. Ya da hepsi birden, ya da hiçbiri birden… Kitap denecek kitaplardan değil ama, edebiyatın “edeb”inden eser olmayan “kit-ap”lardan öğrenmeye çalıştılar evreni, soysal yaşamı.
Baktılarsa eğer “kit-ap” lara…
Okuma becerisi yetersiz olan çocuklara/gençlere yapıldığı söylense de
—Oku da ne okursan oku! önerisi, belli ki hiç düşünülmemiş yanlış yorumlanabileceği. Çocukları/gençleri yanlış yönlendirebileceği.
—Yoksa siz! Yoksa siz de mi öyle düşünüyorsunuz?
Uzuuun gençlik yıllarını malum duvarlar arasında geçirmekte olan/geçirecek olan gençleri gözlemlemiş parlamentodan bir heyet. Vurdulu-kırdılı, kamalı-bıçaklı, mafyalı-çeteli… kitaplar okuyormuş malum duvarlar arasında malum gençler.
Şaşırmış bu duruma heyet üyesi vekiller. Biz de şaşırdık onların şaşırmışlıklarına. Yoksa,
Rüzgar eken, bad-ı saba rüzgarı biçiyor da bizim mi haberimiz yok… Yoksa cahil miydi bizim akıllı bildiğimiz atalarımız…
—Rüzgar eken, fırtına biçer. demişler.
İnsandan, insanlıktan, sevgiden, güzellikten… anlatan kitaplar okutun çocuklarımıza. Göreceksiniz; o zaman önce size bakacaklar insan gibi.