Arşiv Anasayfa "Ö" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
ÖLÜM KURTULUŞ MUDUR By: Grkm Date: May 04, 2007, 10:03:18 PM
ÖLÜM KURTULUŞ MUDUR

   Anadolu analarının, yani şu kurtuluşu gerçekleştirmede siperdaşımız olan, mermi taşırken mandasına eş olarak kendini koşan Elif Ana’ların,
          -Ölsem de kurtulsam! yakınmalarını duymayanımız yoktur. Aynı analar, köylerinde “Çeke çeke bir hal olan…” komşuları için çoğu kez,
          -Böyle yaşamaktansa canım, ölse de kurtulsa! dileklerini,
          -Allah ne muradın varsa versin! dilekleriyle aynı içtenlikle söylerler.
   Neler söylemedi ki insanımız, insanoğlu ölüm üstüne.
   Seksen öncesi, arabanın içinde gazetede genç kızlara yapılanları okurken,
          “Ölüm hayırlıdır böyle gezmeden…” diye anonim bir ezgi yayılıyordu radyodan. Bir bu durumdur unutamadıklarımızdan, bir de Bosna’da, karnında düşmanının çocuğunu büyütmek zorundaki anaların durumu…
   Ölüm… Senin bile kurtuluş olduğun durumlar var bizce de…
   Öyle de, gerçekten bir kurtuluş mudur ölüm. Amansız bir kaçışın sonunda, çağıldayan dere kıyısında telli söğütlerin serinliğinde uyumak, uyurken mutluluğa boğduran rüyalar görmek midir ölüm?
          “Tek kollu da kalsam,
   Kötürüm, damlalı da olsam,
   Sökülse de bütün dişlerim,
   Ne mutlu bana yaşıyorsam.”
diyen Maecenas’ın düşüncelerini, duygularını hangi insan yabana atabilir?
   Günümüzde kolayca iyileştirilebilen pek çok hastalık,
           -Ölsem de kurtulsam! dedirtiyordu geçmişte. Verem… Cüzzam… Diğerleri…
   Ünlü komutan Timurlenk’in cüzzamlılara uyguladığı, onları öldürtme iyiliği (!) büyük bir insanseverlik (!) diye yutturuluyordu. Bildiği, gördüğü her cüzzamlıyı öldürtürken, onları kurtaracağını söylüyordu. Oysa onlar, o cüzzamlılar ölmektense, üç kat daha cüzzamlı olmayı yeğliyorlardı…
          “Dik dur, dik otur!” diye bir slogan vardı ilkokul öğrenciliğimizin kitaplarında. Şimdi öyle duralım ve soralım kendi kendimize:
          -Ölüm kurtuluş mudur?
   Stoa’lı düşünür Antisthenes ağır hasta yatarken ölüm döşeğinde,
           -Beni bu acılardan kim kurtaracak!... diye bağırıyor, bağırıyormuş. Umarsız dostunu ziyarete gelen Diogenes;
           -Al, işte bu seni hemen kurtarır! diyerek bir hançer uzatınca;
           -Yaşamaktan değil, acılarımdan kim kurtaracak? demiş Antisthenes…
   Görülüyor ve biliniyor ki, bir kurtuluş gibi görülse de kimilerince, yaşamın alternatifi değil ölüm.
   Yaşamak… Hep yaşamak…
   Ama nasıl?
   Nasıl olacak canım, Nazım’ın dediği gibi;
          “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,
   Ve bir orman gibi kardeşçesine.
   …
   Yok edin insanın insana kulluğunu.
   Bu davet bizim.”
          “Yaşanası yaşam” dolu günlere.