Arşiv Anasayfa "U" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
UZUNSOKAK By: Grkm Date: May 05, 2007, 10:01:23 AM
                           UZUNSOKAK


        “Yurdumuz uçsuz bucaksız,
        Gökte yıldız kadar köylerimiz var.”diyor ozanımız.Diline sağlık.
Gökteki yıldızlar kadar köylerimiz var da kentlerimiz yok mu yani?Elbette var. Her üç-beş yılda bir sayısı artan kentlerimiz. Seksenbir mi oldu en son...
Kent demek, sokak demek.Böbürlenme canım, Erzurum. Sokaklarım, caddelerim alabildiğince geniş diye şişinme.Bizim de Uzunsokak’ımız var. Uzun, upuzun sokak.Hem , yalnız da değil hani.Uzunsokak Maraş Caddesi, Kunduracılar Caddesi...Kardeş kardeş uzanmışlar biribirine paralel.
Uzunsokak denince, uzun uzun düşünmek gerek.Uzunsokak başkadır, bambaşkadır.Bir tarihtir, bir edebiyatdır.Sosyolojidir.Yürümeyi  öğretir bilmeyene, fiziktir çünkü.
       İşte Uzunsokak;
-Oğlum, al şurdan iki simit de yiyelim. Öldüm açlıktan.
       -Delilenme.Erdoğdu’dan beri yürüyerek geliyorum. Dolmuşa binecek param yok.

-Seninki bugün gelmedi okula.Neden acaba?
-Bırakacağım yakasını. Kullanmaya başladı beni. Hem annem de pek beğenmiyor ailesini.

-Bu Volkan Abi var ya, Trabzon’u Trabzon yapacak valla.
-Klakson; Dat!... Dat!... Dat!...
-Çete üyesi; (Sesi harflere dökülemedi. Islık çalıyor dağdaki koyuna...)
-Bırak oğlum, Yüzüncüyıl’a döktürüyormuş çöpleri.
-Yala, yaygara.
-Çete üyeleri; Oley!... Oley!... Oley!...
-Kız sıkıştım.Eve kadar sıkamam valla.
-Girelim mi şu pideciye?
-Kız, evde soba yanmıyor. Dondum soğuktan girip şurada oturalım. Isınır öyle gideriz.
-Benim param yok.
-Hıh, bende var sanki...

-Oğlum, o kızdan hayır yok sana.
-Otomobil; Dat!... Dat!... Dat!...
                   Dit!... Dit!... Dit!...

-Kızım, ben olsam o oğlanı bırakmam. Hem, zenginlermiş.
-Oğlum(...) Ye onu ye!...

-Adam; (Marulları kadının göğüslerine sokarcasına) Alın, alın, kıvırcık bunlar.
-Ne kıvırcığı be adam! Görmüyor musun? Bütün hatlar yüsyuvarlak...
Uzunsokak, ne uzunsun boyuna,
Söyleşmeler süre gider boyuna.
Döneriz elbet Maraş Caddesi’ne. Kunduracılar’dayız şimdi.
Sokağa cam plakaların döşendiği  Uzay Çağı’nda metre ve pergel icat edilmemişti henüz bu sokak yenilenirken. Cam plakaların çevresindeki pek sevimli (!) sac çerçeveler pergel olmadığı için pek garip kesilmiş. Kimilerinin yerine lastik çerçeve konmuş, yürürken ayaklar takılıp, yerler öpülsün diye.
Öyle ya! Vatan toprağı kutsaldır, öpmeye değer.
Sıkıldınız.
Geçelim Meydan Parkı’na. Bir yanında kaş-göz işi, bir yarısı boyama işi.
“Yurdumuz uçsuz bucaksız...”
Nerdesiniz Bodrum, Kuşadası, Marmaris geceleri...
Yükseldi, yükseldi. Kültür (Pardon, ısı) yükseldi. Soğuk su pompala. Kazan patlayacak.
Son söz:
Dindirebilmek için yürek sancılarını,
Dördüncü kez okuduk Nazım’ın
Memleketimden İnsan Manzaraları’nı.
Not: Konuşmaların bir bölümünü anlatmak için dil bilgimiz de yetmedi, ahlakımız da.
Alın, alın,  Brüksel lahanası bunlar. Her derde deva...