Arşiv Anasayfa "Ü" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
ÜÇÜ BİR YERDE By: Grkm Date: May 05, 2007, 10:03:09 AM
                                                           ÜÇÜ BİR YERDE
           
           2005 yılı Ekim ayının 29. günü 82. yıl dönümünü yaşadık Cumhuriyet Bayramı’mızın. 600 yıllık bir geleneği sonlandırdığımız için, ulus olarak yeni yeni düşünce dünyalarına yöneldiğimiz için, yönetimi insan onuruna yaraşır bir yönetim olması gerektiğine inandığımız için kutladık Cumhuriyet Bayramı’mızı.
           Elbette kolay olmadı bu yeni yönetime kavuşmak. Elbette kolay olmadı yurt toprağını düşman çizmesinden kurtarmak. Ulusun , ayaklar altında çiğnenen onurunu tutup kaldırmak. Kolay olmadı Mustafa Kemal olmak.
           5. Tümenin son alayı Konya’dan Akşehir’e gidebilmek için, cepheye asker ve silah taşıyabilmek için vagonların bir kısmını parçalayıp, kömür yerine yakmışlardı. Sabunu yoktu ordunun yıkanmak için.
           Bu yurt, böyle kurtuldu.
           Bu Devlet, böyle kuruldu.
           Bu Cumhuriyet’e böyle ulaşıldı.
           Senin adına seni yönetmek için seçtiğin temsilcilerinden sen sorumlusun yüce Türk Ulusu. Senin elindedir senin mutluluğun.
           İster resmi bayram olsun, ister dini bayram; her ikisi de yerinde, her ikisi de güzel. Henüz çıktık Ramazan dan. Tutulan oruçların kabul edilmesi bizim de dileğimiz. Daha nice nice Ramazan’lara.
           Ramazanı bir perhiz ayı, bir diyet ayı olarak değil, yoğun bir ibadet ayı olarak yaşayanlara ne mutlu. Yoksa;
           Al beşe, sat on beşe...
           Dışın bembeyaz, için kapkara...
           Yüzün dost, beynin düşman... geçirdinse Ramazan ayını; diyet ayıdır o, perhiz ayıdır...
           Herkesin Ramazan’ı kendi niyetince, kendi vicdanınca. “Kendini kandırma” henüz gerçekleşmediğine göre; insan, kendince insan...
           Bu günlere de kolay ulaşılmadı. Bu camilere, bu ezan seslerine, bu dualara, bu Ramazan’lara kolay ulaşılmadı. Daha dün Bulgaristan’da, Batı Trakya’da yaşananları anımsıyoruz gün gibi. İbadet yasak, Türkçe ad koymak yasak, sünnet yasak, mevlid yasak...
           Nur içinde yatsın Mustafa Kemal.
           Nur içinde yatsın Mustafa Kemaller.
           Öyleyse;
           Sezar’ın hakkı Sezar’a...
           Nur içinde yat sevgili ATATÜRK.
           Ölüm yıl dönümünde anacağız O’nu iki gün sonra.
           Gene duygudan yoksun, biçimsel, metalik törenler... O’nu sevdirmekten çok, ittirici törenler. Sanki birilerinin, “Kemalizm’den vazgeçin!” direktiflerini uygular gibi.
           “Hadi bir alkış!..” diye alkış dilenciliği yapmadan alkışlamalıyız büyüklüğünü. Tıpkı, “Biz O’nu örnek alarak ulusallığımıza kavuştuk...” diyen uluslar gibi. Birilerinin bize,
           “O’nu sevin!..” demesine gerek kalmadan sevmeliyiz O’nu.
           Bizi onurlu bir ulus yaptığı için.
           Bizi yurtlu yaptığı için.
           Camilerimizden ezan sesini yükselttiği için.
           “Beşi bir yerde” diye bir deyimimiz var “Malatya Çocuk Yuvası” gibi ihmal ettiğimiz dilimizde. Her ne kadar altın için kullanılsa da bu deyim, düğünlerde bayramlarda yan yana görünen güzeller için de kullanılır.
           Beşi bir yerde...
           Şimdilik beş değil ama üçünü bir arada sunmaya çalıştık.
           Ulusallık.
           Din.
           Atatürk.
           Üçü bir arada nice nice bayramlara...