EĞRİ CETVEL By: Kenan Kalaycıoğlu Date: August 14, 2007, 12:26:55 PM
EĞRİ CETVEL
Bizce de, bizce de öyle. Akıl tutulmasına uğrayanların akıl tutulmaları geçince, onlar için de öyle olacaktır elbette. Öyle olacaktır çünkü, aklın yolu birdir.
Eğri cetvelle, doğru çizgi çizilmez…
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden, yeni açılan yolla kente gelirken, transit yolla kesişilen yerde, ağaçlandırma çalışması yapılmakta. Duruşa göre, sağdan gelen araç-zemin düşük olduğu için-görülememektedir. Yeni dikilen ağaçlar büyüdükçe, bu görünemezliğin derecesi de büyüyecektir. Sonra; Allah korusun…
Televizyonlarda da, gazetelerde de gündeme getirilmişti geçen yıl. Yurdumuzun bir köşesinde, eğimi yanlış hesaplanmış bir yol… Biraz yüksek hızla gelenlerden uçan uçana…
Sorumlu?...
Sorumlular hep sürücüler… Sorumlular hep halktan. Hesap adamları, hep doğru yapıyorlar hesaplarını.Hesaplarına geldiği gibi yapıyorlar hesaplarını.
Söyler misiniz kaç hesap adamı gördünüz yaşamınız boyunca, kravat takmayan… Kolalı gömlek giyinmeyen…
Akıldan yana “usta” görünmek gibi bir düşüncemiz yoktur ama; bu eğri büğrü çizgilerin, o eğri cetvellerin eseri olduğunu biliriz.
Her zaman metal olmasa da ahşap, plastik olmasa da, cetvel cetveldir. Sanal olsa bile, düşsel olsa bile cetveldir.
Emice(amca)sinin oğlunu oturtmuş karşısına yerel televizyonun çok çok sayın sunucusu, “Memleketin Durumu”nu konuşuyorlar ki, sol taraflarında sıfır olarak kalır Aristolar, Descarteslar, Kantlar… Saatlerdir süren o felsefi(!) konuşmalarında sonuna geliyorlar kendilerine ayrılan sürenin. Sonuç;
-Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur kardeşim!...
Ertesi gün bir çay ocağında oturtup da eline sıcak bir çay tutuşturulduğunda,
-Kardeşim, Allah razı olsun şu Almanlardan. Orada çalışan yurttaşlarımızın da ülkemizde işsiz olduğunu bir düşün… desen, en birinci dostumuz olduğunu söyler Almanların…
Nerdesin sen ey cetvellerin en doğrusu!... Köşe başlarını, çeşme başlarını tutmuş cetvellerin en en en eğrileri.
Yine bir yerel televizyon, yine bir amca-sunucu yeğen, yine çok felsefi bir konu: Avrupa Birliği…
Bize ayrılan sürenin sonuna geldik ne yazık ki. Sonuç:
-Yok kardeşim yok! Biz, Avrupa Birliği’ne projeler için para veriyoruz ama, ordan bize para verirler mi! Aynı masada, karısının yemek parasını vermeyen Avrupalı, bize para verir mi hiç!
Kırılasınız, kırılacak cetveller.
Eğri cetveller.
Ya eğri cetveller kırılsın, ya daiçi boş kafalar.
Yerel televizyonlardaki o felsefi(!) programlar, onlar demokrasinin ayıbı(!)