BAHÇENİN ÖLÜMÜ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 09, 2007, 12:09:00 PM
BAHÇENİN ÖLÜMÜ
Kimi,”Kırk katır...”dedi.
Kimi,”Kırk satır...”
“Asalım!.. dedi kimisi.
Bazıları,”Keselim!..
“Yapmayın,etmeyin;İstanbul,İstanbul olarak yaşasın.” diyenlerdeniz bizde.
Dağılıp gittiler sonunda.Herkes evine,sıçan deliğine...
Dünyanın mimarı toplanmıştı ya İstanbul’da,geçenlerde;böylece bitiverdi bu aşkın hikayesi.Her aşkta olduğu gibi.
Bir bahçe vardı evimizin önünde,mezarlığa giden yolun altında.Çocukluğumuzun bahçesi sanki.İki katlı küçücük bir ev,ağaçlar ağaçlar... vardı içinde.Köpekleri vardı,tavukları.Kocaman bir ceviz ağacı,oturduğum balkona uzatır gibiydi ellerini.Ellerini kollarını bize açmış,birşeyler söylüyordu.Onu anlayamadık.Anlayamadık,mezarlığa giden yolun altındaki kocaman ceviz ağacını.
Arı gibi insanlar bu bahçedekiler.Dur-durak bilmezler.Hep birşeylerle uğraşıp dururlar.
Mutlu olmasını bilene yetecek bir yerdi kısaca,mezarlığa giden yolun altındaki bahçe.Balkonumuzun altında bahçe.
Sarı sarı,kara kara makineler girdi bir hafta sonu bu güzelim bahçeye.Homurdanıp durdular günlerce.Ağaçları gitti bahçenin,çiçekleri,böcekleri gitti.Futbol alanına bir beton serdiler çiçeklerin,böceklerin,ağaçların köklerinin üzerine.Yandaki cami minaresinin boyunca yükseliyor yapı.Dörder daire üzerine üç bölüm,yüzsekiz daire...
“Yapı yükseliyor,
Yükseliyor yapı.
Saksılar konacak pencerelerine.”
Nazım’ın söylediği gibi.Koca koca ağaçları,küçücük saksılara sığdırıyor canım insanoğlunun bilimsel kafası!...
“Çok iniş...” diyor kimileri mezarlığa giden yol için.Kimileri,”çok yokuş...”Kendi gönlünüzce nitelendirin siz.İster çok iniş,ister çok yokuş.
“Ayağını sıcak tut,başını serin.
Çok yaşamak ister isen,düşünme derin...”Diye fısıldıyor kulağımıza Dedem Korkut.Madem ki insanız,biz gene de düşünmedeyiz mezarlık yolunun altında olmayan o güzelim bahçeyi.
Bir hanım kız çıkmakta mezarlık yolu yokuşunu.İpek çarşaflı.Bir hanım kız iniyor mezarlık yolu inişinden;omuzları açık eteği mini.Birinin peşinde bir oğlan,bir delikanlı.Sessiz,derinden...Belli ki aşık...
Bir kamyon çıkmakta mezarlık yolu yokuşunu.Koca bir kamyon.Homurtusu batasıca.Fırtınalar yaratıyor düşünce dünyamızda,duygu dünyamızda.Kara,kapkara dumanlar fışkırıyor bir yandan.Kapatıyoruz balkon kapısını.Boğulmamak için,ölmemek için.
Sahi,nasıl görecek güneşi bu yapılarda yaşayacak insanlar?Omuz omuza yapılar!..Güneş girmeyen eve...
Siz de öleceksiniz siz de..Penceresi saksılı bu yapılarda yaşayacak olanlar.Mezarlık yolunun altındaki bahçenin öldüğü gibi.
Ya siz?
İstanbul’da toplanan mimarlar...
Aldattık sizi, kandırdık.İnsanoğlunun kendini kandırdığı gibi.Mezarlık yokuşunu çıkan,mezarlık yokuşundan inen gençler okudular,mimar oldular.
Sonra;aşkları da öldü gitti,kendileri de...Mezarlık yolunun altındaki güzelim bahçeyi öldürdükleri gibi.