OKUMA SAATİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 09, 2007, 12:36:56 PM
OKUMA SAATİ
- Duraktaki dolmuş arabama sürücü arıyorum arkadaşlar ! Haberiniz olsun…
-Pide işi iyi gitti doğrusu ramazan boyunca.Şeker işine başlamalı bayram öncesi.
-(…) öğretmenin etüd merkezi ile anlaşmak üzereyim.Bayram sonrası başlayacağıma sanıyorum.
-Daha neler …Daha neler…
Adlarını ,sanlarını elbette şimdi söyleyemem ama size ,yeni müşterileri olmaya başladı bizim dükkanın.Bilmediğimiz, beklemediğimiz, geleceğini hiç mi hiç ummadığımız müşteriler…
Kimi Tolstoy alıyor…
Kimi Çehov …
Shakespeare’ in yüzüne bakan yok ama şimdilik , ona da sıra gelecek.Ne diyorlar bulmaca kültüründe buna ;derece derece ,evre evre,aşama aşama…
Hep ‘’pahalı’’ diye bilinir ama yabancı mal ,Çin malı çıktı çoktandır,Çin malı.
Ucuz mu ucuz…
Yerliler de öyle…
Namık Kemal , Halit Ziya …çok mu pahalı!
Bak gözüm seyreyle;rafta Haldun Taner ,Turan Oflazoğlu,Recep Bilginer ,
Sarmaşdolaşsın Abasıyanık ‘la, Ömer Seyfettin ‘le.Senin yaşamını anlatıyorlar sana.Sana…
Bilginize , belleğinize sağlık sayın Vali ‘ m .Düşüncenize ,deneyiminize sağlık.Trabzon okullarına bir ‘’okuma saati’’koymak gereğini anlamak için vali olmak yetmiyormuş demek ki;Vali Nuri Okutan olmak gerekiyormuş…
-En son okuduğunuz kitabı tanıttığınız kısa bir paragraf yazınız.sorumuza artık yanıtlar gelmeye başladı öğrencilerden.Ne mutlu …Ne mutlu…Böyle bir soruya yanıt almayı özlemiş durmuştuk yıllar yılı.
Dükkanımızın (Pardon, kütüphanemizin) yeni yeni müşterileri olduğunu söylemiştik.Kimi önlüklü, kimi ceketli.Bıyıklısı , ojelisi de var…Ne güzel …Ne güzel…
Edgar Allan Poe bile isteyen oldu .On yedili yıllarında duymuş Anabelli çileğini ama …Eh ,kırkından sonra tadmak da geç sayılmaz.
Şaka bir yana ;
Hedefi on ikiden vurmak gibi ,
Taşı gediğine koymak gibi,
Hastanın ayağına doktorun gelmesi gibi…Canım ,hep ‘’ tıp’’kaynaklı olmaz ya doktorlar.Kimi doktorlar da sosyal hastalıkları iyileştirmeyi görev edinirler.
Öğretmenliğinin de ,yaşamının da son evresine girmiş olan bu satırların yazarı ,size teşekkürlerini arz etmek istedi sayın Vali ‘m.Çocuklarımızdan ,gençlerimizden yana bir sevincim var toplumumuzla paylaşmak istediğim:okullarımıza koyduğunuz ‘’okuma saati’’,değeri ileride daha iyi anlaşılacak önemli bir kültür yatırımıdır.
Çocukluğumda Uzunsokak ‘ta ,Meydan Yokuşu ‘nda sağ omuzunu yere yıkıp ,sol omuzunu semaya kaldırıp , basık topuklarla yürümek özenilesi(!) bir ayrıcalıktı…Uzunsokak ‘ta kolu koluna değenlerin biri birlerine ‘’ özür’’le yaklaşmalarını sağlayacaktır gelecekte , bu ‘’ okuma saati’’ etkinliği.Kim bilir , kim bilir belki de el –alemin ,
Pardon ‘unu ,
Aff ‘ ını, atarız bir gün. Atarız da kendi “özür-dilemek” sözcüklerimizi kullanırız.
Kendimize geliriz.
Kendimiz oluruz.
İyi oluruz.
Dilimizi kullanabilmeyi de öğreneceğiz, dilimizi. Anadilimizi…
-Korkunç güzel bir kız gördüm Uzunsokak’ta. demeyecek artık gençlerimiz. Okudukça bilecekler ki;
Güzel olan, korkunç değildir.
Korkunç olan, güzel olamaz.
Okudukça, çocuklar-gençler okudukça, bir şeyi değil, bir şeye bakıldığını öğrenecekler ve kapıyı açıp,
-Annemi baktım! demeyecekler.
Kültür adına, dil adına çok şey kazanacaklar çoook!
Teşekkürler sayın Vali Bey…