RESMİ SAHTECİLİK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 17, 2007, 11:11:19 AM
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı ‘ nı incelerken ülkemizin geleceği olan gençlerimizle birlikte, kararımızı verdik :
-Bilimsel düşünce ve sanat , özgürlük ortamında gelişebiliyor ancak. Özgür düşünce…Bilimsel düşünce…
Bu ikiliden birincisi yoksa , ikincisi hiç mi hiç yok …
Düşünürkeeen , günlük gazete … Günlük gazetede bir haber. Sahteciliğin damgalısı , imzalısı , mühürlüsü , allısı – pullusu türünden bir haber. ( 16 Ekim 2007, Milliyet).
“Devlet ‘ ten öğretmene sahtecilik tavsiyesi .Kanser nedeniyle bir göğsü ve lenf bezleri alınan sınıf öğretmeni Mevlüde Özdemir ‘in tedavisinde kullanılması zorunlu olan ilacı edinebilmesi için sahte rapor alması tavsiye edildi.”
Olay açık , net ve “ insan “ lara ibret , kafalarda –varsa- akıllara durgunluk verici türden…
Ülkemizin geleceği çocuklarımızı ve gençlermizi eğitip – öğretirken , kansere yakalanmış Mevlüde Öğretmen .Hani, belki de halkımızın ,
-Sen insanı verem edersin !...
-Bunlar kanser eder insanı !... dediği türden olmuştur . Doktorlar ,
-Mevlüde Öğretmen , yaşabilmen için trastuzumab adlı ilacı kesintisiz bir yıl kullanman gerekli . derken , Maliye Bakanlığı ,
-İlacın ancak dokuz haftalık bedelini ödeyebiliriz. diyor.
İlacın bir yıllık kullanımının bedeli ise , öğretmenin rahat rahat ödeyebileceği (!) altmış bin YTL imiş !
Maliye yetkilileri ,
-Metastas olur …( Hastalık diğer organlara da yayılır) raporu alırsanız , ilacın bedelini öderiz . diyor ama , doktorlar da ,
-Bu durum , sahtecilik olur !... diyorlar .
Bu tür olayların geleneği böyle demek ki ; o onu diyor , bu bunu diyor , arada hep birileri “ … Niyazi “ oluyor.
Başbakan ‘ a mektup …
Maliye ‘ye mektup…
Vekil ‘ lere mektup…
-(…)ilacın ancak dokuz haftalık bedelinin ödenebilceği , kalan süredeki bedelinin ödenemeyeceği konulu genelge …Sonra , falan filan …
Sonuç : Hürmetle ellerinizden … Bir yardım …
Bir örnek daha :
Yurttaş yamuk yaptıkça , Devlet Baba da koruyor elbette kendini . İnsanımız boğazına düşkün . Ekmeğe de düşkün , et ‘ e de .Doktor kapılarına kapılanıp duruyor kolesterol düşürücü ilaç alabilmek için . Bir eliyle et ‘ i – ekmeği indiriyor , öbür eliyle kolesterol düşürücüyü. İndir babam indir …
-Ölç de öyle gel ! diyor doktor.
-Ölçümüne göre ilacını veririm . diyor Devlet Baba .Doğruya ancak boyun bükülür , şapka çıkarılır .
Çevirelim sayfayı ;
-Koroner Arter ‘ i olanlar , kolesterol ölçümleri ne olursa olsun , yaşamları boyunca kolesterol düşürücü kullanmalılar. diyor tıp otoriteleri .
-Ölç de gel !... diyor ama Maliye …Diyor da , vermiyor kolesterol düşürücünün bedelini koroner arter hastalarına .
Gel de çık işin içinden.
Ya kim çözecek bu kördüğümü ? Kimse çözemez çünkü , insan zekası yetmez (!) bu “ iş” e…
Bitmedi,dahası var ;
Diyabet Mellitus Tip I ‘ e günde bilmem kaç tane kanda şeker düzeyini ölçüm çubuğu… Tip II ‘ ye bilmem kaç tane parası öderim diyor Maliye . İyi , güzel , doğru.
Allah Devlet ‘e zeval vermesin …
Devlet ‘in zeval görmemesi için biz de ölüyoruz ya canım !
Ya insülin pompası kullananlar.Rapid !... Rapid !...Yani şekerini günde beş kez ölçmediği için , beş kez şeker komasına girenler ! Genelge ,
-Bir kez ölçeceksin . Günlük bir ölçüm çubuğu parası veririm. derken , doktor ;
-Günde beş kez ölçeceksin ! diyor .
O öyle diyor , bu böyle diyor , olanlar hep “ … Niyazi “ ye oluyor . En önemlisi , şu bilmeceyi kimseler çözemiyor :
-Neden kimilerini doktor , doktoru kimileri kovalar hep şu yaşanası ( Pardon , üç günlük ) dünyada ? …