BOYNUZ VE KULAK ÜSTÜNE By: Kenan Kalaycıoğlu Date: November 28, 2007, 11:16:25 AM
BOYNUZ VE KULAK ÜSTÜNE
Boynuz üstüne:İstanbul’un da bir boynuzu var ama,
başka boynuzlar üstüne sözümüz.Hiç olmazsa şimdilik.
Hem İstanbul’unki, Altın Boynuz…
Boynuz girgindir…Süreğendir.Gelişimcidir,
yenilikçidir.Devrimcidir,değişimcidir,değiştiricidir.
Efendisinin önünde elpençe-divan durup,birkaç artık parça bekleyen göze anarşist gibi görünse de boynuz,
ameledir ama onurludur.Sizin de söyleyeceğiniz varsa boynuz üstüne,iyiden ve güzelden yana,boynuz odur işte…
Kulak üstüne:Kulak edilgendir.Ağzı yoktur ki söylesin.Beyni yoktur ki dillendirsin.Zavallıdır zavallı…
Her ne söylenirse kendisine…Yaradılışından onuru kırıktır kulağın.Öyledir işte.Kendisine ne buyurulursa…
Uzatmayalım;kulak,kulaktır işte.Her zaman ve her yerde bükülmeye,çekilmeye hazır.Siz ne söylerseniz kulak üstüne,bilemem ama;kulak, her zaman küpe etmeli kulağına söylenenleri…
Kim bilir,belki de bu yüzdendir ki,
“Boynuz kulağı geçer!”demiş atalarımız yüzlerce yıl öncelerden.
Kısacası;doğuşundan kulak vardır ve boynuz yoktur ama yavruda,”Elif’in Kağnısı”gibi gelip geçiyor kulağı boynuz.
Aferin be boynuz!...
Sıktı değil mi bu boynuz-kulak ikilisi.Geçelim…
Değiştirelim konuyu.İşimiz- aşımız kültür üstüne.
Padişah Abdülaziz 140 yıl önce Paris’e gitmiş.Avrupa’ya gezi amacı ile giden ilk padişah.
Yanında İstanbul Belediye Başkanı Ömer Faiz Efendi de var.
Bir sergiyi gezerken,çıplak bir heykelle karşılaşan Belediye Başkanı Ömer Faiz Efendi,İmam Nami Efendi’ye;
-İmam Efendi,buna bakmak haram mıdır,günah mıdır?diye sormuş.
-Yüzüme öyle bir baktı ki (İmam),cevaba lüzum kalmadı.Hoş,benim için fetvaya lüzum yoktu.Ben,güzele bakmanın sevap olduğuna inanmış bir müslümandım ve bin şükür ki softa değildim.diye anlatırmış Belediye Başkanı Ömer Faiz Efendi.
Gaziantep’te,tablolara şalvar giyindirme olayından sonra,artık açıkça anlaşılmıştır yeni boynuzların eski kulakları geçtiği.Ya da,torunlarının Şeyh Sait’in kulaklarını çın çın çınlattığı…İki kere ikinin dört ettiği gereğince.
İnsanoğlu,”gördüğünü yapma” ya yatkın bir varlık.
Bir İmam Nami Efendi gider,yenileri yenileri gelir.Üretkenliği de var elbette insanımızın.
-Gerektiğinde,demokrasinin üzerine şal örtülebilir!...
demeseydi fi zamanında,bilinmeyen bir ülkede bir başbakan,nerden girecekti Demokrasi Tarihi’ne Şallı Demokrasi terimi?!
Tiyatroda ilk Müslüman Türk kadın oyuncu iken,taşa tutulacak kadın iken bir zamanlar Afife Jale,”Benim kızım da balerin olsun!...”diye can atan aileler bir yanda.
Tabloları “çarşaflama” öbür yanda…
İki anlayışının ortasında:kafa sargılı,arka yırtmaç bele yukarı dikine kargılı…
Ben vazgeçtim bu boynuz-kulak işinden…Kim kimee
dum dumaaa…