MUTLULUK VEREN BİLGİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: January 11, 2008, 09:22:18 AM
MUTLULUK VEREN BİLGİ
Sekizinci yüzyılda boylar halinde Müslüman olmaya başlayan Türkler’in oluşturdukları ilk seçkin yapıtlardan biridir Kutadgu Bilig.Balasagun’lu Yusuf Has Hacib’in bu değerli yapıtından alınacak çok dersler olduğu düşüncesi ile oluşturduk bu yazıyı.
1069-1070 yılları arasında ve Yusuf Has Hacib’in 52-54 yaşlarında yazdığı yapıtından kimi bölümler:
Yine bil ki,bu kitap herkese yarar;fakat ülkeyi ve kentleri yönetmek için,yöneticilere daha yararlı olur.
Bir ülkeyi yönetenlerin kimler olduğunu ve onlara nelerin gerektiğini hukukçular söylemişlerdir.
Bilgiyi büyük ve anlayışlı ulu bil,seçkin kulu,bu iki şey yüceltir.
Anlayış nerede olursa,orası ululuk kazanır;bilgi kimde olursa,o,büyüklük bulur.
Bana dilim pek çok eziyet çektiriyor;başımı kesmesinler de ben dilimi keseyim.
Sözüne dikkat et,başın gitmesin;dilini tut,dişin kırılmasın.
Söz,bilerek söylenirse bilgi sayılır;bilgisizin sözü, kendi başını yer.
İnsan söz ile yükseldi ve sultan oldu;çok söz,başı gölge gibi yere serdi.
Dili iyi gözet,başın gözetimli olur;sözünü kısa kes,ömrün uzun olur.
Dilin yararı çok olduğu gibi,zararı da çoktur;dil bazen övülür,bazen de sövülür.
Bak,insan doğdu,öldü,sözü kaldı;insanın kendisi gitti, adı kaldı.
Dünyayı elinde tutan,onu anlayış ile tuttu;halka hükmeden,bu işi bilgi ile yaptı.
Bilgisiz,başköşede yer bulursa,başköşe eşik ve eşik başköşe sayılır.
Bir eline kılıç aldı,halkı itaat altında tutar;bir eline kalem aldı,doğru yolu bulup gösterir.
Akıl süsü dil,dil süsü sözdür;insanın süsü yüz,yüzün süsü gözdür.
Kırmızı dil,senin ömrünü kısaltır;selamet dilersen, onu sıkı tut.
Diline hakim olan insan ne der,dinle;kendisine hakim olan insan,rahat ve huzur içinde yaşar.
Kara başın düşmanı kırmızı dildir;o ne kadar baş yemiştir ve yine de yemektedir.
Başını kurtarmak istersen,dilini gözet;dilin her gün senin başını tehdit eder.
Ülkeyi düzenleyerek,doğru yasayla yönet,hizmetinde bulunanlar sana ısınsın.
Ne denli güvenilir,doğru ve dürüst bir insan bulursan bul,bil ki,senin için en güvenilir ve doğru kimse,yine kendinsin.
İki türlü insana insan derler;biri öğreten,diğeri öğrenen.Bu ikisinden başkasını hep hayvan olarak kabul et;hangisini istersen,onu seç.
Bilgi ile yapılan ibadetin sevabı çoktur;bilgisiz kimse ibadet ederse,sevap kazanamaz.
Bilgisizin ibadet ile meşgul olmasından,bilgilinin uyumasının sevabı daha çoktur.
Kim kendisini kovalarsa,bu dünya ondan kaçar;eğer ondan kaçarsan,bu defa o seni kovalar.
Sevincine dikkat edersen,sonu endişedir;endişe ile geçen hayatın sonu da sevinçtir.
Tepesi nimet ise,dibi minnettir;başı mihnet ise,sonu nimettir.
İster şeker-helva,ister arpa-darı yemiş olsun,doyup yatan,sabah tekrar aç kalkar.
1070’den 2008’e… “Eskiye rağbet olsa, bit pazarına nur yağardı.” derler. Dokuz yüz yıl öncesinin düşüncele-
lerine rağbet edildiğine göre, bit pazarında nur aramaktan vazgeçmek için çoook yıllara gereksinim var demektir.
Bekleyelim…