TEKNOLOJİK ÇÖPLÜK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: January 11, 2008, 09:28:18 AM
TEKNOLOJİK ÇÖPLÜK
Kuzey komşumuzdan bavul ticareti için gelen hanımları”Nataşa!”damgası ile damgalayıp,namus anlayışımızı bozuyorlar diye sınır dışı etme girişimciliğimiz(!)henüz başlamamıştı.Nataşa’nın birinden, pille çalışan oyuncak bir tank alacağım diye üç saate yakın bir süre beklemişti bir öğretmen,Trabzon’da bir otelin önünde…Öyle anlatılır yıllardır anamın bir masalında. Masal işte…
İnsanlar biri birlerini çiğniyorlardı o Nataşa’nın elinden bilmem kaç kuruşa,pil ile çalışan oyuncak bir tank alabilmek için.
Sular gibi aktı gitti zamanlar.Zamanın özelliği bu.Ne ana-oğul hatırına duraklar,ne de seven-sevilen aşkına hız keser akışından.
Sait Faik Abasıyanık’ın Son Kuşlar’ı gibi,son Nataşa’lar da el-ayak çekip,geçip gittiler…Kimileri yiten namusun peşine düştü,kimileri Nataşa bavullarının.
Evinde-kolunda saati bulunanların”zengin”sayıldığı günlerden gelinmişti bu Nataşa’lı günlere.Kolay değil…
Sonra,sonra elektronik daha neler…daha neler… Kim inanırdı dokuz aylık hamile gibi televizyon tüpünün incelip incelip de sıfır beden olacağını!...Öylesine incelttiler ki televizyon tüplerini,zafiyet geçiriyor garibim.Karnı sırtına değecek.
Evinde elma sandığı büyüklüğünde bilgisayarı olanların,düğme ilikleniyordu mahallede önünden geçilirken.Yabancı adının üstünlük verdiği anlayışından ötürü ya da bilgiyi tamı tamına sayamadığından,” kompütür” dü o zamanlar bilgisayarın adı…
Zamanın akışını da,bilgilinin yükselişini de kimseler,kimseler durduramaz.Durduramadı.
Derkeeen…Türkiye’nin en büyük beyaz eşya üreticisinin gazeteye demeci:
“Beş bilgisayar için,milleti kapılarda yatırıyorlar…”
Demecin açılımı şöyle:kimi satıcılar ucuz bilgisayar veriyoruz diye duyuru üstüne duyuru yapıyorlar.Tüketim ve konfor için can atan ama üretimden yana yüzü olmayan toplumumuz da sabahlara deyin uyumuyor,ucuz satan mağazanın kapısında kuyruğa girebilmek için.
“Yazık!”lardan yazık beğenin.Neden mi?Eskimiş, yitmiş,kimselerin yüzüne bakmadığı teknolojiyi satıyorlar. Hem eskimiş olana gidiyor paralar,hem de aşağılanıyor alanlar”Buna bile razısın…”diye.
Neredeeen nereye!
Bilim,kendilerini de,gururlarını da ayaklarının altına alıyor kendisine sırt çevirenlerin.
“Türkiye,yıllardan beri çöplük haline gelmiştir…” diyor en büyük beyaz eşya satıcısının en büyük müdürü.O bile,Türkiye kalitesiz mal çöplüğü oldu.Tüketici hakkı varsa,gereği yapılmalıdır…diyor.
Bir kez daha:
Neredeeen nereye!
“Tüketici hakkı…”diyenler,damgalanarak zindanlara atılıyordu bir zamanlar.Nataşa damgası gibi…
“Milleti,mağazanın kapısında yatırıyorlar,sonra da; “Bundan beş tane vardı,kalmadı.”diyorlar.”diye yakınıyor beyaz eşya üreticisi.
“Kore hükümeti S… ve L… yi bu duruma getirmek için “muazzam” destek verdi.”diyor sayın müdür.
Biz de öyle…Biz desteğimizi esirgemiş miydik 1950 de Kore’den.Canımızı vermedik mi yoluna.
Alıştım sana bi’tanem…
Canımı da veririm,teknolojik atıklarına çöplük de veririm.
Bir bilmece:Kendinden başka herkese yararlı olan nedir?!