Arşiv Anasayfa "O" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
OYUN OYNAMAK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: February 22, 2008, 01:33:20 PM
Her çocuk kırmızı ışıkta kağıt mendil, çiklet, tükenmez kalem…satarak geçirmiyor ya çocukluğunu.
Çocukluğunu oynayarak,oyun oynayarak geçiren çocuklar da var elbette.
Olmadı…Yalnızca oyun oynayarak değil,yalnızca “kırmızı ışıkta mendil satarak” değil,hem oynayarak hem de çiklet-mendil satarak çocukluğunu geçiren çocuklar da var.
Karışık işler…
Hem öyle, hem böyle işler…
İşleeer,işler durur “iş” ler …
İnsan olduğunu anlayışının balayı döneminde daha “oyun” la tanışınca insan,alışık oluyor “oyun” a elbette.Oyun oynamaya…Oyun yapmaya…Bir oyun içinde geçiyor yaşam.
“Oyun oynama” ya alışınca,oyun oynamayı günlük iş durumuna getirince insan,başlıyor başkalarına oyun oynamaya.Bilmeyen de,anlamayan da çelik-çomak oynamak sanıyor bu “oyun oynama” yı.Ya da ne bileyim harmandalı oynamak sanıyor.Çaydaçıra oynamak sanıyor.
Bir kuşkulandırma yanı da var kesinlikle bu oyun oynamanın.
Ya bir oyun oynarsa!...
Oyun oynarsa fena…Çok fena…
Yıllar yılı “dost gibi göründü” de,yamuk mu yaptı dün akşam…Olur olur…İnsan bu ; bazen kaz olur,bazen de çulluk.Onca yıldır dostunuz gibi göründü de size,dün akşam yamuk yaptı,yamuk gibi göründü.
Bir kez daha…Herkes,her zaman kare gibi eni-boyu bir olmaz ya! Kimi zaman da eni başka-boyu başka olur,eni bir yana-boyu bir yana yatar da yamuk olur.
Yamukluk yapar yamukluk!
Oyun yapar oyun!
Oyun yapar bir zamanların oyun arkadaşına. Üzerinden “ zalım yıllar” geçtiğini unutur da,hala körebe modunda kaldığını sanır körebe oyunu arkadaşının.
Oyunlu işler işte…
Oyun oynamaya geldim odana…
Türk insanından olup da,Türk kültürü ile kültür(süz)lenip de bu sözü duymayan var mıdır?
Vardır vardır!...
Yoktur yoktur!...
Moda olan deyim(!) le söyleyelim hadi! Çocukluk mod’unda kalmış değiliz ki; odamıza körebe oyunu oynamaya geldiğini düşünelim her gelenin.Ya Bizans Oyunu oynamaya gelmişse…
Rengini,kokusunu,sayısını,adını,tadını biliyorsunuz da olanın-bitenin,gene de akıl-sır erdiremiyorsunuz size neden “Böyle !” gösterildiğine değil mi?Oyun işte,oyun! Renkli oyun…Kokulu oyun… Dayanamayıp bastırıyorsunuz:
Amerikan oyunu!
Komünist oyunu!
Faşist oyunu!
Anlayıp-algılamak olası değil bu oyun-oyunlarını. Sayıları çok,sayısız nitelikteler çünkü.
Oyun yazıyor oyun yazarı,sevgilisine kodurtuyor adını.”İşin içinde iş var” casına,oyunun içinde oyun.
Oyunlar I,Oyunlar II,Oyunlar…Bu  oyunların zaten adları çoğul,yeniden çoğullandırmanın anlamı ne ki,Cumhuriyet’imizi numaralandırmak gibi.Oyun işte… Çocuklar yapsa,”mızıkçılık etmek” derdik bunun adını ama,”oyunbozanlık” demeliyiz,büyüklerin işi olduğuna göre.
Kimi,”oyuna gelmek” kimi,”dolaba gelmek” diye bilse de sonuç aynı.Eylemde birlik sağlandığına göre,adı da bir: oyun çıkarmak…Sporcularda olduğu gibi; Trabzonspor başarılı bir oyun çıkardı.
Oyunun oyunları ile oynadık durduk da,çeşitleri ile oynamayı unuttuk.Türlü-çeşitli oyunları var oyunun, saymakla bitmez…Çay-kahve oyunları,çiklet oyunları, borsa oyunları,Ortadoğu oyunları,moda oyunları,petrol oyunları…
Oyun…Oyun…Oyun…
Devlet kurma oyunları.