Arşiv Anasayfa "B" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
BİREYSELLİĞİMİZ By: Grkm Date: May 04, 2007, 09:09:23 PM
               BİREYSELLİĞİMİZ


En güzel yıllardı gençliğimizin lise yılarımız. “Denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız , hem deniz kokan” güzel İzmir’de. Her liselinin olduğu gibi, bizim de zıpırlıklarımız vardı elbette. Sevimli, gençliğe özgü, kimi zaman da çizgi dışı zıpırlıklar.   Anılar elbette “başka” da, anıları anmak da bir “başka” oluyor yaş ilerleyince.   
 Kimi öğretmenlerimizden sakınmadığımız zıpırlıklarımızı, kesinlikle göstermek istemezdik Kamil Baba’ya. Göstermezdik çünkü o, Kamil Baba idi. Hep yanımızda, hep bizimle. Ağır ve ağırbaşlı… Okul müdürümüz bile saygı duyuyordu Kamil Baba’nın kamilliğine. Sizin yaşantınızda da vardır elbette böyle Kamil Baba’lar. Bu satırları okuduğunuza göre…
Çoook sular aktı o gün bugündür köprülerin altından. Kimi zaman az, kimi zaman “Eh!..” tamamlamak üzereyiz kamilce yaşamımızı. Belki bundan dolayıdır ki Urfa’da bir gün;
-Al götür beni buralardan. Senin kızın olayım. demişti bir kız öğrencimiz. Bir kamillik sezmişti belli ki…
Bir yolcumuzu geçirmek için havaalanındaydık geçen hafta bir sabah.Görevli memurenin önündeyiz ve uçuş işlemini yaptırıyoruz.Sahipsiz bir bahçede, kendince gezinen sahipsiz bir civciv gibi görülmüş olmalıyız ki
birden;ak sakallı , topuğuna kadar paltolu, uzuuun bir





adam kolumuzdan tutup çekiverdi yan tarafa…Zavallı civcive saldıran kartalın kanatları gibi yalpalıyordu paltosunun etekleri…Utandı…Utandı yaptığından. Çekiliverdi yan tarafa
-Peki ama,şu bembeyaz sakalına ne diyeceksin?Ha, ne diyeceksin?Asıl onu utandırdın.
 -(…)
Şiirde,
“Sana kızıyorum öğretmenim, dünyanın döndüğünü öğrettin ama dünyada dönen dolapları öğretmedin.”diyor ya biz de bu durum üzre davrandık. Doğru da yaptık. Öyledir. Doğruları anlatır öğretici elbette.
-Meydan’da, Bağ-Kur’un önünde sokağa tüküren adamı uyardım, az daha dövecekti beni öğretmenim.diyor öğrenci.
 -Vallahi bir daha uyarmak mı!.. diyor
   Bilen, bildiği doğruları söylesin. Varsın söylesin.Dilin kemiği yok.İsteyen, istediğince davranıyor.Caddeye, sokağa, sınıfa… tükürülüyor da, ayıp yapanın yüzüne tüküren yok... Hep, her zaman,
   -Adaaam sen de…   
   Kuzey komşumuzdan gelenlerin yoğun olduğu günlerdi. Paranın sebil olduğu bavul ticareti günleri… İki esnaf tartışıyor kültür etkileşimi üzerine:
   -Sakalı bırakacaksın ama sakalsızın yaptığı çirkinliği yaparsan, sana iki kat ceza… Tamam mı?





Azeri kadın:
   -Bizi hep “Nataşa” sanıyorsunuz. Yanılıyorsunuz. Benim iki üniversite bitirdiğimi nereden bileceksiniz ki… diye çıkışıyordu.
   Yanlış yapıyoruz. Gücümüzü yanlışa harcıyoruz. İşimiz gücümüz bireysellik üzerine. Toplumun, topluca düzelmesi için bir girişimimiz yok. Belki başarıya ulaşamayışımızın temel nedeni de bu…
   Öğrenelim artık toplu yaşamayı, topluma yönelik davranmayı