Arşiv Anasayfa "O" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
OTUZ BİR MART-ON ÜÇ NİSAN By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 27, 2008, 10:32:17 AM
Dinimizin her türlü hurafeden temizlenmesi gerektiğini savunan Atatürk ve Atatürk gibi düşünen – lere karşı,
-Şeriat isteriz!...(Dinsel kurallara dayalı devlet yönetimi) diye bağırıyordu Kıbrıslı,Volkancı Hafız Derviş Vahdeti.
1908 Meşrutiyeti’nin en önemli olaylarından biridir 31 Mart Olayı.Milad Takvimine göre 13 Nisan’dır bu gerici ayaklanmanın tarihi.
Padişah Abdülhamit’e yazdığı mektubundan tanımaya çalışalım Devlet’e baş kaldıran, kendince o derecede güçlü (!) Derviş Vahdeti’yi.
“Padişahım…Biraz Arapça,sarf,nahiv,fıkıh gördüm.Kur’an-ı hıfzettim.Kışın hepimiz ailece bir yorganın altında tir tir titrerdik.Biraz ecnebi lisanı öğrenmek lazım geldiğini anladım…Ancak,din düşmanımın dilini nasıl öğrenebilirdim…Yirmi beş yıl hocalıktan sonra,şimdi bir medeni(yim)…İstanbul’da biraz İngilizce öğrendim.İngilizler adama hiç karşılıksız lokma verir mi?”
İkiyüzlülüklerin bini bir para türünden bir itiraf listesi…
Vahdeti’liği Diyarbakır’da sürgünde serserice bir yaşam sürerken,kendisine latife türünden yaklaşan Ziya Gökalp’le ilgilidir.Sonra,Diyarbakır’dan İstanbul’a gelerek,Volkan Gazetesi’ni çıkarmaya başladı.
Kadri Üçok 1908 Nisanında Siverek’te kayma- kamlığı sırasındaki anılarından anlatıyor Hasan Ali Yücel’e Derviş Vahdeti’yi.
“Sesi güzeldi.Şarkı okur,ud çalardı.Düğünlerde, işret meclislerinde hem içer,hem söylerdi.Kendisini İstanbul’da 600 kuruş maaşlı bir işe tayin ettirmişti. Memduh Paşa’nın yalısında imamlık etmiş.Sonra da Memduh Paşa’yı Padişah’a jurnallemiş…
Şeriat(Dinsel kurallara dayalı devlet düzeni) isteyen Derviş Vahdeti,Bektaşi babası kılığında yakalanmış bir defasında…
13 Aralık 1908 deki ilk ayaklanma denemesinde gençlere ;
-Tiyatroya lanet!...Yüz bin kez lanet!... diye sesleniyordu Derviş Vahdeti.
Volkan’da,edebiyattan yoksun yazılarında giderek artmaktadır Derviş Vahdeti’nin şeriat isteği.
02 Mart’ta Ayasofya Camii’nde Saidi Kürdi’den sonra kürsüdeki ateşli konuşması,büsbütün siyasetle ilgilidir kendisini din adamı olarak gören bu kişinin.
12 Mayıs’ta İzmir’de yakalanır,İstanbul’a getirilir mahkemesinden sonra asılır…
Yooo! Öyle basitçe değil…
Serserice yaşamı,ikiyüzlülüklerle dolu yaşamı,pek çok temiz insanımızın canına mal olduktan sonra.31 Mart 1952.
Kanuni Esasi(Anayasa) yerine şeriat yönetimi için didindi durdu Derviş Vahdeti.
Otuz üç yıl kapalı kalan Millet Meclisi’nin neden kapalı kaldığını sorgulamak yerine,Meclis’teki dinsizleri (!) cezalandırmayı amaçlıyordu.
İktidarın sözcüsü olan Hüseyin Cahit Yalçın’a büyük öfke duyuyordu şeriat isteyen bu gerici topluluk. Hüseyin Cahit sandıkları bir mebusu,sokak ortasında öldürmüşlerdi.
Devlet’in,dinsizlerden (!) temizlenmesini istiyorlardı.Sözü uzatmadan :
Bilimsel düşüncenin ışığında durum anlaşıldı.
Türkiye üzerindeki bütün gerici düşünceler- davranışlar dış kaynaklıdır.Dış kaynaklıdır da,insanımız da akıllı (olmalı) dır…
Artık avuçlarının arasına alıp başını,düşünmelidir düşünmelidir insanımız.
İslamiyet’ten kimler ne için,nasıl yararlanıyor. İslamiyet’i kimler uyguluyor,kimler kullanıyor…