ÇOBAN By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 31, 2008, 09:56:54 AM
Kişiden kişiye,toplumdan topluma değişir elbette bilimsel olmayan tanımlamalar.Ya da,bilimsel düşüncenin yaya kaldığı kafalarda,tanımlamalar da yamuk yürür…Size,
-Çoban kimdir? soranlara ne yanıt verirdiniz? Düşündünüz mü hiç?
-Çoban gerekli midir? sorusuna ne olurdu yanıtınız?
Bilinen bir gerçeği var ama çobanlığın.İlkokul ilk sınıf öğrencisinin bile bildiği:
Çoban,sürüyü bekleyendir…
Açalım…Sürü,kendisini koruyup- kollayacak us’a (akla) sahip olmadığı için,bir çobanın gözetimine- denetimine verilmiştir.Peki ama,modern psikolojinin tanımı ile debiller,embesiller grubundan ise çoban,kim sorumlu olacak sürünün durumundan?
Çoban,yönetmesi için başlarına dikildiği koyunların-keçilerin çoğundan-tamamından daha gerilerde ise us (akıl) yönünden…
-Vay haline sürünün!...
İşte bu nedenden ötürü belki de us(akıl)tur çoban.Büyük usta da öyle diyor zaten:
“İnsan sürü,
Us çoban,
Şeytan kurttur.
Us gitti,
Kurt koyunu n’itti ?...”
Demek ki çobanın sürüyü koruyup yönlendir- diği gibi koruyup-yönlendiriyormuş insanı (toplumu) us. Us’lu insan…
Bize de öyle anlatılırdı ilkokul yıllarımızda. Valilerin,kaymakamların,muhtarların gerekliliği üzerinde konuştuğumuz büyüklerimiz;
-Her sürüye bir çoban gerekir yavrum! derlerdi.
Böyle kurulmuş demek dünyanın düzeni.İnsan- lığın düzeni.Bir çoban,bir sürü…Bir çoban,bir sürü…
Yakın geçmişte bir ara sendelemiş olsa da bu anlayış,Türk insanı için Devlet,Baba’dır.Devlet Baba… Ankara’daki Baba,Anadolu’daki evlatlarını düşünür hep. Anadolu’daki evlatlar da Ankara’daki Baba’yı konuşur.
Siyasal partiler üstüne konuşuluyormuş Anadolu’da köy kahvesinde.
-Bir parti mi olmalı,çok parti mi?
Köylülerden biri çok partiyi iyi bulmamış.Biri birimize düşeriz öyle olunca,ikilik…üçlük…girer aramıza demeye getirmiş.Bir başka köylü kesmiş sözünü hemen:
-İki çoban,üç çoban olsa,daha iyi değil mi sürünün başında! Biri uyursa,öbürü uyanık kalır…
İşte Anadolu insanı…
Sanki hemen kulağına gitmiş bu sesleniş İranlı Şair Sadi’nin:
“Koyunlar çoban için değildir,
Çoban,onun hizmetinde bulunmak içindir.” dizelerini söylemiş.
Kimi olguların-olanların görünüşü güzeldir.İçi! Meyhane de “gönüle göre” görünür ama dışarıdan,neler vardır içinde neler…Atalarımızın önerisi değil midir görünüşe aldanmamak…
Benzetme güzel,eşleştirme,yakıştırma güzel. Görünüşte elbette.Bir şey var ama uygun olmayan.Güzel olmayan,yakışık olmayan.
İnsanı sürüye benzeten her anlayış yanlıştır, çirkindir,istenmezdir.Doğu kafasıdır böyle düşünen kafa. Avrupa Birliği’ne girme çalışmalarımız sırasında hep söylüyoruz ya “Biz,iki yüz yıldır Avrupalıyız!” diye.
İstanbul’u yumuşak bir başla İngilizlere teslim eden Padişah efendi,limandaki gemilerden birinde, kendisini İngiltere’ye götürmesi için yer düzenlenmesini isteyince yaveri;
-Ama,halkımız(ne olacak) Efendim?
-Senin “Halk” dediğin bir sürüdür Paşa! Bir süre ben güttüm,benden sonra da bir güden bulunur elbet.
Son söz:
“Milletler,layık oldukları yönetim ile yönetilirler. Atatürk”