Arşiv Anasayfa "B" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
BEKÂRIN BOŞANMASI By: Grkm Date: May 04, 2007, 09:11:38 PM
                                   BEKÂRIN  BOŞANMASI

 Oldum olası sevmedik şu “Karı”sözcüğünü. Kaba gelmektedir bize. Kaba ve yaygın kullanımındaki anlamca da çirkin...Öyle ama neylersin ki kullanmak zorunda kalıyor insan kimi zaman.
“Bekâra karı boşamak kolaydır.”
Atalarımız öyle demiş, biz de atalarımızın ayak izlerine basa basa gidiyoruz.
Bir kadının-Hele çoluk çocuk da varsa-sorumluluğunu taşımak, kolay gelir elbette bekâr adama. Başına gelmemiştir çünkü bekâr adamın. Omuzlarına çökmemiştir çünkü kadın-aile sorumluluğunun ağırlığı.
Bir evlense şu bekâr, adımız gibi biliriz evlilikten yana neler söyleyeceğini.
Şefimiz de öyle. Bir türlü beğenemedi gitti müdürünü. Müdür korkak, müdür yalaka, müdür pısırık, müdür nabza göre şerbet verenlerden...
Kim durdurabilmiş ki zamanı sen de durdurasın. Akıp gidiyor işte. Devir devran değişiyor, parti başkanı bir berber buluyor şefimiz. Talihin gülümsemesi ve berber başkanın yardımı ile müdür oluyor şefimiz. Çekiyor lâcileri, çekiyor da geçiyor aynanın karşısına:
Ayna ayna söyle bana...
Baktıkça anlıyor yeni müdürümüz Hanyayı-Konyayı. Şimdilerde her söyleşide birileri açmasa da kendisi hazırlıyor ortamı.
       -Ya arkadaş, meğer ne sorumluluk isteyen bir işmiş bu müdürlük. Meğer ne zormuş. Konuşmak özen istiyor, davranış özen istiyor. Boşuna dememiş atalarımız; eline, beline, diline...
 Kozanoğlu güçlü mü güçlü bir ağa Çukurova’da. Astığı astık, kestiği kestik. Yaktığı canlar bir olmuşlar söyleşir dururlar köy kahvesinde. İçlerinden biri;
-Üzülmeyin, sabredin arkadaşlar,
“Bey de ölür, Battal  da ölür,
İki eşekli abdal da ölür.
Allah büyük, gün gelir
Kozanoğlu da ölür.”der demez Kozanoğlu’ nun girdiğini görmüş. Dilini yutacak olmuş.
Kozanoğlu,
-Demin ne diyordun benim için, yinele bakayım!
-Şey Ağam, hiç hiç...
Kozanoğlu ısrar edince,
-Ağam diyordum ki...
Bey de ölür, Battal da ölür,
Kozanoğlu isterse ölür...
Çok söz söylenebilir sözün burasında ama n’eylersin,
Zor, oyunu bozar.
Zor da olsa, kolay da olsa geçiyor zaman. Bütün saatlerde gün yirmidört saattir de mutluysak çabuk geçer, mutsuzsak ...
İşte gene erdik  yeni bir bahara. Bahara ermekle, sokaklar da dolup taşıyor. Cıvıl cıvıl çarşı pazar. Hareket geldi can geldi ortalığa. Bağırıp duruyor insanlar:
-(...)Amerika!
-(...)Amerika!
-(...)Amerika!
İnsanların, bizim insanlarımızın Amerika’ya yakıştırdıkları sıfatları yazamıyoruz. Yazamıyoruz çünkü, ne demiş şair;
Ağlamak gelir içimden,
Ağlayamam.
Ağlayamam
Ser’ de erkeklik varken.
Kimi insanların çiçekler,böcekler gelir aklına böyle günlerde!
       Bizim de gençliğimiz...
Zaman akıyor, dün Amerikan mandasını içlerine sindirenler şimdi neler bağırıyor.
Bağır,
Bağır,
Bağır,
Bütün kulaklar sağır...
Son söz: İster yeni horozlar ötsün, ister eski horozlar yeni dillensin; horozların zamansız öttüğü yerlerde aydınlık (Pardon, sabah) hiç gelmiyor.