ULUSAL EGEMENLİK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 18, 2008, 11:47:18 AM
ULUSAL EGEMENLİK
Egemenlik,egemen olabilmek demektir.Gücü elinde bulundurmak,gerektiğinde kullanabilmek demektir Bu; kişinin egemenliğidir,bir ailenin egemenliğidir ya da bir grubun egemenliğidir.
Yönetim anlamında egemenlik,toplumu yönete- bilme gücü olarak algılanmalıdır toplumlar için.Bu pencereden bakınca da,Atatürk’ün dediği gibi;insan onuruna en uygun yönetim biçimi,demokrasi ile donatıl- mış cumhuriyet yönetimidir.Çünkü,bu yönetim biçimde egemen olan,yönetilendir.
Egemenlik,kayıtsız-koşulsuz ulusundur.Atatürk.
Ulus,kendi seçtiği temsilcileri aracılığı ile egemenliğini kullanır ve kendisini (toplumu) yönetir.
Anlatımı yukarıdaki birkaç paragrafta belirtildiği gibi olsa da,uygulamada ayrıntılar vardır ve çok çok önemlidir bu ayrıntılar.Önemlidir çünkü;
Şeytan,ayrıntıda gizlidir.
Bu “temsil” in biçimi önemlidir,süresi önemlidir, çürüyenlerinin temizlenmesi-değiştirilmesi önemlidir, bozulan parçaların onarılması,değiştirilmesi yöntemi önemlidir.Temsilciler de birer “insan” olduklarına göre, belki de en önemlisi,temsilcilerin düşünceler-tutumları çok önemlidir.Önemlidir çünkü;etin kokmaması için tuz kullanılır da,tuz koktuğunda ne yapılacağı henüz bilin-memektedir…
Türk insanı,altı yüzyıl boyunca teokrasiye,monar- şiye boyun eğmiştir,ses çıkarmamıştır.Yaşamakta olduğu yönetim biçiminde de adından söz ettirecek derecede bir emeği yoktur.Atatürk’ün insancıl-bilimsel yaklaşımının sonucudur bugün kullanmakta olduğumuz yönetim biçimi.
Üstelik;serpilip-geliştirilmesi,taçlandırılması yolunda da adımızdan söz ettirecek bir katkı sağlayama- dık demokrasimize.Demokrasimizin sık sık kesintiye uğraması,bu görüşü savunanlar için deneysel bir kanıt olarak gösterilir.
Yönetim erkinin zaman zaman gösterdiği”toplum ile sosyolojik uyuşmazlık” ları,sivil toplum örgütlerinin gereği gibi olgunlaşamaması,demokrasinin giderek kökleşip yerleşebilmesi için temsil kaynağının(toplumun) eğitim-kültür düzeyinin yükseltilmesini,ortak paylaşımın hakça yapılmaması,yararlanmaların ve yüklenmelerin eşit dağıtılmaması ve bu türden pek çok neden…Güçlü bir pençe durumuna gelmiş ”demokrasi düşmanı bir el” gibi eteğinden tutup,gerilere-aşağılara çekmektedir demokrasiyi.
Bunlar,demokrasinin aşması –çözmesi gereken demokrasi engelleridir.
Demokrasilerin tek ve temel besin maddesi,eğitim kaynaklı kültürdür.Yüksek bir kültür edinememiş toplumların yüksek bir demokrasi edinmeleri de,yaşat- maları da kesinlikle olası değildir
Kimi temsili yönetimler, ağır-aksak bir demokra-siyi kullanarak, kendi egemen güçlerini pekiştirebilmek için değerlendirebilirler temsil sürelerini. O zaman halk aldatılmış olur. Kendi gücü ile, kendini vurmuş olur. Bunu anlayabilmek için de eğitilerek kültürlenme fırsatını çoktan kaçırmış olur.
Kimi zaman da, kendi beceriksizliklerini cumhu-riyetin-demokrasinin kötülüğü gibi gösterip, sınıf-aile egemenliklerine ortam hazırlayabilir temsil amacı kötü olanlar.
Trafik kazalarındaki artışı, cumhuriyetin kötü bir sonucu olarak gösterebilirler. Bunda başarıya ulaşmaları için, toplumu eğitimsiz bırakmaktan başka bir çaba da gerekmez. Ya da topluma yoz bir kültür yerleştirmek.
Bütün bunların ışığında, demokrasi bebeğini en iyi beslemenin en iyi besini: eğitim… eğitim… kültür…