Arşiv Anasayfa "B" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
BON POUR L’ORİENT By: Kenan Kalaycıoğlu Date: May 12, 2008, 11:13:55 AM
İnsanoğlunun belleği, sanki bileğinden çok çok daha zayıf. Güçsüz. Ezberi yok. İnsan, kendisine değin insanlığın ne gibi saptamalar yaptığını bir tutabilse belleğinde… Bir bilebilse kendisinden önce kimlerin, hangi yollardan geçtiğini, hangi karlı dağları aştığını, çeker yorganını başına da,
   — Ben öldüm ey insanlar, gömün beni…
   Sizin kendinize saygınız yoksa, kimsecikler saymaz sizi. Pardon! Sayar da; bir, iki, üç, beş… diye sayar. Koyun sayar… Siz kendinize değer vermezseniz, kimsecikler değer vermez size. Önemsemez sizi. İter – kakar – atar – tutar…
   İzmir’de öğrencilik yıllarımızdı, Lise yıllarımız. Sıkıntı verirdi çoğu kez bize Alsancak’ta, Kordonbo-
yu’nda akşamüstüleri gezinmek. Amerikan çavuşları idi kendi ülkemizde, kendi İzmir’imizde, kendi insanları-
mızın gözünde “büyük” olan. Bir yandan kapitülasyon- ları okurduk tarih ders kitaplarında, bir yandan o kapitülasyonları yaşardık duygularımızla Alsancak’ta, Kordonboyu’nda.
   Trabzon’da da öyleydi. Amerikan askerlerinin Trabzon’da Boztepe’de bulunduğu yıllar. Onlar büyüktü. Büyük olanlar onlardı, duyguları büyük olanların gözünde. Gene, ezikliğini – kırıklığını yaşıyordu bu durumun, duyguları olanlar.
   Kim bilir, daha daha nerelerde de böyleydi. Tıpkı, işgal altındaki Selanik’te Mustafa Kemal’in gençlik yıllarında yaşadıkları gibi.
   Dışarıdan bakan, dışarıdan gelen Amerikan’ın, İngiliz’in, Fransız’ın… gönlünde zaten yeri yoktu da “doğulu”nun, gözünde de yeri yoktu.
   Onların gözünde – gönlünde Doğulu idi, Ottoman idi, Türk’tü onların dışındakiler.
   İşte o anlayışın ürünüdür, söylemidir :
   Bon pour l’Orient…
   Orient : Doğu, doğulu.
   Pour : İçin.
   Bon : İyi.
          (Bu), Doğulu için iyidir…
   Bu uygulama, Doğulu insan için uygundur, doğrudur, revadır… Kendisi için, Batılı insanlar için? Haşaaa! Haşaaa! Onlar insan… Diğerleri?...
   İkinci Dünya Savaşı’na gelinceye değin Fransa’da “kimi diplomalar”a vurulan bir damgadır bu : Bon Pour L’Orient… O zamanların deyimi ile, “Şarkta muteber.”
dir. Yani, verilen bu diploma bizde değil (Batı’da değil) kolonilerde, Osmanlı topraklarında geçerlidir. Açıkçası ;
   Bizim beğenmediğimiz bu diploma bizde geçmez ama; Osmanlı’da, Doğulularda geçer…
   Bir diploma kaydı olarak başlayan bu uygulama, bu anlayış, bir politika, bir küçümseme – aşağılama durumuna geldi zamanla.
   Küçümsemenin en veciz biçimi.
          “Bir sevda geldi başıma, gitmek bilmiyor…” şarkısını bilmeyenler, bu anlayışın sonunun ne olduğunu da bilemezler.
   Diplomadaki bu “Bon Pour L’Orient…” damgasının bir anlamı da şu: Bu eğitimi size biz verdik ama, evrensel bir insana yetecek derecede değil, size yetecek derecede… Bilenler bilir… Denizin karşı yakasında oturanlar kafa büyütmesin, varsın düşünsünler evrensel olup olmadıklarını.
   Her kışın sonunda bir bahar var(mış).
   Her belanın sonunda bir reha.
   Peki, “Bon Pour L’Orient”ın sonu ne oldu dersiniz… Kimimiz,
   - Biz o konuyu daha okumadık.diyor. Kimimiz,
   - İt ürür kervan yürür.diyor.
   Herkesin aynı şarkıyı söylediği kocaman bir Doğu Korosu değil ki bu koro. Kimisi de,
   “Bu sevdaya düştüm nerden, gençliğim gitti elden.”diye kendi söyleyip, kendi dinliyor. Onlar gene,
   Bon Pour L’Orient…
   Kimi ilaçlar da böyle denenmiş(miş)…