Arşiv Anasayfa "C" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
CUMHURİYET By: Grkm Date: May 04, 2007, 09:13:52 PM
                                                CUMHURİYET


Ortalama olarak, bir insan yaşamı boyunca yaşattık Cumhuriyet’ i çok şükür. Cumhuriyet’ i kurmuş olmamızın yanında, onu 81 yıl yaşatmış olmamızı da kutladık aynı zamanda.
Cumhuriyet Bayramı’ mız kutlu olsun.
İyi ama yeterince besleyebildik mi Cumhuriyet’i ? Yoksa, “Bir hırka  bir lokma” mı...
Kendisine Cumhuriyet’ i emanet edene, kendisine öylesine güvenene mal ediyor yirmi yaşında delikanlı tüm olumsuzlukları.
Trafik keşmekeş; nedeni o...
Yolsuzluk yapanlar var; nedeni o...
Mini etek giyiniyor kızlar; nedeni o...
Avrupa Birliği yutacak (!) bizi; nedeni o...
Fiyatlar yüksek; nedeni o...
Belleri, göbekleri görünüyor kızların; nedeni o...
İşte seksenbir yılın özet öyküsü.
AB’de bizimle yaşanamıyacağını, yüksek sesle dillendirenler var. Kanımıza dokunuyor, onurumuzu incitiyor.
Doğru. Doğru da sulayabildik mi seksenbir yıldır Cumhuriyet fidanını.
Biz, tarihte onbeş devlet kurmuş yüce bir...
Tamam. Tamam da kağıdın öbür yüzünde bu onbeşi yaşatamadığımız yazılı.
Şaka bir yana; ne anlayabildik, ne anlatabildik Cumhuriyeti de Atatürk’ü de.
Şu yetmiş milyon içerisinden kaç kişi çıkarabilirsiniz padişah olmayı elinin tersiyle iten?
Atatürk, bunu yapmıştır.
Kaç kişiyi koyabilirsiniz sayılmamış altının içine?
Atatürk hariç.
Anlayamadık Atatürk’ü.
Anlatamadık ki anlaşılsın “ En büyük eserim” dediği Cumhuriyeti. Seksenbir yıl geçti aradan, O’nun kurduğu Meclis’ ten yükselmiyor mu hala,
“Ama siz de suçlusunuz.
Atatürk “Şapka giyiniz” dediği halde siz giyinmiyorsunuz.” sözleri. Anlayamadık Atatürk’ü, anlatamadık.
“Fes’i çıkarıp şapka giyinin.” demek, giyinecekseniz şapka giyinin anlamında. Anlatabilseydik seksenbir yıldır. Ah anlatabilseydik!
“Cumhur’ un Cumhuriyet’ ini sorguladık Cumhuriyetsizliği sorgulayacak yerde.
Anaların, yavukluların, sevdiklerinin saçlarından bir tutam saklamaları geleneği vardır Anadolu’ da lavantalar içinde.
Bu da ne mi?
Şoförü, saklıyor nüfüs cüzdanının içinde Atatürk’ ün saçından bir tutam. Bu ne sevgi! Bu ne anlayış! Yanında, yakınında olduğu için dosdoğru anlamış Atatürk’ ü. Yanında, yakınında olmaya özen gösterseydik. Ne demişti;
“Beni görmek demek, yüzümü görmek...
Sevmekle başlar her şey, sevmekle.
Sevginin de sevmenin de kanıtı ilgidir, ilgi.
Yolların müdürünün arabası da yoldaki çukurlardan hoplaya- zıplaya geçiyor, yol müdürü de ülkesini çok sevdiğini söylüyor. Ama ne sevgi! İnsan onuruna en yakışan yönetimdir Cumhuriyet. Atatürk’ ün yüksek onuru ile insanımıza olan sevgisinin ürünüdür Cumhuriyet’ imiz.
Öyleyse “ Onurluyum ve ülkemi seviyorum”. diyen herkesin Cumhuriyet’ imizi yaşatmada emeği olmalı, yüreği olmalı. Olmazsa.
   
Olmazsa son pişmanlık fayda etmez, Fatih’ e kadar resim yaptırmadılar insanımıza. Sonra, “Yanlış yaptık...”
Yanlışını gördüğün iyi de kim geri getirecek yiten yılları?
“Ya bağımsızlık ya ölüm.” düşüncesine sırt çevirip, Arap-İngiliz-Amerikan mandasını benimseyenler de sonradan “Yanlış yaptık.” deseler  bile ektikleri tohumlar büyüdü. “Trafik keşmekeş; nedeni o...” anlayışı, işte o anlayışın sonucudur.
Gün ışığının anlamını anlamaya, anlatmaya çalışalım. Bir inerse gece, zifiri karanlığı bir inerse gecenin, kör olduk demektir yediden yetmişe. Onurlu yüreklerde korkuya yer yoktur. Yeter ki anlamaya- anlatmaya kararlı olalım Atatürk’ ü ve Cumhuriyet’ i.
Yönetimin gözünde neydi sanki Atatürk.
Sonuç? Sonuç ortada işte. Seksenbir yaşında hem de. Binler yaşa...