CUMHURİYETİM By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 27, 2008, 11:07:56 AM
CUMHURİYETİM
“Arkadaşlar, yarın Cumhuriyeti ilân ediyoruz.” – Atatürk Kendisine göre bir altyapısı olmakla birlikte, böyle başladı Cumhuriyetimizin öyküsü. Türk ulusunun Cumhuriyet yönetimine geçirileceği düşüncesi, kimi yöneticileri bıyık altından güldürmüştü. Onlar, böyle bir şeyin olamayacağına kesin kes inanmışlardı. Çünkü onlar, Türk ulusunu tanımıyorlardı. Tıpkı Kurtuluş Savaşı öncesi olduğu gibi. Bu milletin bir kurtuluş savaşı kazanamayacağına inandıkları için, çeşitli “manda” düşüncelerini benimsemişlerdi. Sonunda; azim ve kararlılık galip geldi. “Ya bağımsızlık ya ölüm” kararlılığı ile ve Mustafa Kemal’in önderliğinde, pek çok mazlum millete örnek olan Kurtuluş Savaşı’mız kazanıldı.
İlan edilen cumhuriyetin yaşamasından kuşku duyanlar da vardı. Hatta, Mustafa Kemal’e padişah olmasını önerenler bile. Bütün olumsuzluklara karşın Cumhuriyetimiz, demokrasi ile sarmaş dolaş dallandı budaklandı.
Demokrasi ve Cumhuriyet… İnsan onuruna en uygun yönetim biçimi. Adı cumhuriyet olsa bile, demokrasi ile bütünleşmediği için insan onurunu hiçe sayan yönetimler de var günümüzde. Bu tür yönetimler yıkılmaya, yok olmaya mahkumdurlar. Kendisini yönettiği insanın hakkını ve onurunu gözetmeyen bir yönetim, adı cumhuriyet de olsa, elbette yıkılacaktır. Tarih, bunun örnekleri ile doludur.
Mustafa Kemal, daha askeri okul yıllarındayken, yönetimle insan onurunun barışık olması gereğine inanmıştı. Yönetimin, ancak bu kurala dayanırsa ayakta duracağını biliyordu. Ama bu düşünce, o döneme göre “sivri” bir düşünce idi ve dışa vurulması tehlikeliydi.
Demokrasi… Kaynağı insan vicdanı olan bir yönetim anlayışı. En güzel ve en bilimsel yanı, insana seçme hakkı tanımasında. İnsan, birtakım seçenekler arasından kendisine en uygun olanını seçiyor. Yönetime seçimle sahip olanlar, kutsal sorumluluk altına giriyor. İşte bu noktada, “vicdan” giriyor işin içine. Seçilen, vicdanı ile baş başa kalıyor. Yapacağı işlerde “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet”e düşmemesi hem kendisi hem de seçmenleri için büyük şans. Ama ya tersi olursa?... Yani, kitlelerin oyunu alarak onları temsil için ortaya çıkan kişi veya kişiler gaflete, dalgınlığa düşerse? Hıyanet içinde bulunursa? O zaman hem toplum, hem de sistem zarar görüyor. Demokrasi yara alıyor. Bu noktada seçilenlerin örnek bir vicdan sergilemeleri önem kazanıyor. Hem kendileri adına, hem de demokrasi adına.
İnsanoğlunun bulabildiği en ideal yönetim anlayışı demokrasi. Hem insan vicdanına dayanıyor, hem de olası sapmalara karşı koruyucu önlemlerini sistemleştirmiş, kuvvetler ayrılığı.
Yasama…
Yürütme…
Yargı…
Bu güçleri tek elde toplamamak, demokrasinin en belirgin erdemidir.
Bütün güzellikler insan için. İnsanlar bütün güzelliklere layık. Ama bu güzellikleri korumak da insanoğlunun görevi. Demokrasi için de, cumhuriyet için de öyle. Kolay gelmedi bugünlere Cumhuriyetimiz. Demokrasimizin sıkıntılı günlerini unutmayalım. Gözümüz gibi koruyalım değerlerimizi.
Sevgili Gençler!...
Hele sizler, hele sizler… Sizler, Cumhuriyetimizin gençlerisiniz. Elden giderse, bu en acı biçimde sizi etkiler. Demokrasiye, Kemalizm’e sımsıkı sarılın. Kendi özgürlüğünüze sarılmış olursunuz.
Cumhuriyete sahip çıkmak, insan oluşumuza sahip çıkmaktır. Kutlu olsun Cumhuriyet Bayramı’mız.