SİLİNİZ BUNLARI By: Kenan Kalaycıoğlu Date: January 16, 2009, 10:06:43 AM
SİLİNİZ BUNLARI
İl merkezimizin bir mahallesidir bizim mahalle. Bir yanı üniversite, bir yanı il merkezi. Dizim dizilmiştir mahallemizin sokakları boyunca tırlar… kamyonlar… Sağlı sollu… Akrobatik geçişler yapar aralarından geçmek isteyen küçük araçlar.
Bu sokak, bizim okula da götürür sizi. Bizim mahallemizin ilköğretim okuluna. Gidebilirseniz eğer. Dev ananın sırtına konmuş karasinek gibidir bu kamyonların yanında ilköğretim öğrencileri.
Kamyonlar, tırlar yol boyunca dizilmiştir bizim mahallenin sokaklarında. Küçük araçların da kimileri öyle, kimileri aykırı. Yayalar için ayrıldığı söylenen yaya kaldırımlarına, doksan derecelik diklikle parkeder kimi araçlar.
Bizim mahalle iyidir… Kamyoncular da hiçbir söz söylemezler park işinden yana mahalleliye, mahalleli de kesinlikle yakınmaz bu kaldırıma park etme becerisinden.
Polis amcalar,
Muhtar amca,
Bütün amcalar hiç bakmazlar kamyonların park durumuna, işlerine geçip giderken. Bizim, okulumuza nasıl gittiğimize de bakan olmaz ama.
Bizim mahalle iyidir…
Bizim mahallede, Hasan’ların mahallesindekinden daha çok alarmlı araç vardır. Bir çalarlar sabahları… Ayşe’nin anneannesini bile uyandırır sabaha karşı daha ilk uykusundan bu alarm sesleri. Gece de öyle. Biz tam uykuya dalarken, geliyor karşıki boyacı komşu. Arabası alarmlı komşu. Daaa… Diii… Aaaa… İii…
Arada, çocuklar da dokunur durular bu alarmlı araçlara. Dokunurlar da, Türk Abecesi’nin 29 sesi bile yetmez o alarmdan çıkan seslere. Mahallenin kaldırım taşları bile ayağa kalkar bu seslerden. Mahallenin teyzeleri, amcaları alışmıştırlar ama bu seslere.
Bir karakol var Ayça’ların ilköğretim okullarının hemen yanında. Cadde üzerinde. Hem kaldırım bu karakolun önü hem otopark. Nasıl mı? E, geliniz görünüz. Bir de servis araçlarımız gelir birikir çıkış saatlerimizde karakolun önünde, yaya kaldırımında.
İyidir ama okulumuz…
Öğretmenlerimiz de iyidir…
Sürücü amcalar… Polis amcalar…
Herkes iyidir bizim kentimizde…
Bizim kentte kesinlikle bir kornası vardır her aracın. Dat dat da dat dat… Ben, iki kornası olan araç bile gördüm. Nasıl mı? Sesinden gördüm canım! Dat dit de dat dit…
Kimse kimsenin sesini kesmez bizim araçlardan. Gücü yeten bağırır.
Yolunuz düşerse bizim mahalleye, Cansu’ların sokağından değil bizim sokaktan geçiniz. Onların sokağında da iki tane müzik market var ama, bizimki gibi değil. Bizimkinde tam yirmi dört saat kesintisiz müzik var. Sevmeyen yoktur kendisini mahallede. Ruhun gıdasının müzik olduğunu hem biliyor, hem uyguluyor.
Mahallemiz iyidir iyi!...
Üç çeşit poşet var bizim manav amcanın dükkanının önünde. Sarı… Kara… Yeşil… Eh, zengin adam ne de olsa. İsterse yirmi dört çeşit renk poşet koyar dükkanının önüne. Kim, hangi rengi isterse. Beyaz yok ama… Hiç görmedik… Bir gün tartıştık ve karar verdik arkadaşlarla. Bütün renkler aynı derecede kirlenir ama, en çok beyaz kirlenir. En çok, beyazın kirliliği belli olur. Belki bu yüzden beyaz poşet kullanmıyor manav amca.
İyidir iyi…
Manav amca da iyidir…
Mahallemiz de iyidir…
Poşetlerimiz…
Bizim mahalle hiç duymamış gibi Avrupa Birliği’ne girme isteğini ülkemizin.Hiç mi hiç duymamış.
Siz, kesin kararlı mısınız Avrupa Birliği’ne girmeye? Siliniz öyleyse bu görüntüleri! Siliniz!...