KARGA OLMAK İSTİYORUM By: Kenan Kalaycıoğlu Date: February 23, 2009, 09:11:48 AM
KARGA OLMAK İSTİYORUM
Kalıtsal denklemi çözülemeyen çocuklar gelmeye başladı dünyaya. Analarından – babalarından mıdır ilginçlikleri yoksa kalıtsal denklemlerindeki denklemsizlikten mi? Kim bile…Tutturmuş çocuğun biri;
-Karga olmak istiyorum ben!...
-Ben, karga olmak istiyoruuuuum!...
Bir fıkra:
Allah eşeği yarattı ve ona, elli yıl eşek gibi yaşayacağını söyledi. Eşek, eşekliğini kabul etti. Daha sonra, köpeği yarattı Allah. Yirmibeş yıl yaşayacak ama, köpek gibi yaşayacak. Köpek itiraz etti.
-Allah’ım, yirmibeş yıl köpek gibi yaşanır mı? Bana on yıl yeter.
Allah, köpeğin isteğini kabul etti.
Sonra maymunu yarattı Allah. Yirmi yıl yaşayacaksın ama, maymun gibi yaşayacaksın. İnsanları eğlendireceksin. Maymun da itiraz etti. Dünyanın soytarısı olarak yirmi yıl yaşamak ar gelir dedi bana. Bana on yıl yeter dedi.
Derkeeen, insanı yarattı Allah. Yirmi yıl da yaşam süresi verdi insana. Aç gözlü insan yetinmedi ama. Eşekten kalan zamanı da istedi, köpekten kalan zamanı da istedi, maymundan kalan zamanı bile istedi… Hepsini verdi insana Allah, bu hayvanların yaşamak istemediği süreleri.
Yirmi yıl erkek gibi yaşadı erkek. Evlendi sonra, çoluk çocuğa karıştı, geçim yükü altına girdi. Eşekten aldığı yirmi yılı da böylece geçirdi. Eşek gibi… Onbeş yıl köpek gibi, on yıl da dünyanın soytarısı maymun gibi yaşadı gitti. Sonunda, temelli çekip gitti.
Sanki bu olaydaki yaşanmışlığı görmüş de çocuk,
-Karga olmak istiyoruuuuuuuuuum beeeennn!... diye bağıra bağıra, Türkiye’yi uyandırmış işte sizin de duyduğunuz gibi.
Üzerine konduğu daldan bir parça attı / düşürdü yere karga. Sonra, düşürdüğü parçanın başına üşüşerek gagalamaya başladı. Yürümekte olup da onu gören beyaz yakalı kravatlı iki erenden biri,
-Düşürdüğü boku yemeye çalışıyor. diye düşünce belirtti.
-Karganın başına üşüştüğü o parça, bir midyedir. Karga o parçayı düşürmemiş, kabukları açılsın diye kendisi aşağıya bırakmıştır. diye düşünmüş, düşünce belirtmiş, beyaz yakalı kravatlı ikinci eren…
Tartışmışlar, us (akıl)larını karıştırmışlar erenler. Bir karganın bir parçayı gagalamasını yorumlayan beyaz yakalı kravatlı iki eren…
İki kesim de karıştırıp duruyor…
İnsanoğlu us karıştırıyor, karga (oğlu) bok karıştırıyor… Çocuk susmuyor ama,
-Ben karga olacağım!...
-Karga olacağım bennnnnn!...
Yakaları beyaz, beyaz yakaları kravatlı erenler sormuşlar çocuğa neden karga olmak istediğini. Bunu öğrenebilirlerse, karganın neyini karıştırdığını da anlayacaklarını umarak.
Çocuk eyitti: Kalın bağırsakları olmadığı için, uzun yaşıyor kargalar. Yüz yıl… Yüzelli yıl… Uzun yaşam, deneyimli yapıyor insanı. Yaşam uzmanı yapıyor. Kalınbağırsağını düşünenler, aptal karga olarak yaşıyorlar. Bütün tilkilere, ağızlarındaki peyniri kaptırarak.
-Sus!... Sus!... Anlatma, utandırdın bizi… diye karşılık verdi beyaz yakalı, kravatlı iki eren, karga olmak için çırpınıp duran çocuğun,
-Daha anlatayım mı? sorusuna.
Yaşamlarında ilk kez bok karıştırmaktan alıp kendilerini, us gibi uslarını us’luca (akıllıca) karıştırarak yorumladılar çocuğun anlattıklarını. Bizim aracılığımızla da bütün insanlık duysun diye, bize yazdırdılar ortak görüşlerini. Yazdık…
Yaşamı boyunca bok karıştıran insanın bok içinde geçiyor yaşamı.
Ekleyelim: yattığı yer de öyle…