VİYANA’DAKİ ATATÜRK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: February 23, 2009, 09:30:32 AM
VİYANA’DAKİ ATATÜRK
Viyana – Avusturya, kapılarına atalarımızın at sürdüğü yerlerdendir, kapılardandır.
Viyana – Avusturya, kendi ülkesinde kendisine iş veremediğimiz gençlerimizi gönderdiğimiz kapılardandır.
Atatürk, bu iki kapı arasında yoktur.
Atalarımız üç kıtaya sürdüler atlarını ve üçüne de götürdüler “ata”lıklarını. Asya’ya… Avrupa’ya… Afrika’ya… O gün de onurluyduk, şimdi de onur duyuyoruz o günlerin onuru ile. Atalarımızın onuru ile.
O, emeğimizin olmadığı onurla sarmallaşırken, yazık ki, kala kala bir Ankara yöresi kalmıştı elimizde. Kim ne derse desin, işte Atatürk, yepyeni bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti yarattı o kala kala kalan Ankara’dan...
Haber de, yazı da Başkent Üniversitesi’nin kültür yayını olan, Bütün Dünya adlı derginin Şubat 2009 sayısından alınmıştır.
“Uluslararası Cerrahlar Birliği’nin 36. Dünya Kongresi’nin yapıldığı Viyana Belediyesi Tören Salonu’nda onursal üyeliğe seçilen ve bir önceki başkan olan Prof. Dr. Nadey S. Hakim konuşmasından sonra izleyicilere,
-Şimdi bir dakikanızı rica ediyorum! diyerek kendisini dinleyen topluluk arasından Prof. Dr. Mehmet Haberal’in yanına gidip, kendisini kürsüye davet etti.
Londra – Hammersmith Hastanesi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nadey S. Hakim ve Prof Dr. Mehmet Haberal birlikte kürsüye çıkarken, aynı anda, kürsünün arkasındaki duvarı kaplayan dev beyaz perdede mareşal üniforması ile ve tüm görkemi ile Mustafa Kemal ATATÜRK belirdi.
Bu tören, u-lus-lar-a-ra-sı bir tören sayın okuyucu! Bu uluslararası tören, hepimizin atalarımızın bir zamanlar kapılarına at sürdüğü topraklarda yapılıyor. Viyana – Avusturya’da yapılıyor. Bugün, insanlarımızın da çalıştığı topraklarda yapılıyor…
“Prof. Dr. Nadey S. Hakim eliyle önce perdeyi sonra da konuğu Prof. Dr. Haberal’ı göstererek şöyle dedi:
-Karşınızda, bugünkü çağdaş Türkiye’yi var eden ve hepinizin tanıdığından emin olduğum ilkeleriyle yetişmiş ve bugün organ nakli konusunda dünyanın önde gelen isimlerinden olan değerli meslektaşım Prof. Dr. Mehmet Haberal bulunuyor. Kendisini kutluyor ve birlikte alkışlıyoruz.”
Bizden de, bizden de alkışlar…
İşte böylesine saygınlık görüyor ve böylesine söz ettiriyor ulusunun adından, Mustafa Kemal Çizgisi üzre yürüyenler. Lut Gölü ne, Kandehar Dağları ne bu yüceliğin yanında…
Uluslararası Cerrahlar Birliği Onursal Başkanı Prof. Dr. Nadey S. Hakim sürdürüyor konuşmasını:
-2005 yılından sonra yakından tanıdım Prof. Dr. M. Haberal’i, Türkiye’ye gittim, orada yaptıklarına tanık oldum. Şu an önünde bulunduğumuz büyük asker, büyük devlet adamı ve tüm dünyanın saygıyla andığı Mustafa Kemal Atatürk, bugünkü çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştur ve yepyeni bir Türk Ulusu oluşturmuştur. Prof. Dr. Haberal, 1938 yılında ölen Atatürk’ü 2008 yılında da yaşatmaya devam eden kuşağın iyi bir temsilcisi ve O’nun izinden giderek ülkesi için durmadan çalışan bir bilim adamıdır…”
Ağzınıza, yüreğinize sağlık sayın Nadey Hoca’m.
Atatürkçü Düşünce’lerinizle binlerce yıl, binlerce yıl sayın Haberal Hoca’m…
İkinize de sağlıklar çünkü, çoook çok kafalar var nakil yapmanız gereken…
Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın duruma yorumu:
-Bugüne değin pek çok ödül aldım. Her birinde ayrı bir gurur ve övünç duydum. Burada, bu sürprizle (Atatürk görüntüsü önünde) karşılaştığım anda yaşadıklarım, gerçekten diğerlerinden çok farklıydı. Böyle bir tablo karşısında her Türk’ün en az benim kadar duygulanacağından hiç kuşkum yok. (Yapmayınız sayın Hocam…) Bu olayın yüce anlamını ve yüreğimdeki heyecanımı ancak bu sözlerle anlatabilirim.”
Atatürk’ü sevenler, Kemalizm’i benimseyenler edebilir bu sözleri ancak saygıdeğer Haberal Hoca’m.
Siz o sözleri bir de Atatürk’ün sağladığı onurlu ortamda sırtının üstüne oturup da Atatürk’e dil uzatanlara söyleyiniz. Hele hele onların müridlerine…