Arşiv Anasayfa "İ" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
İVEDİKLER VADİSİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 02, 2009, 09:39:49 AM
İVEDİKLER VADİSİ

   Şimdinin gençleri…
   Şimdiki gençler…
   Zamane çocukları…
   Yaşı daha otuzu geçmemiş insanlarımızın çoğu, kim bilir kaçıncı kezdir kullanıyorlar yukarıdaki sözleri gençler için. Bu “kafa”mızla, daha uzun süre de aynı sözleri yineleyip duracağa benziyoruz.
   Bir televizyon dizisi vardı birkaç yıl önce. İyi ki anımsayamadım adını. Ama oyunculardan birinin, usta bir hanım sanatçımız olduğunu anımsıyorum.
   Otursak o hanım sanatçımızla, gençlerimizin eğitimi üzerine açsak sözü; öylesine akademik sözler eder ki, akademi dünyası yutar küçük dilini.
   İşte o dizidir ki, gençlerin gömleklerini çıkardı pantolonun üzerine… İşte o dizidir ki, gençlerin kravatlarının düğümünü indirdi göbeklerinin üzerine… Yarattıkları bir “bıçkın öğrenci” tipi ile… Başardılar.
   Öyle bir başardılar ki o başarıyı, ordular sokamaz bir daha o gömlekleri pantolonun içine. Sokamıyor işte. Tümü toplansa gelse güvenlik güçlerinin, çenenin altına çıkaramaz artık göbeğe düşmüş olan o kravatı. Başardılar
   Başarı, böyle yaratılır işte.
   Analar – babalar izlediler, izliyorlar gömlekle kravata olanları. Yönetenler – yönetilenler izlediler, izliyorlar pantolonun içine sokulamayan gömlekleri de göbekten yakaya bir türlü çıkamayan kravatları da.
   Sen uğraş dur benim öğretmenim…
   Sonra…
   Sonra bıçaklar, silahlar, muştalar… taşınmaya başlandı kitap taşıması gereken ellerde. Kurtlar dalaşı başladı ya! Kurt dalaşı sos gibi geldi kravatı göbeği düşük öğrenciye. Kurtlarla dalaşmadaki gibi konuşmak, çerez gibi geldi gömleği pantolonunun içine giremeyen öğrenciye.
   Bir ara not. Yanlış algılamayınız sakın, aman ha! Asi olan da, anarşist olan da söz dinlemeyen kravattır, gömlektir. Ne öğrencinin suçu vardır, ne yöneticilerin ne de yönetilenlerin bu modası geçmeyen moda uygulamasında.
   Şimdiiii…
   Şimdi, ivedik caddesinde topladık hevesimizi. Öylesine öylesine hoşumuza gidiyor ki bu çizgi altı uygulamalar… Bayılıyoruz… Sulanıyoruz… Boy atıyoruz sulandıkça çizginin altına aşağı.
   Şimdi, ivedik dili ile yanıt vermeye çalışıyor derste 21. yüzyıl Türkiye’sinin öğrencisi. Avrupa Birliği’nin kapsını aralamaya çalışan öğrencimiz. Yalnızca öğrencimiz mi? Haksızlık etmeyelim ama. Anası da, babası da, daha bilmem nesi de…
   Başardılar…
   Bir gün, bir gün kesinlikle birileri çıkacak bu durumu benimsemeyen, us’unca davranan diye bekledik durduk.
   Çıktı…
          “Bizim insanımız kabadayılığa, küfre bayılıyor. İnsanımız, incelikten anlamıyor.” Prof. Dr. Ali Dönmez.
          “Bu film bence, eğitimsiz insanların hoşlandığı bir film.” Prof. Dr. Ali Dönmez.
          “Toplumun trajikomik öyküsü bu film. Cihangir’le Güngören’in buluşması. Cihangir’de yaşam ultra modern, Güngören’de yaşayanlar ise köylülükle bağını koparamamış. Recep İvedik, bu varoş kalabalığını keyiflendirecek egemenliği karşımıza çıkarıyor.” Prof. Dr. Tayfun Atay
   İşte size iki bilim insanının konuya ilişkin görüşleri.
   Hepsi bu kadar mı? Elbette hayır.
   Sinema işletmeleri müdiresi Esra Kökoğlu diyor ki; “Yaş sınırının 13 olarak belirlenmesi filmi yaklaşık olarak %20 etkiledi…”
   Vah yazık! Vah vah yazık!
   Yaş sınırı konmasaydı, Türkiye’nin genel durumu çıkacaktı gün ışığına elbette. Ayan – beyan… Herkes İvedik hayranı…
   Öğrenciler ne diyor acaba? Şu, birilerinin amacı için kağıt peçete olarak kullandıkları.
          “Bu aralar İvedik taklidi yapmak çok moda.” Semra Özköprülü – öğrenci.
          “Recep Abi’nin tavırlarını kendime benzetiyorum.” Emrah Doğan – garson.
   Bir de, topluca neye benzediğimize bakalım…