Arşiv Anasayfa "S" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
SEÇMEK SEÇİLMEK ÜSTÜNE By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 25, 2009, 08:53:49 AM
SEÇMEK SEÇİLMEK ÜSTÜNE

   2009 yılı mart ayının 29. günü yapılacak olan yerel seçimlerin öngünlerindeyiz.
   Eylemi de güzel, eylemin adı olan sözcüğün sesi de güzel. Seçim…
   Seçim, seçmek demek. Benzer olanlardan en güzeli, en iyiyi, en yararlıyı, en temizi, en en en… seçip almak demek.
   Oy pusulası da yoktu, seçmen sandığı da yoktu, seçim konuşmaları da yoktu ama, gene de bir “seçim” vardı Harun Reşit zamanında. Bir ayırımla ama; halk seçemezmiş de, Harun Reşit seçermiş vezirlerini.
   Gezintiye çıkmış Harun Reşit bir gün başveziriyle imrenilecek elmaları olan bir elma ağacı görmüş Harun Reşit. İncelik göstermiş başvezirine, diz çökmüş. Başvezir de Harun Reşit’in omzuna basarak yükselmiş, birkaç elma toplamış daldan.
   Bah-çı-van, u-zak-tan gör-müş a-ma olanları…
   Harun Reşit de bahçıvanı görmüş ve böyle güzel elmalar yetiştirdiği için, ödüllendirmek istemiş bahçıvanı.
          -Dile benden ne dilersen…
   Yüreği büyüdükçe büyürken boynu da yana eğilmiş bahçıvanın.
          -Bu başveziriniz Cafer’le aynı aşiretteniz biz. Sizden dileğim, beni bu aşiretten siliniz…
   Dayanamamış Harun Reşit bahçıvanın isteğine de silivermiş onu başveziri olan Cafer’in aşiretinden.
   Harun Reşit’in omzuna bir kez basmıştı ya başvezir Cafer, azıttıkça azıtmış işi. Oyunlar oyunlar oyunlar hazırlamaya başlamış. Harun Reşit’i devirip, kendi aşiretinin beyini getirecekmiş Harun Reşit’in yerine.
   İnsan işte…
   İnsan, her yerde, her zaman insan…
   Durumu anlayan Harun Reşit buyurmuş:
          -Başta Cafer, aşiretinden kim varsa, boynunu vurun…
   Cellatlar gelmiş bir süre sonra. Yanlarında da bahçıvan. Cellatın biri Harun Reşit’e,
          -Efendim, bu da aynı aşiretten ama elinde sizin fermanınız var. Çıkarmışsınız onu aşiretten…
   Harun Reşit, anımsamış yaptıklarını.
          -Bahçıvan! Sen niye çıkmak istemiştin bu aşiretten? Söyle bakalım!
          -Bu Cafer’in iki elma için sizin omzunuza bastığını gördüm ya, çıkarı için yapamayacağı kötülük yoktur bunun. Bana zararı dokunmasın diye çıktım aşiretten…
   İnsan işte…
   İnsan her zaman, her yerde insan…
   Bu öykü sizin içindi ey 29 martta seçilmek isteyenler!...
   2009 martının 29. günü yerel yönetici seçilmek isteyenleri seçecek olan seçmenler! Bu öykü, aynı anda sizin için de…
   Temel’i de ilgilendiriyor elbette bu seçimler. Temel’i de Fadime’yi de. Onlar da bizim insanımız, onlar da bu seçimlerin çekim alanı içinde. Öyle de, bir de Fadime’ye bakın ama.
   Sırtında bir küp, bir elinde tavuk, bir elinde değnek, önünde keçi ama Temel’in, gene de çekiniyor Fadime. Yol boyu yürümekteler köye doğru.
          -Ben seninle bu fındıklığa girmem, giremem Temel
          -Fadime niye?
          -Giremem işte!
          -Kız Fadime niye?
          -Sana belli olmaz! Bi’şey yaparsın bana Temel!
          -Kız Fadime görmez misin elim de, önüm de, sırtım da dolu… Ben sana…
          -Yaparsın, yaparsıııııııııııın! Değneyi yere çakıp, keçiyi bağlarsın. Küpü de tavuğun üstüne örttün mü, çullanırsın benim…
   Seçilecek olanlar, işiniz zor…
   Sizin de, sizin de zor seçecek olanlar…
   Sözler, ufolardan beter dolaşıyorlar çünkü seçim alanlarında…