Arşiv Anasayfa "B" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
BAHTİYAR AMCA By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 02, 2009, 10:43:49 AM
Yaşamı yetseydi,adını kesinlikle değiştirirdi…
Kim nasıl tanımlarsa tanımlasın.Ya da, dileyen dilediği gibi tanımlasın.İnsanın,uzanamadığı yaşamını yeniden yaşamasıdır diyoruz biz anılar için.Aman kapanmasın diye zorladığı gözlerinin karanlık arkasında.
Yıllar… Eskitip duruyor yıllar,yaşımız dediğimiz şu yaşam yıllarımızı…
Bir Bahtiyar amcamız vardı lise yıllarımızda Bergama’da.Müteahhit Bahtiyar amca.En kör sezonda bile günde en az on otobüs dolusu turistin girdiği Bergama’da, onlarca müteahhitimiz vardı o zamanlar. Onda dokuzu, müteahhit yazmasını bile bilemeyen müteahhitler.Mutayit diye yazıyor konuşuyorlardı… Gazeteleri bile vardı bu mutayitlerin…
Akşam karanlığından bir iki saat önce, işini bitiren de bitiremeyen de gelip toplanırdı belli yerlerinde Bergama’nın bu mütayitler.Sonra, doooğru Cingen Mahallesi…Resmi adını bile bilmezdi bu mahallenin kimi mütayitler. “Çingene” demesini de…
“Atlastan bakardım nereye gitti,
  Böyle böyle ezber ettim gurbeti.” diyor ya,
“Ben hayatta en çok babamı sevdim” adlı ölümsüz şiirinde Can YÜCEL, ben de Romanya’yı atlastan tanırken tanıdım “Roman Yaşamı” nı Bergama’da.
 Roman Eğlence Yaşamı’nı…
 Diyordu ki Müteahhit Bahtiyar amca, kendisini çevreleyen mutayitlere elindeki Müteahhitler gazetesinin ilk üç hecesini kapatarak,
-Siz, busunuz!... Siz, busunuz…
 Babamız yaşındaydı ve aşırılıklara,taşkınlıklara çok çok karşıydı Bahtiyar amca.Çok şey, çok şey öğrenmiştik kendisinden “insan” olabilmek adına. Coğrafya öğretmenimizin beyi olan ilçe savcısı ile tavla oynamayı,emniyet müdürü Osman beyle piknik yapmayı, belediye başkanından,sınıf tiyatromuz için para koparmayı.Daha neler… Daha neler… Derler ya,
-Bizimki roman…
 Herkes kaşık yapabilir ama,yaptığı kaşıkla herkes yemek yiyemez.Yiyemez çünkü,sapını ortalayamaz kaşığın…Öyle demiş atalarımız.Nurla dolsun yattıkları yerler.
 Bahtiyar amcanın işi de öyle.Herkes herkesi betimleyebilir (tasvir edebilir) ama…Aması var işte. Bahtiyar amca çok ustaca yapardı bu işi.İşin ustası idi.
 Önce kendisi vermişti bana genel vekaletini, sigorta işlerini yürütmem için.Sonra,dört mutayit daha.
 Harçlık…
 Harçlık, gani gani bende…
 Neler öğrenmiştik,neler neler öğrenmiştik Bahtiyar amcadan görgü üstüne,hak üstüne,insanlık üstüne,saygı üstüne,delikanlılık üstüne,genç kızlar üstüne.
 Cennet bahçelerinin en en güzel yerinde yatıyor olmandır dileğim,sevgili Bahtiyar amca.
“İnsan gibi görünen her şey güzeldir…” diyordu Bahtiyar amca bize öğütlerinde.Gerçek insan olan, zaten güzeldir.Doyum olmaz onun insanlığına.İçinde insanlık olmayanların da görünüşü güzeldir aslında; kimilerine olamasa bile,kimilerine…Onlardan, onlardan korunmamızı istiyordu Bahtiyar amca.
 Kimi zaman da başımızı önümüze eğiyorduk Bahtiyar amca gençlik üstüne konuşurken.Sonradan öğrendik ki, halkımızın oluşturduğu edebiyatın içinde varmış tatlı,ince bir müstehcenlik.
 Hey be Bahtiyar amca…Andık,mutlandık… Andık,üzüldük…Hep, “İyi olacak,güzel olacak” tan söz ederdin ya Bahtiyar amca,
 Olmadı…
-Sen şimdi hangi mahallede oturuyorsun? diyor askerden yeni dönmüş delikanlı,iki yıl önceki öğretmeni hocahanıma, bacaklarının ön-arasını hatır hatır kaşırken.
 Hey gidi Bahtiyar amca…
 Hey gidi geçen günlerimiz…