ADAM İLE AĞASI By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 20, 2009, 12:48:47 PM
ADAM İLE AĞASI
Kesinlikle beğenmiyorum adını ama, bayılıyorum şu “kıssadan hisse”lere. Bayılıyorum. Bilimden, bilimsellikten yana olan her şeye bir kulp takmaya alışmışlarımız ne olurdu sanki bir ad taksaydılar şu “kıssadan hisse”ye… Türkçe ama… Anadilimizce…
Olmadı, olamıyor…
Kıssa bizden, hissesi size:
-Yüz yıl yaşamak istiyorum doktor! Söyle bana! Ne yapmam gerek yüz yıl yaşayabilmem için? Yaşamak ne güzel!...
-Sigara?
-İçmem…
-İçki?
-İçmem…
-Çapkınlık falan?
-Ne çapkınlığı doktor bey…
-Etten, tuzdan, şekerden, yağdan sakın…
-Ot yiyorum ah doktorum, ot…
Doktor da insan olduğuna göre, kızmayınız ama. Bir anda parlamış.
-Be adam, ne diye yüz yıl yaşamanın peşindesin o zaman? Ha, ne diye?
Ne iş yaptığını bile bilemediği kocasının elinden akşam bir somun ekmek alıp, mideye indirebildiği için,
-Kocamdır! Furur da… diyen han’fendilere kıssa… Hisseyi de kendileri çıkarırlar canım!
Size bir soru:
-Ormanların kralı kimdir?
-Bildiniz… Aslan…
Ayağına diken batmış ama kralı olduğu yurdunda gezinirken aslanın. Uzağından geçmekte olan tilkiye seslenmiş dikenini çıkarması için. Tilki, uzaktan uzaktan seslenmiş:
-Dikenini çıkarırım ama, sana güvenemiyorum. Önce bir ağaca bağlamalıyım seni. Bağlamş, biraz da alay etmiş, bırakıp gitmiş öylece… Öfkesinden köpürmüş ağaca bağlı duran aslan.
Çakal mı yok sanki memlekette. Çakalın biri görmüş ve acımış aslana. Çözmüş aslanı. Pılını pırtısını toplayıp gitmeye hazırlanan aslana çıkışmış davadaşı kaplan.
-Bizim kralımızsın sen! Nereye, böyle bizi bırakıp da…
-Tilkinin bağlayıp da alay ettiği, çakalın kurtardığı aslandan kimseciklere hayır gelmez… Eyvallah…
Olmadığı halde, kendini kral sananlar; bir rüzgar eser ki bir gün, savurur… savurur…
Biz, Atatürk Devrimleri içeriğinden aldık soyumuzun adını. Soyadımızı… Yukarıda acınacak durumunu anlattığımız aslanımız da öyle. Aslanoğlu soyadını almış. Önadı Hasip…
Köylüleri sorguya çekmeye başlamış o sıralar Hasip ağa. Soyadını öğrenip – öğrenemediklerini denetlemek için.
-Söyle bakalım, ben kimim?
-Ağamızsın ağam!
-Adım nedir?
-Hasip’tir ağam!
-Peki soyadım?
-Aslanoğli’dir ağam!
İnsan damar damar… demiş ya atalarımız, yaşlının biri bilememiş ağalarının soyadını. Özür - mözür ama korku dağları sarmış.
-Valla ağam, bi’ heyvanın oğlisin emme, bilemem ki hangi heyvanın…
Ağalar…
Ağalar, “us: akıl” ağalığı esas olan, us ağalığı…
Kimi güler, kimi ağlar… Hiç yoktur, hiç yoktur her devirde güleni ağaların.
Biline…