Arşiv Anasayfa "Y" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
YASANIN ÜSTÜNLÜĞÜ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 22, 2009, 09:58:52 AM
Edebiyatın en öncelikli türlerinden biridir gezi yazıları. Bizde de , yabancı edebiyatlarda da.
         Bizim edebiyatımızda Seyahatname gelir akla öncelikle , gezi yazısı denilince. Ünlü gezginimiz Evliya Çelebi’nin ünlü Seyahatname’si. Hani şu ,
        Şefaat ya Resûlullah !... yerine ,
        Seyahat ya Resûlullah !... dileğinin sonucu.
       Gezdiği gördüğü yerleri anlatırken Evliya Çelebi ; yörenin anlatılarına da , sosyal sorunlarına da , kültürel inceliklerine de … el atar , anlatır.
        Bir Türk büyüğü olarak Fatih Sultan Mehmet’i oturtacak minder bulamayıp ama , yasaları çiğnemekten de geri kalmayanlara bir ders verir diye , Seyahatname’ den bir anlatı almak istedik.
        Yasalar , namuslu insanlar içindir… anlayışının yanında bulunsun diye.
        Fatih Sultan Mehmet , Fatih Camii’ni yaptırır. Yaptırır ama Rum mimar , kubbeyi ayakta tutan sütunları kestirir attırır. Böylece Rum mimar , Fatih Camii’nin Ayasofya kadar yüksek olmasını önlemiş olur.
         Durumu duyan Fatih , kızar. Çok kızar. Rum mimarı çağırtıp , neden böyle yaptığını sorar. Rum mimar yanıtlar Fatih’i :
      - Padişahım , İstanbul’da zelzele çok olur. Zelzeleden yıkılmasın diye iki sütunu üçer sıra kesip , Ayasofya’dan alçak ettim. Özür dilerim… Fatih ,
     - Özrün , yaptığından da şiddetlidir! deyip , mimarın ellerini bileklerinden kendi eliyle keser…
          Rum mimar , ertesi gün Fatih’i şikayet eder. Mahkemenin de karşılıklı tez - karşı tez biçiminde yapılmasını ister.
          Mahkeme günü , molla hazretlerinin önünde dikilir Fatih Sultan Mehmet ve Rum Mimarbaşı.
          Uygulama , adaleti çiğnemeye alışık olanlara örnek olsun… Adaleti çiğnemeyi büyüklük sananlara örnek olsun Fatih’in adalete saygısı ile büyüklüğü…
    Molla hazretleri Fatih’i uyarır :
       - Padişahım , oturmayınız! Hasmınızla birlikte murafaa olacaksınız. (Savunmalarınızı karşılıklı yapacaksınız.) Mimar :
      - Sultanım , ben bir mimarbaşıyım. Camimi Ayasofya’dan alçak eyledin diye ellerimi kesti bileklerimden. İşimden oldum , kazancımdan oldum. Çoluk çocuğumu geçindirmeye gücüm kalmadı. Molla hazretleri :
       -Padişahım! Bu mimarın ellerini siz mi kestiniz?
       -Bu adam benim camimin sütunlarını kesip , camimi şöhretsiz etti. Molla hazretleri ,
      -Beyim , şöhret afettir. Caminin alçak olması ibadete engel değildir. Senin taşın cevahir dahi olsa , değeri yine taştır. Ama bu mimarın ellerini kanunsuz olarak kesmişsin. Çoluk çocuğunun beslenmesi yasal olarak senin üzerine kalmıştır. Ne dersin? diye sorunca Fatih’e
      -Yasalar ne buyuruyorsa …
    Yasaların ne buyurduğuna boyun eğmesi Fatih Sultan Mehmet Han’ın , örnek olsun , örnek olsun kendini Han sanan hancılara…
      -Devlet bütçesinden karşılayalım mimarbaşının çoluk çocuğunun geçimini. Molla hazretleri , 
     -Hayır! Suç sizindir! Sizin suçunuzun bedelini devlete ödetmek olmaz! Kendi paranızla ödeyeceksiniz.
     -Tamam , ödeyeyim! deyince Fatih ; anlaştılar.
       Belleğindeki bilgi eksikliğinin bedelini devlete ödetip, devletin cüzdanını boşaltırken , kendi cüzdanını dolduranlara örnek olsun Fatih Sultan Mehmet Han’ın davranışı. Örnek olsun…