NASIL BİR DÜNYA By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 24, 2009, 11:20:09 AM
Gün 23 Nisan 2009. Türkiye’li çocuklar, kendilerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bırakan Atatürk çocukları, gelecekle ilgili görüşlerini belirttiler ulusal bir gazetede.
Birlikte anlamaya çalışalım çocuklarımızı. Uzak yıllarımızdaki, gelecekteki yıllarımızdaki insanlarımızla birlikte anlamaya çalışalım çocuklarımızı. Ülkemizi ve dünyamızı kendilerinden emanet aldığımız çocuklarımızı anlamaya çalışalım.
“Ben barışın, sevginin, kardeşliğin yok olduğu bir dünyada yaşıyorum. Gelecekte insanlık yok olacak. Bunun için dünyayı yok etmeden ve yok etmek için uğraşan insanları yaşamımda istemiyorum. Teknolojinin gelişmesini ama insanoğluna insanlığını unutturmamasını istiyorum. Teröristlerin olmamasını, ayaklanmaların olmamasını istiyorum. Başkalarının geleceği kadar, senin geleceğin de önemlidir. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.”(Elif ÖZ 13 yaşında )
“Askerliğin bir hafta olmasını ve çocuklara özgü park yerlerinin olmasını istiyorum. Askerlerin ölmemesini istiyorum.”(Neriman YILDIZ 13 yaşında)
“Ben Ankara’nın Etimesgut ilçesinde dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğuyum. On iki yaşımdayım. Ülkemizin en batı ucundaki yaşıtımla en doğu ucundaki yaşıtım arasında ne kadar mesafe varsa, o kadar da çok aykırılık ve farklılık var. Keşke elimde bir değnek olsa da hepsinin aynı olanaklardan yararlanmasını sağlayabilsem.
Batıdaki yaşıtlarım belki teknolojinin, olanakların sunduğu her şeyi kullanırken, doğudaki yaşıtlarım eğitim hakkından yeterince yararlanamıyor.”Gülbanu
DUMANLI
“Herkesin biribiriyle selamlaştığı, iletişimin kopmadığı bir dünya istiyorum. Küresel ısınmadan ve yoksulluktan uzak bir gelecek istiyorum. Neden çocuklar ağlar, neden çiçekler solar?”(Seçil BAYDAR 13 yaşında)
“Ben, dünyayı değiştirmek isterdim. Yepyeni, güzel, temiz bir dünya isterdim. İnsanların iyi olmasını, çocukların ağlamamasını isterdim. Kötü alışkanlıklar yok olsun isterdim. Kentimizde çöp olmasın isterdim. (Fatma EDİK 13 yaşında)
“İnsanların biribiriyle savaşmasını değil, barış içinde, kardeşçe yaşamasını isterdim. Ülkede işsizliğin yok edilmesini isterdim. Parti başkanlarının biribirleriyle kavga etmelerini istemezdim. Yoksullara yardım edilmesini isterdim. Atatürk’ün Türkiye’sini geri istiyorum.” (Şura ALIŞ 12 yaşında)
“Cahil insanların okutulup, bilgilendirilmesini istiyorum. Çünkü, cahil insanlar başka insanlara zarar verebiliyorlar. Doğaya zarar veriyorlar. Ağaçları kesiyorlar, çimenleri eziyorlar.” (Sevcan ALTANSOY 12 yaşında)
“Annemin ve babamın okumasın isterdim. Onlar okumuş olsalardı, yaşamımız daha kolay olurdu. Daha az sayıda kardeşimin olmasını isterdim. Devletin, bütün okullara bakmasını isterdim. Okullara para topluyorlar, bu paraları veremeyenler de var.” (Zeynep OKTAŞ 14 yaşında)
“Temiz bir toplum istiyorum. Barış içinde yaşayan, savaşların olmadığı, açlığın görülmediği bir toplum istiyorum. Okulumu bitirdikten sonra çalışmak istiyorum.” (Ceren CERRAH 13 yaşında)
“Bilim insanı olup icatlar yapmak istiyorum. Öyle güzel bir şey icat etmek istiyorum ki, bütün aileleri çocuklarını okula göndermeye razı eden bir makine. Böylece, okula gitmeyen kimse kalmaz. Bir kalem alıp, insanların akıllarındaki kötülükleri karalamak, yerine iyilik, sevgi ve saygı yazmak istiyorum.” Betül YILDIZ 13 yaşında)
“Kız erkek ayrımı yapmaksızın, herkesin okutulmasını istiyorum. Köyümde lise olmasını istiyorum. Çünkü ailelerimiz, biz kızları uzak yerlerdeki liselere göndermiyorlar. Bizim suçumuz kız olmak. Kız-erkek ayrımının yapılmadığı bir kentte okumak istiyorum. Kimsenin hor görülmediği bir Türkiye istiyorum. Tüfeklerin patlatılmadığı, sigaranın içilmediği bir Türkiye istiyorum. Özgürlük, özgürlük özgürlük istiyorum.” (Sevcan OĞULLU 14 yaşında.
Büyükler!
Sevdiklerinizden çok sevdiklerinize nasıl bir dünya bırakacağınızı dinlediniz. Bizim ağzımızdan değil kesinlikle. O sevdiklerinizden çok sevdiklerinizin ağızlarından…