DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNDÜKLERİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: May 08, 2009, 09:39:01 AM
İşe, sivri tarafından başlayalım. En sivri tarafından: “ Düşün düşün … tur işin…” Yok canım! Sıkıntıdan kurtulması için, eyleme geçmesini istiyor belli ki, düşünen insanın.
Biraz daha az sivri yanı: “ Ayağını sıcak tut başını serin, çok yaşamak istiyorsan, düşünme derin…” Elbette. Düşün! Düşün ama, iştahtan kesiliyorsan düşündükçe…
Bunlar, düşünenlerin düşünceleri. Düşünmek üstüne. Düşünmeyenler ya da yerine başkaları düşünenler ne yapsınlar bu düşünceleri… Yaşamak (!) varken…
Atatürk diyor ki ;
“Düşünceler baskı ile, şiddet ile, top ve tüfek ile öldürülemez.”Öldürülebilseydi eğer, kurulabilir miydi Osmanlı’nın soğuk külleri üzerine genç bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Ostrovski,
“Kimse, düşüncelerine hükmedemez.”diyor. Ama düşüncelerin insanlara da, toplumlara da yön verdiği bir gerçek. Fransız Devrimi’nin konuşulduğu alana bakınız. Kemalist Düşünce ile uğraşmalara bakınız.
Fransız atasözü de ölmezliğinden söz ediyor düşüncenin: “ Düşünen beyinler aksini söylemiyor ki.
Victor Hugo, “Düşünce gıdadır…” diyor. Yenilmiş olan gıda değiştirilemez ama, düşünceler değiştirilebilir. Lowel’in dediği gibi:
“Düşüncelerini değiştiremeyenler, aptallarla ölülerdir.
Çok kişi bilir, kullanır bu düşünmenin anayasası olan sözü ama , az kişi bilir ancak Descartes’ın sözü olduğunu.
“Düşünüyorum, öyleyse varım!...” Demek ki, var olabilmenin abecesiymiş, önsözüymüş düşünmek. Ya düşünmeyenler? Ya yerine başkası düşünenler? Gibi yapmaktalar onlar, yaşıyorlar gibi…
Şu sözlerdeki erdemin sırt sırta verişine bir bakınız hele. İlki, deneme türünün babası Montaigne’nin, ikincisi ise Euripides’in:
“Alçak gönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, yüksek düşüncelerdir.” Hey be! Alçaklarda… Yüksekler.
“Her iyi düşünce, namuslu insanlarda bulunur.” Namussuz insanlarla kötü düşünceler kardeşmiş meğer. Geç anladık düşüncenin insanı düşündürdüğünü.
Mme. Jeanne Roland’ın da düşüncesi var düşünce üstüne. Bakınız, bakınız ne düşünce ama :
“Düşüncelerle karşılaşınca: zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir, ustalar yönetir…”
Napolyon gibi bir komutan söyleseydi belki daha anlamlı olacaktı ama, Victor Hugo’nun sözü bu:
“Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı koyamaz.” Karşı koyamamıştır da. Napolyon’un düşünce üstüne sözü de Napolyon’ca:
“Kılıç ve düşünce: kılıç daima yenilmiştir düşünceye.”Yenilecektir de …
Young,
“Yüreğinin kapısını çal! Düşünce evde mi, değil mi anlarsın.” E hadi ! Niçin niçin durmaktayız?
Cenap Şahabettin’in de hem düşüncesi var, hem sözü var düşünce üstüne. Düşünen insan çünkü. “Güzel düşünce doğru olmasa bile, hoşa gider.”diyor.
Bir kayığa benzettiğimizi düşünelim insanlığı. Ne gereklidir sizce yüzmesi için? Düşününüz… Düşününüz. İşimiz düşünmek. A. W. Hare veriyor yanıtı:
“Düşünce rüzgar, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendisidir.” Benzetebilmek de düşünebilmeyi gerektiriyor canım!
Düşündüğünüzden kuşkulanmıyoruz da, siz, hiç yanıldınız mı düşüncelerinizde? Ha? Yanıldığınız odlu mu hiç? Demeyiniz, demeyiniz… “Düşüncelerimde yanıldığım olmamıştır.”demeyiniz kesinlikle. Öyleyse de demeyiniz. Bakınız ne diyor çünkü Çiçero:
“Herkes düşüncelerinde yanılabilir. Ama aptallar…”
Sağlıklı düşünceler…