Arşiv Anasayfa "D" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
DEVRİM ÜSTÜNE By: Kenan Kalaycıoğlu Date: June 05, 2009, 09:55:28 AM
 DEVRİM   ÜSTÜNE

Yıllar önceydi. Kuş uçmaz kervan geçmez yörelerinde  Anadolu’nun çekeceğimizi çekmiş, büyükçe bir kentine gelmiştik eğitim neferi olarak.
Bir panel yönetiyorduk öğrencilerimizin önünde. Panelistlerimiz, öğretmenlerimiz. Konumuz, Kemalizm…
Cumhuriyet çocuğu bir kızımız, bir hanım öğretmenimiz, Devrimcilik İlkesi’ni anlatacaktı öğrencilerimize.
     -Çocuklar! Devrim demek, yıkmak demek… Kelimeden (sözcükten) de anlayacağınız gibi, devirmek demek…
       Neyse ki kıstırıldı sesi, konuşturulmadı. Demek yıllar yılı süren yanlışlarımızdan biri de devrim imiş… devirmek imiş…
       Geldik 2009 yılının iki haziran gününe. Kimi kafalara göre yapa yapa, kimilerine göre de yıka yıka. Ulusal gazetelerimizin birinde, bir haber başlığı:
        ‘Danimarka’da heyecan yaratan gelişme: Kanserde Devrime Doğru…’
        Demek ki o Cumhuriyet çocuğu (olması gereken) öğretmen hanımın anlayışına göre; kanser yıkılıyor… devriliyor  kanser… Aman yavaş olalım. Duyar da uzatır bir yerlerden kafasını ‘Ahh yazık!’ demek için…
         Yaşadığı gerçekler öyle bir duruma getirdi ki insanoğlunu, ‘kansere dayalı ölüm’ kanıksanmış, benimsenmiş ölüm sayılır oldu.
          Haber:
          ‘Bilim insanları RNA 129 adlı mikromolekülün şırınga ile aktarıldığı kanser hücrelerini 24 ile 48 saat içinde yok edebildiğini belirledi. Şimdi gözler, deneme sürecinde…’
           Hey be bilim!...
           Danimarkalı bilim insanlarının buluşunun başlangıçta kalın bağırsak ve mesane kanserinde etkili olabileceği belirtiliyor…
           Hey be bilim insanları!...
           Türk kültüründe ‘adam’ sözcüğü ‘erkek’ olarak algılanır genellikle. Algılama böyle olunca da ‘bilim adamı’ terimi yerleşik olduğuna göre, ‘bilim kadını’ yok demektir bizim kültürümüzde. Yok mudur gerçekten?
           Haberin, araştırmanın ilginç bir yanı da araştırmacılar arasında Türk bir kadının bulunması. Prof. Dr. Aslı Silahtaroğlu. Kopenhag Üniversitesi’nde.
           Öyleyse; bilim adamı değil, bilim insanı…
            Danimarka’nın Aarhus kentindeki Skejby Üniversitesi Hastanesi’nde çalışıyormuş bu araştırma ekibi. Ekibin başkanı olan Prof. Torben Örntoft on yıl öncesine değin söz konusu olan mikromoleküllerin kanserdeki öneminin bilinmediğini, şimdi ise birçok ülkede bilim insanlarının bu yöntem üzerinde durduğunu söylüyor.
             Araştırma ekibinin başkanı Prof. Örntoft uygulamanın Japonya’da deneneceğini belirtmiş. Japonya’da bu konuda bir kanser merkezi ile birlikte RNA 129 mikromolekülün kanserli hücreleri nasıl yok ettiği denenecekmiş.
            Aralarında bir Türk hanımın da bulunduğu (Evet, bir Türk hanım…) Danimarkalı bilim insanlarının bu buluşu, Molecular Cancer Research dergisinin kapağında yayımlanmış.
             Biz, pek yabancı değiliz bu tür dergilere. Bizdeki Bilim Teknik Dergisi gibi bir şey olmalı.
             Bir başka şey şu bilim denilen şey…
             Bir başka şey, bilim insanı olmak…
             İnsan olmak…
             Gazetemizin aynı sayfasından bir habercik daha. Gün gelir, evrimleşmek için de devrimleşmek için de kafaların nerelerden geçtiği bilinir diye not etmek istedik.
             ‘Beyin, 22 yaşında mükemmele ulaşıyor. Kendinizi genç hissediyorsunuz ama, beş dakika öncenizi anımsayamıyorsunuz. Beyninizin gelişimi durmuş demek ki. 27 yaşından itibaren düşüşe geçiyormuş beynin geişimi. ABD’de Virginia Üniversitesi bilim insanlarının araştırmasına göre.
              Bilime…