Arşiv Anasayfa "G" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
GİZ ÜSTÜNE By: Kenan Kalaycıoğlu Date: June 05, 2009, 09:59:56 AM
GİZ   ÜSTÜNE

-Eğiliniz, yanaşınız, bir giz vereceğiz size. Gizli bir giz…
Önemseseydik kendimizi eğer, kendi dilimizi, bu sözcüğü kullanıyor olacaktık el’in “sır” sözcüğü yerine. Giz…
Anladınız. Sır demek, giz demek…
Bizim sözümüz de giz üstüne işte.
“Herkesin bir derdi var, durur içerisinde…” diyor ya türküde, üçüncü sözcüğün yerine “giz” sözcüğünü koyunuz siz.
Çok çok kişisel olanından, çok çok özel olanından yanayım ama, çok da kendisinden yana değilim gizlerin. Şu, ağızdan kulağa fısıldanan gizlerin. Fıs fıs…ların.
Giz insandır, insanın kendisidir. Us’u olan insanlar için elbette. Hz. Ali bakınız ne demiş gizlerimiz üstüne:
“Giz’in senin eserindir; açıkladığın zaman, sen onun tutsağı olursun…” Doğru ama; e, sakla bakalım gizlerini. Öbür yakada işine yarar belki.
Balzac da yararından söz ediyor giz’in. Anzer balı olduğundan.”Bir gizi sürekli saklamak, insanın ruhunu en çok olgunlaştıran şeydir.” Yani, giz’in kendisi değil ama, giz’i saklamak. Herkes giz saklayabilir mi ama? Yanıtınızı duyar gibiyiz. Ne yakınmalarınız vardır sizin…
“Bir insan ya sarhoş olunca, ya da aşık olunca giz tutamaz.” demiş Antiphanes. Sarhoşların gevezeliği bilinir de, aşıklarda da varmış meğer.
İnsanın gizlerini sizce en iyi kim saklayabilir? Anladık. Aşık Veysel’ce olsun istiyorsunuz sizin yanıtınız:
-Kara toprak…
-Yanlış…
“Kendi giz’ini senden başka kim daha iyi saklayabilir ki…” diyor N. Husrev. Atalarımız da aynı düşünceden yana.”Giz’lerimi düşman bilmesin istiyorsan, dostuna açma!” Demek ki en candan olanınla bile paylaşmışsan bir giz’ini, herkesle paylaşmışsın demektir.
Theodor Fontane, “Giz saklanmaz!” derken, “En budala kadının bile giz’lerini gizleyebilecek kadar aklı vardır.” diyor Ferenc Herceg.
Bilge kişiler bile paramparça bu giz’ler konusunda. Kimileri giz’lerin gizlenemeyeceğini, kimileri de çözülemeyeceğini anlatıp anlatıp durmuşlar. Doğrudur, çünkü onlar da insan…   
“Eğer insan bir giz’i saklamak isterse, onun bu giz’ini öğrenmek için yeryüzünün hiçbir gücü yetmez.” E. Von Eschenbach.
Düşünce dünyasının ustalarındandır Seneca. Düşüncenin bilgesi. Öğüt veriyor insanlara, insanların giz’lerinin saklanması üstüne:
“Başkalarının senin giz’lerini açıklamasını istemiyorsan, kendi giz’lerini açıklama.” Elbette. Kimi insanların kendileri tutamaz kendi giz’lerini.
Giz’lerini söyleme dostuna… Bizce de söyleme. Ya giz’lerin olmamasına özen göster, açık ol… Giz’lerini kimseciklere güvenme ya da… Yoksa? Dostuna… Dostuna… Dostuna… derken, bilmediğin dillerden dinlersin kendi giz’lerini dünyanın öbür ucundan.
F. Atar da diyor ki;
“Giz’lerini açıklayan insanlardan uzak dur!” Demek ki, tehlikeli olabilirmiş bu, kendi giz’lerini açıklayan insanlar.
Oysa,”Ser (baş) vermek olur ama, sırrı (giz’i) ayan eylemek ( açıklamak) olmaz.” diyor Cenabi Paşa. Elbette! Kendinize güvenilmiş olan giz’leri, gözleriniz gibi koruyunuz, gözleriniz gibi.
Bir insan bir dostuna bir giz’ini açıklarken nasıl bir mutluluğa ulaşıyorsa, dostuna da o tür mutluluğa erişmeyi önermiş olur.Yani, güzel olan bunu sen de yap demeye getirmiş olur. Peki ama, dostu da erişmek istemez mi o mutluluğa? İster elbete. Siz de istersiniz, siz de.
Aldım öyleyse baştaki giz’imi geriye. Giz’siz, berrak yaşamlar…