BABALAR İÇİN By: Kenan Kalaycıoğlu Date: June 12, 2009, 11:35:40 AM
BABALAR İÇİN
Baba, babadır…
Halk dilince söylenir olsa bile, “iskele babası” olsa da baba, babadır…
Kimsecikler, hiç kimsecikler yadsıyamaz babanın “baba” olduğunu.
Belki çölde kum tanesi gibidir, denizlerde bir damla gibidir başımızdan geçenler ama, e onca yıldır az şey görüp geçirmedik biz de…
Yol üstünde sıska koyungözleri,
Neler gördü, neler gördü bu garibin gözleri…
Devletimizi “baba” diye tanıttılar da bize yılların yılı, dönüp sonunda “Devlet, baba değildir.” diye bas bas bağırdılar en en üst perdeden.
İnanmayınız… Kim ne derse desin, nasıl söylerse söylesin; devlet, babadır…
Baba olmak zordur zor. Öyle biyolojik babalık değil muradımız. Baba gibi baba olmak zordur. Hele, ekmeğin babaların ağzında olduğu ülkelerde, hele koruması altındakilerin yerine bile kendi canını verebilecek baba olmak, zordur.
Baba olmak gerek ama, baba olmayı anlamak için de, yaşamak için de. Hanımının kolundaki bir bilezik için hanımını boğazından boğazlayan ne babalarla paylaştığımız ne sokaklarımız var… Ne sokaklarımız… Baba,
-Beni al!... Beni al!... diyendir can almaya gelen ecelin,
-Seni mi, çocuğunu mu? sorusuna.
Gelenekleri, kültürleri, ahlak anlayışları, yaşayışları… ayrı ayrı da olsa toplumların; baba, babadır her toplumda. Atalarımıza bakınız:
“Baba malı…” Her maldan, her tür varsıllıktan daha ayrı, daha ayrı bir yeri var baba malının.
Fransızlar için de öyle. Onlar için de baba, babadır.
“Babalar, doğanın yarattığı bankerlerdir.” Fransız atasözü. Banker para verir size, daha çok paranızı alır verdiği paranın karşılığında. Babalar da verir. Verir ama, hep verir… Geri almaz artısı ile banker gibi. Durum böyle olsa da, aldatmayınız sakın kendinizi, babaların çocukları.Aldatmayınız çünkü;
“Baba malı tez tükenir…” Türk atasözü.
Baba hep vericidir ama, onun verdikleriyle de yetinmeyiniz, öğrettikleriyle de. Sakın ha sevgili gençler. Çünkü; babaların da babaları diyor ki;
“Baba bilgisi ile adam olunmaz…”
Ananızın bilgisini de, babanızın bilgisini de alınız-öğreniniz ama, yeni yeni bilgiler de ekleyiniz üzerine.
Babalar yeterince açık mıdırlar dersiniz oğullarına karşı, kızlarına karşı? Yanıtınızdan önce toplumunuzun yüzüne bakınız. Toplumunuzun yüzü söyler anlayana, babalarının yüzünü. Nietzsche diyor ki babalar-oğullar için:
“Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar…” Gizlemeyiniz öyleyse sayın sayın babalar. Açık olunuz açık.
Kul’a ayan…
Yaradan’a ayan…
Siz, babaların hep verici olduğunu mu anladınız anlatılanlardan? Yorum da sizin anlayış da.
Baba, bir bağ bağışlamış oğluna ama, bir salkım bile üzüm vermemiş babasına oğul… İşte, “dünya” dedikleri de bu, “insan” dedikleri de bu. Cabriele d’Annunzio da o anlayış üzere söylemiş sözünü:
“Bir baba yüz evlada bakar da, yüz evlat bir babaya bakamaz.” Bunu, “baba” olanlar anlar en iyi.
Övdük durduk mu dersiniz babaları. Bitiriyoruz. Babalara bir şamarla bitiriyoruz:
“En kötü babalar kimlerdir bilir misiniz? Gençliklerinde yaptıklarını unutanlar.” D.Diderot.
Vah babalar!...