TEKNOLOJİ KÜLTÜRÜ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: September 07, 2009, 10:41:47 AM
TEKNOLOJİ KÜLTÜRÜ
Kültür, bir bütündür.Sağlığı da kapsar, insanlar arası iletişimi de. Yemek yemenin de, yolunca yürümenin de kültürle ilişkisi vardır. Sokağı kullanmanın da, teknolojiyi kullanmanın da bir kültürü vardır.
Yeniden söyleyelim öyleyse. Kültür, kapsamı çok geniş olan bir bütündür.
“Kimler geldi… kimler geçti hayatımdan…” diyor ya o güzel şarkıda, kültürün, insanoğlunun yaşamındaki yeri de o. Ne kültürler gelip geçti şu yaşlı dünyamızdan.Ne kültürler oluşturdu, yaşadı, gerilerde bıraktı canım insanoğlu. Sürdürülmekte olan da var elbette. Yaşanmakta olan da…
Bizim sözümüz, teknoloji kültürü üzerine. Teknolojiyi kullanma kültürü üzerine.
Trabzon’dayız, Uzunsokak’tayız. Canımız çektiğince yürüyemiyoruz. Omuzlaşıyoruz biribirimizle… Dirsekleşiyoruz… Ayaklarımıza basıyoruz biribirimizin…
Eveeet….
Şu, size de bize de rahatsızlık veren nedenlerden birinin nedeni de cep telefonunu kullanamama nedeni mi? Düşününüz… Hanım kız ya da delikanlı cep telefonu ile konuşurken ya da ileti (mesaj) yazarken, basıverdi ayağınıza. Ahhh! Nasırınız… Kim bilir kaç kez…
Sizin ya da genç kızın, delikanlının söyler misiniz o cep telefonunun teknolojisinde ne ölçüde payı olduğunu?... Söylemeyiniz… Vicdanınızca düşününüz. Ya da,
Altımızda dört çarpı dört araba, kendi yaşamımızın değerine denk… Bizden önce onu görsün istiyoruz bakanlar. Onu görürlerse, bizi görmüş olurlar düşüncemiz. Kimi zaman, özellikle de yaya kaldırımlarına park ediyoruz dört çarpı dördümüzü, içinde sigaramızı içerken. Arabamızı görsünler bizi göreceklerine…
Şimdi söyleyiniz, dört çarpı dördünüzün teknolojisinde payınızın ne olduğunu. Söyleyiniz lütfen. Alçak gönüllülük gösterip de saklamayınız motor için ya da elektrik donanımı için sizin geliştirdiğiniz teknolojik bilgiler. Yoksa, sizin teknolojik katkınız lastikler üzerine midir? Yakıt-çevre ilişkisi üzerine midir?
Cüzdanlarımızı dolduran onlarca kredi kartımıza bakalım. Bakmak şöyle dursun, cüzdanımız da kaç kredi kartımız olduğunu gözlerine soka soka gösterelim tanıdıklarımıza. Ezilsinler kartımızın “karizma” sı altında. Ezilsinler çünkü sizin teknolojiye katkınız belli ki kredi kartı konusunda. Üretiminde ya da finans yönünde… Övünebilirsiniz teknoloji bilginizle, teknolojiyi kullanma kültürünüzle…
Onca katkınızdan sonra hak ettiniz artık gezmeyi-tozmayı. Durmayınız, haydi bakalım.
-Evde oturma! Sokağa alışverişe çık! Çık! Ekonomik kurmaylar da öyle istiyor. Öyle diyorlar. Nakit gerekmez, kredi kartını vermen de gerekmez. Göster kendini, (Pardon!) göster kredi kartını yeter.
Ödeme günü?
Allah kerim…
Özet…Kimi insanlar teknolojiyi üretiyor. Üretiyor ve kullanıyor. Analarının ak sütü gibi. Kimi insancıklar da, kimi insanların ürettiği teknolojiyi, teknolojiyi kullanma kültürleri bile olmadan kullanıyor / kullanamıyor…
Upuzuuuun sokakta mesaclaşırken (ileti),
-Küttt!... Çarpıştık…
-Bu kredi kartının da çok düşükmüş kapasitesi, çok düşükmüş… Hemen dolmuş… Haciz memuru kapıda… Dört çarpı dört, “Çüşş!” deyince durmuyor, kaldırıma çıkıyor…
-