KOYUNUN KOYUNLUĞU By: Kenan Kalaycıoğlu Date: September 17, 2009, 01:29:42 PM
KOYUNUN KOYUNLUĞU
Bizim de malımız vardı küçükken. Küçüklüğümüzde yani, çocukluğumuzda. İneklerimiz vardı, keçilerimiz, öküzümüz…Danamız tosunumuz vardı.
Koyunumuz yoktu ama. Kazımız da yoktu koyunumuz da yoktu.Onlarsız büyüdük biz. Koyun tek tük vardı da komşularda, ilk kez abece (alfabe) kitabında görmüştük kazı. O, gak gak gak gaklayıp da koca koca yumurtalar eden kazı.
Keçilerim hep yaramazdı. Kıpır kıpırdılar. Çok sıkıntılar açmışlardı başımıza komşuların bahçeleri yüzünden. Tosunun kabalığın simgesi olduğunu da bilmezdik o zamanlar, koyunun “sürü” olduğunu da.
Şuncasını bilirdik ama.Şuncası, geleneksel olarak yerleştirilmişti çocuk belleğimize.
Tosun güçtür, vurur acıtır…Kaba kuvvettir. Lümpendir, usu(aklı) olmadığı için boynuzları ile çözmeye çalışır sorunları. Unutmadan ! Varlığını günümüzde de sürdürmektedir, gelecekte de sürdürecektir.
Kaz… Kaz işte canım!.. Kimi kazlar çocukluğumuz yaşımızda kalmış olsa da , kaz olmaktan kurtarmıştır kendisini nice kazlar.
Koyunlar da koyun işte!..
Derede topluca yıkayabilmek için koyunları komşular binbir emekle birini sokarlardı önce dereye.Suya sokunca da tut tutabilirsen arkasındakileri. Topalı bile yüz kilometre hız yapar.
Koyun işte…
Koyunluk da sürüp gidiyor karda-kışta…
Son durumlarından söz etmiş miydim size koyunların kazların? Teknoloji çağındaki durumlarından? Anlatalım:
Yaban kazlarının göç ederken v biçimini almalarının nedenini araştırmış bilim insanları. Olabilir, olabilir! Kimi usu (aklı) çoklar, “Deli!” diye bakarlar böylesi bilim insanlarına…
Uçmakta olan kazlar kanatlarını çırparlarken, kaldırıcı bir hava akımı oluşturuyorlarmış arkalarında. Arkadaki kazlar bu akımdan yararlanıyor ve daha az kanat çırpıyor, daha az yoruluyorlarmış. Katarın önünde uçmak nöbetleşe oluyormuş ama. Yardımlaşma … Dayanışma…
Böylece kazlar uçuş uzaklıklarını %70 daha arttırıyorlarmış… Doğanın düzeni işte…
Hep grip yıkımı ile hep garip yıkımı ile uğraşmıyor ya bilim insanları. Kimi kez de kimi bilim insanları böyle kimi yaramazlıklarla uğraşıyorlar…
Yararlılık da olsa yaramazlık da olsa size göre , doğanın gizemlerinden birini daha işte çözdü bilim insanları.Kaz kafalı kazlar bile amaca ulaşabilmek için dayanışmanın gereğini meğer yaradılışlarından biliyorlarmış. İnsanoğlunun yeni yeni keşfettiği…
İnsanoğlu, doğanın bir bilinmeyenini çözdü. Çözdü ama… “Ama!.. sı da ne canım!
Ya koyunun durumu?
-Koyun neden çobansız olamaz?
-Koyun neden bilinçsiz bilinçsiz sürüp gider çobanının peşinden?
-Koyun sürüsü neden kimi zaman da yuvarlanır gider uçurumdan , çobanı uçurumun başında sırıtarak dikilirken?
“Hiçbir yaratık dört dörtlük değildir! “ sözünü de bilirsiniz, anlamını da bilirsiniz elbet. Siz gene de sevgiyle yaklaşın koyunlara.Eti var, sütü var, yapağısı var… Uysallığı, uysallığı var dünyalara değer…
Aradığınız o değil mi?
Tam yağlı koyun peyniri…