ADALET YIKILIRSA By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 15, 2009, 09:28:30 AM
ADALET YIKILIRSA
Televizyon haberlerinin vazgeçilmezidir, bilirsiniz.Sık sık ve evire çevire gösterilir.Dramı yansıttığı için kullanımı kolaydır, alıcısı boldur. Kondu yıkımı… Doğru adı “gecekondu” olsa da, değişti gitti yıllar içinde doğruluğu.”Gece”si kalktı gitti de “kondu”su kaldı.
Kondu’su kaldı çünkü; özellikle seçim önceleri gündüz yaparlar, seçim sonraları gene gündüz yıkarlar. E, nerede kaldı bunun gecesi…
Bir mezar yeri bile yoktur adamın. Uğruna öleceği vatanı için, gömüleceği bir mezarlık toprağı bile yoktur. Bir boşluk bulup seçim öncesinde, bir kondu geçirmiş başına.
Neler duyumlarsınız siz, kondunuz başınıza yıkılırken?... Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’ nde de böyle bir olay yaşanmış.
Uğruna ölüme hazır olduğu yurdunun onca toprağında, iki dönümlük bir toprağı varmış adamın. Ekip-biçip, geçimini sağladığı iki dönümlük toprak…
Bir gün, tarlasının bitişiğini kazmakta olan birkaç kişiyi görünce, şaşırarak sormuş:
-Ne yapıyorsunuz?
-Biz, cami yapacağız buraya…
Aradan günler geçti. Tarlasının bitişiği işlendi cami yapımı için. Yetmedi, tarlasına da girildi…
Günler sonra görkemli görkemli yükseldi cami ama, bıçaklar açmıyor adamın ağzını. Yeri gitti elinden çünkü. Toprağı gitti.
Mahallenin büyüklerine gitti sonunda. Mahallenin ileri gelenlerine, sözü geçenlerine.
-Toprağının üstüne yapılan herhangi bir yapı değil ki yıkalım ya da hakkını verelim… Cami bu, camiye dokunulmaz ki…
Geçimi kıtlaşan kişi, müftüye gitti ama sonuç yok. Kadı efendiye gitti, sonuç yok. Padişaha gitmeye karar verdi sonunda. Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’a.
Biraz güç oldu ama, gene de çıkabildi sonunda huzura. Bir güzel dinledi kendisini Kanuni. Camiyi yapanların da, yaptıranların da getirtilmesini istedi Kanuni. Davalıyı da, davacıyı da dinlemek esastır ya kanun (yasa) devletinde…
-Cami daha güzel olur diye, biraz genişletmek istedik Padişah’ım. Genişletmek için de en uygun yer, bu yerdi. Bu yüzden, onun yerine doğru genişlettik camiyi. Pek de güzel olmuş…
Cami için yeri elinden gitmiş olan insanı bir türlü anlayamıyormuş halk…Cami hiç yıkılır mı? Dünya malı için cami yıkmak… Olacak iş değildi elbette. Değildi ama, adam da taaa Padişah’a çıkmıştı. Cihan Padişahı’na götürmüştü işi.
Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman, buyruğunu duyurmuş:
-Şimdi gideceksiniz, camiyi yıkacaksınız!...
Kimseler, kimsecikler kuşkulanamazdı Cihan Padişahı’nın müslümanlığından Öyle de, bu buyruk da ne idi?
-Şimdi gideceksiniz, camiyi yıkacaksınız!...
Şaşkın şaşkın bakıyordu camiyi yapanlar da, yaptıranlar da. Kendi yorumlarınca, içinden çıkılmaz bir durum…Hem içinden çıkılmaz bir durum, hem altından kalkılmaz bir durum…
Camiyi yapanlar da alabildiğine huzursuz… Kaygılı… Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman rahat ama. Alabildiğine rahat, huzurlu… Kısaca, Kanuni ya adı…Kanunlara (yasalara ) dayalı… E, daha neye dayalı olsun ki… Şaşkınlıklara hiç aldırmadan, buyruğunun gerekçesini de söyledi Kanuni:
-Ben, yıkılacak o caminin yerine daha büyük daha görkemli bir cami yaptırabilirim ama; adalet bir kez yıkılırsa, devlet de yıkılır… Çünkü; adalet, devletin temelidir…
Sizce de öyle midir?...
Herkesçe?...
(Kaynak yazı, Bütün Dünya Dergisi haziran sayısındandır.)