TİLKİ İLE EŞEK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 15, 2009, 09:44:18 AM
TİLKİ İLE EŞEK
Sakın ha!.. Sakın ha kimse kendisini “olduğundan başka” göstermeye kalkmasın!.. Ne olur ne olmaz.Güncel olanda herkes,”Bana dokunmayan yılan...” diyebilir.Ama kim bilebilir yarının ne getireceğini.Yarınların kaç bebeğe gebe olduğunu.
Ya günün birinde birileri çıkarda,
Gel bakalım ey insanoğlu.Geçmiş zamanların birinde yusyuvarlak olan sen,sipsivri göstermiştin kendini bize…Dökülürse andaçlar ortalık yere?..
Herkes kendini bilsin en doğrusu.İt itliğini,bit bitliğini.Kurt kurtluğunu,hırt hırtlığını.Eşek mi? Tilki mi? E, siz veriniz kararınızı.İşte öyküleri.
Türk bilgesi İbrahim Şinasi Efendi’nin deyimiyle,sırtındaki ru-yi nigar (Bir cins pembe üzüm) dolu olan eşek,köyden kente gidiyormuş.
Merak edenleriniz için söylemiş olalım.Bu eşek gün görmüş,görmüş-geçirmiş yaşlı bir eşekmiş.Us’lu (akıllı) diye de bilinirmiş çevresindekilerce.
Sırtındaki pembe üzüm yükü ile yolunca yürüyüp giderken akıllı-yaşlı eşek,bir tilki çıkıvermiş önüne ansızın…Tilki aç…Doyumsuz tilki.
Siz us’lu-yaşlı eşeklerin de bilirsiniz kültürümüzdeki yerini tilkilerimizin de.Her ikisinden yana da yoksul değil,varsılız.
Eşek kanaatkar,tilki kurnaz…
Karnını doyuracak,açlığını giderecek bir yiyecek olması ile de deli etmeye başlamış pembe üzümler eşeği,pembe görünümleri ile de.
İbrahim Şinasi Efendi’nin anlatımı ile başlamış eşek efendiye dil dökmeye uyanık kurnaz tilki:
“Gelsem olmaz mı huzura (yanına) a benim aslanım
Ta yakından bakayım hüsnünüze (güzelliğinize) hayranım.”
Mübarek ayağını bastığı yerde güller bittiğinden söz etmiş eşeğin tilki,mis gibi koktuğundan,sayısal çoğunluğundan, sağduyusundan…Daha daha nelerinden söz etmiş uyanık-kurnaz tilki…
Us’lu (akıllı)-yaşlı eşek mayıştı kaldı uyanık-kurnaz tilkinin sözleri karşısında.
Tilki o gevşetici sözleri ile karşısındakini sanım sanım sandırıcı dil döküşleriyle us’lu (akıllı) yaşlı eşeği bir kuyunun başına getirdi.
Yine Türk bilgesi İbrahim Şinasi Efendi’nin anlatımı ile tilki,
“Burada bir güzel ahur ile yemlik vardır.
N’eyleyim yükle girilmez kapısı çok dardır.”
Bu kapıdan içeride zevk,safa,uyuma,zengin olma,hükmetme,melek gibi dişilerle…Ama sakın aşık olayım deme…
Eşek önündeki ayna gibi suya yaklaşınca iştahla kendi kafasını gördü suda ama,başkası sandı…”Dilber ü nazik bir baş…”
Seslendi eşek…Us’lu (akıllı) yaşlı eşek:
-Buraya gel…
Karşısındaki güzel-nazik baş da bağırdı:
-Buraya gel…
İt, kendi ”Hav!” ına “Hav!” lar ya…
Us’lu (akıllı)-yaşlı eşek sandı ki karşısındaki nazik baş, kendisini çağırmada.
Uyanık-kurnaz tilki atıldı hemen:
Geçiniz,siz sevişiniz efendim.Ben hizmetinizi görürüm.Siz düşünmeyiniz.Ben sizin yerinize de düşünürüm.Dediklerimi yapınız yeter.Ama yükünüzü bırakınız, kapıdan giremezsizin yoksa…
Uyanık-kurnaz tilkinin dediği gibi yaptı us’lu(akıllı)-yaşlı eşek…
Görenler,uyanık-kurnaz tilkinin pembe üzümleri ballı ballı yerken, us’lu(akıllı)-yaşlı eşeğin o açlığının sonucu kanaatkar olduğunu anlatırlar.O gün bu gündür.
Başına gelenler, karakter özellikleri olmuş zaman içinde…