Arşiv Anasayfa "F" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
FOTOKOPİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: October 15, 2009, 09:50:35 AM
                                   FOTOKOPİ
           Öğrencilere yazdırırdık sınav sorularını. O zamanlar… Onbeş dakikada yaz, otuz dakikada yanıtla. Resmi belgede de sınav süresi kırkbeş dakika… O zamanlar…
           Umarsızların umarıdır bu: O zamanlar öyleydi…
           Yalanı kendisine köprü edinenler için o zaman da öyleydi, bu zaman da böyle…
           Teksir makineleri çıktı daha sonra. Elimiz kolaylaştı. Bizim de öğrencilerimizin de.
           Sonra sağolsun elin gavuru fotokopi makinesini yaptı. İşimiz kolaylaştı. E, biz de sağolalım elbette. Dişimizden-sağlığımızdan kesip, veriyoruz teknolojiyi üretebilen elin gavuruna…
           Yaşamı değiştirdi fotokopi makinesi. Yaşamı biçimlendirdi. Yalnızca yaşamı mı? Bizi de, biz de  değiştirdi. Adamın biri, omzundaki papağanla eczaneye girdi. Konuşmadı, papağanı konuştu omzundan.
           -Bir kutu aspirin rica ediyorum!
           Önce papağana baktı eczacı şaşkınlıkla, sonra da papağanın altındaki adama. Papağan, fiyatını sordu aspirinin. Adam şimdi otomatikti. Elini cebine attı, aspirinin parasını ödedi eczacıya.
           Eczacı şaşkın…
           Eczacı, hemcinsinin suskunluğuna şaşkın. Eczacı, hemcinsinin konuşmada  yoksulluğuna, ödemede otomatikliğine şaşkın.
           Dayanamadı. Düşünememişti ki düşünmemişti ki o güne değin kendi adına da olan biten adına da düşünebilsin olan-bitenin nedenini-niçinini… Soruverdi bir çırpıda sessiz adama:
           -Nereden buldunuz bunu Allah aşkınıza?
           -Ne bekliyorsunuz?
           Bu soru size sayın okuyucu. Bu, “ne bekliyorsunuz?” sorusu size. Yanıt verilecek mi dersiniz eczacının,
           Nereden buldunuz Allah aşkınıza? Sorusuna suskun adam.
           Hani o konuşmayan düşünmeyen, neden konuşmadığını bile düşünmeyen adam…
           Gene sahibinden önce davrandı papağan. Atıldı.
           Eczacının suskun adama,
           -Nereden buldunuz bunu (Papağını) Allahınız aşkınıza? Sorusuna yanıt verdi bir çırpıda:
           -Bizim oralarda bunlardan çok vardır…
           Şimdi size bir soru daha:
           -Sizin oralarda bu papağanlardan mı çok vardır, yoksa bu sessiz insanlardan mı?
           -Ha!..
           -Söyleyininiz canım! Her çıkmazımıza bir Atatürk yetiştirilemez ki!..
           Siz, bizim oraları mı soruyor sunuz? Bizim oralarda onlardan çok çok… Ortalık dopdolu… Gözlerinizi kapatmayınız yeter.