Arşiv Anasayfa "K" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
KOMŞUMA GİT By: Kenan Kalaycıoğlu Date: December 07, 2009, 10:48:46 AM
KOMŞUMA GİT

            Ege’de, güzel İzmir’de onca öğrencilik yıllarımız da hep böyle dinledik bu anlatıyı.Gediz Ovası’nda da, Kozak Yaylası’nda da.Hangi anlatıyı mı? Aşağıdaki anlatı.
            Yaz yolculuklarımızda, belli durak yerlerimiz vardır kahvaltı için,çay için,yemek için,dinlenmek için.
Ilgaz da bunlardan biridir.Yol kenarında ki evinin bahçesinde dut ağaçlarının altında semaverden çayı, yayıktan ayranı,sacdan gözlemeyi konuklarına sunan Ilgazlı Veli de böyle anlattı bize bu anlatıyı.Hangi anlatıyı mı?Aşağıdaki anlatı.
             Zigana Dağı’nın önünde de arkasında da, eteğinde tepesinde de böyle anlatılır bu anlatı.Biz bu anlatıyı böyle dinleyerek büyüdük.Hangi anlatıyı mı?
Aşağıdaki anlatı.
             İlkokula başlamadan da duyardık bu anlatıyı büyüklerimizden.Biz bu anlatıyı, böyle duyduk büyüklerimizden.Sonra beş yıl ilkokul,üç orta üç de lise.
Üstüne, sınıfta kalmadan sürdürülen dört yıllık diploma için beş buçuk yıl üniversite boyunca, bize böyle anlatıldı bu anlatı.Duyarak büyüdüğümüz biçimiyle.Hangi anlatı mı? Aşağıdaki anlatı.
             Çeyrek yüzyılı bulan süredir de biz, böyle anlatırız bu anlatıyı öğrencilerimize de, söyleştiklerimize de.Hangi anlatıyı mı?Şimdi:
             Zamanlardan zamanın birinde, yerlerden yerin birinde, sanılır ki İstanbul’da, bir bakkala gider adamın biri sabahın köründe.Bilmem ne almak için.İnsanoğlu işte.Gereksinimi biter mi hiç…Sabahın köründe,kim bilir ne alacak..Bakkala girer.
             -(…) almak istiyorum
             -Ben siftah yaptım beyefendi.Ben siftah yaptım ama, komşum henüz siftah etmedi.Ona git…Ondan al alacağını…
   Bildiğiniz bir bilmeceyi sormak gibi bir uygunsuzluk mu yaptık, tereciye tere satmaya kalkmak gibi bir densizlik mi yaptık… Bağışlayınız lütfen.
   Sizin de bu anlatıyı böyle dinlediğinizi sanırız. Aynı ortamları, aynı kültürü paylaştığımıza göre…
   Siz öyle sanın, öyle… Öyle sanın ve yanılın bizim gibi. Yaşınızın dörtte birindeki, kültürünüzün binde birindeki delikanlı, öğretir size doğrusunu. Bu anlatının böyle olmadığını canım!... Şu, bilmece gibi sunduğumuz anlatının.
   Bize göre, bize anlatıldığına göre, bir Yahudi ‘dir bu, müşterisini Müslüman komşusuna gönderen satıcı. “Ben siftah ettim, komşum da siftah etsin…” düşüncesi ile.
   Olmaaaaaaaaaz!...
          -Hoçaam! O, size yanlış anlatıldı… Onu diyen, bir İslam alimidir… Hiç, Yahudi öyle der mi?...
          -Bunu sana kim böyle anlattı?
          -Şey Abi…
   Moda mı dersiniz, yoksa…
   İnsanî değerler evrenseldir mi dersiniz…
   Dil de sizin… Beyin de sizin… Vicdan da sizin…
          “Yüz liramın doksan lirasını reklama verir, on liram ile istediğim işi yaparım…” diyen de, o anlatıdaki Yahudi’dir. “Kültür evrenseldir!... de vurmalar-kırmalar –yakmalar-yıkmalar” ise “Özel” dir…