KARA YÜZLER AKLANIYOR By: Kenan Kalaycıoğlu Date: December 10, 2009, 09:07:48 AM
KARA YÜZLER AKLANIYOR
Sıkmayınız, sıkmayınız canınızı. Konserve oluyor. İşler konserve oluyor, sıkmayınız canınızı. Bu konserve, bildiğiniz türden değil ama. Doğru ile yanlışın, çirkin ile güzelin karışımı. Olur ile olmazın.
Siz, sıkmayınız canınızı!
Güzel işler de oluyor. Güzel işleri gördükçe, inanınız içimiz de bir başka güzel oluyor. E, içi güzel olan insan da güzellikler salıyor çevresine.
Biz, telefon numaralarına bu düzeni, düzgünlüğü, bu güzelliği kimin getirebildiğine şaşar şaşar dururken…
Yeni bir güzellik haberi okuduk gazetemizde. Güzelleştik doğrusu, duygularımızla. “Trabzon kabuk değiştiriyor. Trabzon Belediyesi 2011 yılında yapılacak Olimpiyatlara değin, Trabzon’daki yapıların dış görüntüsünü düzeltmek için düğmeye bastı…”
Hay sağlıklar olsun, sağlıklar olsun o çirkinlikleri güzelliklere çevirmek için düğmeye basan ellere…
“Trabzon Belediyesi ile İşkur’un birlikte yürüttükleri girişim kapsamında otuz kişilik bir ekiple yapıların dış cephelerini hiç bir ücret almadan boyuyorlar…”
2011 Olimpiyatları için Trabzon’a gelecek olan yerli / yabancı turistlere çirkinlikleri göstermemek için, güzel görüntüler sunabilmek için, Trabzon Belediyesi ile İşkur, yapılarının dışını boyatmayan yapı sahiplerinin yapılarını boyatıyor…
Biz de yetiştirsek yapımızı da… Boya bedava…
Ama bu, alışık olmadığımız bir iş…
Alışık olmadığımız bir güzellik bu.
Demek yaşadığımız kentimiz, güzel gözükecek artık güzel bakışlarımıza.
Evet… Size katılıyoruz. Güzellikle ilgili güzel duygularımıza katıldığınıza biz de katılıyoruz. Ama, ya konserve? Konservelik neresinde bu güzelliğin?
Şurasında:
İçi (h)en birinci sınıf, değeri (h)en yüksek para olan bu yapılara kim verdi dersiniz kullanma izinlerini? Ha! Kim verdi dersiniz? Dış cepheleri boyanmadan… Belediye yapısı içinden yıllar içinde gelip geçen/ gelip geçen Belediye yönetimleri… demek yıllardır görüş güzelliğimizi bozanlar, üçlü denklemin bilinmeyeni değilmiş. İşte konvervecilik de burada, bu noktada. Güzel ile çirkin, doğru ile yanlış iç içe. Olur ile olmaz iç içe.
Paran yetişmiyorsa beyefendi/ hanımefendi, bir kat eksik yap yapını ama, dışını boyat! mı dediğini duyuyorsunuz uzaklardan birinin. Us (akıl) ülkesinden yani. Hay ağzına sağlık, diline sağlık.
Sıkmayınız, sıkmayınız canınızı. Geç olsun, güç olmasın… E, olmasın ama, aşağılıyor da insanı bu yolda yol alanlar. Aşağılanmak da kötü canım!..
Neyse… yapıldıklarında boyanmış olsalardı, eskimiş olacaktı şimdi boyaları…
Güzel oluyor güzellikler.
Ya kaldırımlar?..
Biz, dolaba koyduğumuz us’umuzu (aklımızı) kullanmaya başladık sanki. Yayalar için düzenlemiş olan kaldırımlar, yayaların hizmetine veriliyormuş. Trabzon Belediyesi’nce canım! Hay Allah!.. kim yapıyor dersiniz bu koskoca yanlışı (!) Trabzon Belediyesi…
Güzel oluyor güzellikler…
Demek kamyonların, otomobillerin park yeri olan o kaldırımlar, yayalarınmış meğer… hay!..
Kentlerin görünümü, kentte yaşayanların kültür birikimlerinin görünümüdür. Diplomalı / diplomasız.