Arşiv Anasayfa "G" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
Geçer Geçer By: Kenan Kalaycıoğlu Date: December 16, 2009, 08:27:40 AM
         -Geçer geçer, bunlar da geçer!...
           E, geçer elbette canım! Söyler misiniz siz, hangi dağı gördünüz ki üstünden yol aşmamış… Şirin’in sevgilisi Ferhat’ın deldiği dağlardan söz etmiyoruz. Hoş, onlar da geçip gitti ya çoktaaan.
          Hoca ile çok çok iyi idi iletişimimiz. Cengiz’in de öyle. Nemlioğlu Konağı’nın en üst katında yalım yalım vuruyordu Trabzon’da akşamüstü güneşi. Kime mi? Sırtı güneşe dönük olanlara değil elbette. Yüzü güneşin dimdik ışınlarına karşı dimdik durana vuruyordu besbelli. İmamoğlu Hoca’ya…   
   -Güneş de gözüme vuruyo…yav uşakla…   
   -Ya nereye vuracak ki…sesi duyuldu, duyuldu ama,” Kim dedi?” ye gitti Cengiz’in çıkışının altında.
           -Sana bi’ soru Hoca! Sabah güneşi kime vurur, ha kime?
   İnsancılık akan yüzünü biraz güneşten korumak için, biraz da incelikten şöyle bir yana yıkarak İmamoğlu Hoca,
          -E, Çenkiz (Cengiz)! Sen de bilirsin ki güneşe vurur sabah güneşi…
   Geçti geçti, onlar da gelip geçti…
          -Bu basit idi, basit. Bunu geç. Asıl soru şimdi. Akşam güneşi kime vurur peki?...
          -(…)
   Kendisine göre Cengiz, Hocaya göre Çenkiz:
          -Eşşeğe vurur eşşeğe…
   Sonunda gene de tatlıya bağlamışlardı işi, tatlı tatlı öpüşerek.
   Hey günler hey… Geçip gitti…
   İmamoğlu Hoca da çekip gitti bu dünyadan yakasını-paçasını kurtarıp, Çenkiz de… Oysa, onlarla da güzeldi dünya. Çok güzeldi.
   Her şey geçip gidiyor. Güzel olan her şey.
   Geçecek ama, bunlar da geçecek.
   Siz de görüyor musunuz sokaklarda gencecik dilenci kızlar. Kiminin kucağında mini minnacık maketi bile var. Maketinin, aslının dilendiğinden şimdilik haberi yok ama. Delikanlılar da var. Dilenci…Birisi, önümüzde yere atmıştı da kendisini. “Şenkaya’lıyım, sara’lıyım…” diye çarpmıştı başında toplananları.
   Geçecek, bunlar da geçecek…
   Sokakta ilk gördüğüme kesinlikle söyleyeceğim, dayanma gücü versin diye.
- Geçecek, bunlar da geçecek...
            Süleyman Nazif geldi us’umuza bunları size anlatırken. Yazar, yönetici, nükteci, vali Süleyman Nazif.
   Bir adamla karşılaşmış yolda. Şu, yukarıda sözünü ettiğimiz türden bir adam. Eli, hep karşısındakine doğru açık. Boynu, hep yana doğru eğri.
          -Bir yardım…
          -Git işine be adam! Seni kim getirmişse bu duruma ona git! Demiş Süleyman Nazif.
          -Yanındaki maketini kimden aldınsa, ona git! diyemiyeceğiz ama biz.
         -Geçer geçer, bunlar da geçer!... deriz belki.
   Bu sokağı gürültülü mü gördünüz yoksa siz? Gözlüğümüz olmadığı için, duyamadık biz.
   Geçer canım, onlar da geçer.