KARMAKARIŞIK İMZALAR By: Kenan Kalaycıoğlu Date: December 16, 2009, 08:29:40 AM
Bizim de, bizim de başımıza gelmişti.Çekiliyor.
Boşuna dememişler, “Başa gelen çekilir…” diye.
Adımızın altında, başkasının yazısı…
Başkasının adının altında, bizim yazımız…
Çekiliyor.Başa gelen çekiliyor.Bizden önce de öyle idi.Bizden sonra da öyle sürdürülecek besbelli.
Hey yıllar…Hey hey yıllar…
O zamanların haşin,gaddar,plancı,ırz düşmanı…
insanı idi filmlerinde Hüseyin Baradan.Bir yandan da İzmir’de bir bölge gazetesinde foto muhabiri.Bıyıkları, fotoğraf makinesinin askı kayışından daha uzun Hüseyin Baradan…
Bizim sorularımızı yanıtlarken, yanındakilerle de bir yandan konuşuyordu artist-foto muhabiri Hüseyin Baradan.
-Fotoğrafımın altına … nın adını yazmışlar!... demişti.Gerisini,Hüseyin Baradan’ı tanıyanlar uydurur.
Daha eskilerden de böyleymiş…
Edebiyatçı Süleyman Nazif, acılı nüktedan aynı zamanda.Acıtmalı nüktedan.Acıtıcı dilli…Filorinalı Nazım adını yazmışlar bir gün Süleyman Nazif’in gazetedeki yazısının altına.Okurlarından biri;
-Geçmiş olsun (Süleyman Nazif Bey)!
-Eveeet! Allah’a şükür ki ucuz atlattık! Süleyman Nazif’in okuru şaşırmış.
-Beyefendi! Yazınızın altında Filorinalı Nazım adı yazılmasına, “Ucuz atlattık.” mı diyorsunuz…
-Öyle deme azizim! Ya onun yazısının altında benim adım çıksaydı…
Filorinalı Nazım, yazı yazmasını beceremeyen ama kendisini “Yazar” diye tanıtıp, öyle geçinen biri.
Bize mi ne Filorinalı ile Süleyman Nazif arasında geçen bu ilişkiden? Demiştik ya yazımızın başında. Siz, unutuverdiniz.
Bizim de, bizim de başımıza gelmişti. 1970’li yıllardan beri değişik değişik gazetelerde… Yazımızın üstünde başkasının adı. Korusun…
Yazar (!) da yazıyor hani. Bıkmadan, usanmadan. Geçmişine, yaşanmışına bakmadan. Son model edebiyat kitaplarımızdaki gibi beş sayfa, tek paragraf. Yüzlerce yıldır yaşanmakta olan durum. Yüzlerce yıldır yüzlerce yazar (!) tarafından tahlil edilir, analiz edilir, irdelenir, incelenir…
Çok acıktım… Çok çok acıktım… Orucumu açıp da mı namazımı kılayım, namazımı kılıp da mı orucumu açayım… Sanki bunda bir damlacık akıl-irfan yok gibi. Yok gibi…
Yazması, Zekat üstüne büyyük yazarın. Beş yıl önceki, on beş yıl önceki… aynı tümceler. Zekat’ın kuralı elbette değişmez ama, otuz yıldır Zekat’ı anlattığı sözcükler de, tümceler de hiç mi hiç değişmiyor. Hiç değişmiyor… Kitaptan gazeteye, kitaptan gazeteye, ki… gaz…
Siz, mirasyedinin dalkavuk arama dinletisini hiç dinlediniz mi? Dinlemediniz. Yazık! Yazık ki ne yazık! Eski dalkavukların tadı-tuzu yok ki yeni dalkavuklarda.
İmzalar karışık, karmakarışık…