Arşiv Anasayfa "İ" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
İÇİNİZE BAKINIZ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: December 30, 2009, 11:26:59 AM
İÇİNİZE     BAKINIZ

            Konutunuzla işyeriniz arasında her gün gidip döndüğünüz yol üzerinde “Mutluluk” bulduğunuz bir gün… Alır mısınız?... Alıp, yüreğinize koyar mısınız?
            Bulsanız da,alıp çantanıza koysanız da  beş para etmez o mutluluk.Emeksizdir çünkü…     
            Mutluluğu da içeren yaşam çok narindir,çok çok incedir…İnceden incedir.Kırılabilir niteliktedir.
            Öyleyse duyarlı olunmalı mutlulukla sarmaş dolaş olmuş yaşama karşı.Cumhuriyetin demokrasi ile donatılmışı gibidir mutluluk ile donatılmış yaşam.
            Öyle ama,izin vermeyeceksiniz siz, mutluluğu
engelleyecek engellere.Peşinden koştuğunuz mutluluğa kavuşmanızı engellemek isteyenlere, siz engel olunuz.
Küçücük mektupların size gözyaşı döktürmesine izin vermeyiniz.Büyütmeyiniz sorunları.Yolunu açmayınız olumsuzlukların.
   Elbette! Elbette bir keşiş gibi yaşayarak, kendi yaşamınızda mutluluğa doğru  ilerleme sağlayamazsınız.
Aksiliklere de uygarca direnebilirsiniz, yanlışlıklara da, eksikliklere de.Özgüveninizi arttırma yolunda güveniniz
ile birlikte yürüyünüz.
   Kararlarınız duygularınızın güdümünde değil, us’unuzun (aklınızın) güdümünde olmalı.Mutlu görünmek için değil, mutlu yaşamak için…
   Zamanlardan bir zaman, yerlerden bir yer.Söyleşe söyleşe yollarında yürüyormuş iki keşiş.Bir derecikten karşıya geçebilmek için düşünen genç bir hanım görmüşler.Keşişlerden biri ansızın genç kadını kucaklayıp derecikten geçirmiş.
   Yolunca yürüdü gitti ama genç kadın, tartışması bitmedi iki keşiş arasında.Kadını derecikten kucaklayarak geçiren keşişin davranışını hiç yerinde bulmadı diğer keşiş.Seslendirdi de düşüncesini:
          -Böyle bir davranışı nasıl yapabildin?Biz keşişiz.
Genç bir kadını kucaklamayı bırak, onlara bakmamız bile yasaktır !...Öteki keşiş de veriverdi yanıtını:
          -Ben o kadını çoook gerilerde bıraktım…Ama sen, hala taşımaktasın onu…
   Hepimiz keşiş değiliz elbette ama, hepimiz insanız şunun şurasında.Hepimiz, demokrasinin cumhuriyeti donattığı gibi donatmak istiyoruz yaşamı
mutlulukla.
   Anlayışla karşılamalıyız öyleyse, anlayışla.”Öyle” diyeni de, “Böyle” diyeni de.
   Konutumuzla işyerimiz arasında, kaldırımda bir yerde…buluversek demiştik mutluluğu.Bulamayız…
Bulamayız ama, endişelenmeyiniz de.
   İşte size mutluluğun yeri…
   Tanrılar hem sunmak istemişler insanoğluna mutluluğu, hem de “Beş para…” sayılmasın diye saklamak istemişler gene mutluluğu.
   Değişik görüşler ileri sürülmüş mutluluğu saklamak için.Mutluluğu kendisine verilmek istenen insanoğlundan saklamak…korumak…
   Kimi, “Dağların doruklarına saklayalım…” derken, “Denizlerin dibine gömelim…” demiş kimileri.
“Ay’a-güneşe saklayalım…” diyenler de çıkmış elbette.
   Bilebildiniz mi? Bilebildiniz mi insanların, kendileri için en gerekli olan mutluluğun nereye saklandığını?
   E, hadi biz söyleyelim bilemeyenlere:
         -İçinize bakınız , içinize !...Hiç birinizin bakmayı us’unuza (aklınıza) getirmediğiniz yere…Hadi bakınız…