DEĞERİN DEĞERİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: December 31, 2009, 10:05:03 AM
DEĞERİN DEĞERİ
Eğitimde nasihatin yeri olmadığını bilenlerdeniz biz de. Modern eğitimde, çağdaş eğitimde. Öyledir ama, ne yazık ki bizim kuşak da bol bol nasihatler dinledi gençliği boyunca. En ilginci mi?
Sen uyma (onlara) oğlum!..
Bir yere gittin ki herkes kör… Sen de yum bir gözünü…
Hey günler…
İster öyle, ister böyle olsun, insan bir “değer”dir. İnsan olmayı becerebilmiş olan, bir “değer”dir. Kimseler bilemez, sözümüzü işte bu yüzden dilimize doladığımızı. Bilemezler de, taşa tutarlar…
-Siz, sizin gibi birisine para verip çalıştırır mısınız?..
İşlevi önemli olan bir makine bozuşmuştu fabrikada. Olmazsa; üretim duracaktı, işçiler işlerini yitirecekti.
Ustalar-mustalar çağrıldı makinenin onarılması için. Olmadı. Kentin en ünlü ustasını buldular, getirdiler bozulan makinenin başına. Özene bezene inceledi bozulan makineyi, kentin en ünlü ustası. Vidalardan birinin gevşemiş olduğunu gördü. Vidayı sıktı. Makine çalıştı. Üretim başladı.İşçiler, işsiz kalma korkusundan kurtuldu.
Ustaya ödenecek ücrete gelmişti sıra.
-Yüz lira istiyorum! dedi usta.
Bu istediği kabul etmedi fabrikanın yöneticisi. Çok buldu. Fabrikanın sahibine bildirdi durumu.
Fabrika sahibi ustayı çağırttı. Bir vidayı sıkmak için neden böylesine çok ücret istediğini sordu.
Ustanın yanıtı, insanın değeri gibiydi. İnsan olabilenin değeri gibi yanıtladı:
-Yüz lirayı, bir vidayı sıktığım için istemiyorum ben. Bu yüz liranın ancak on lirası vidayı sıkmanın karşılığıdır. Doksan lira ise, hangi vidayı sıkmanın gerektiğini bil-me-nin karşılığıdır.
Akan sular durdu işte o anda… Ünlü ustanın, ünlü sözü üstüne. Ustaya yüz liranın hemen ödenmesini buyurdu fabrikanın sahibi. Sonra da o ustayı, teknik konuların sorumlusu olarak işe aldı fabrikanında…
İnsan olabilenin değeri işte… Değerin değeri…
Bitmedi. İnsan yaşamı böyle örneklerle dolu. Dudak uçuklatan, diken diken eden, kan donduran örneklerle dolu yaşam.
Bütün insanlığı, gençliği idi adamın. Olumsuz olumsuz sözler söylüyordu çevresindeki bilge kişilerle ilgili… Olgun kişilerle ilgili… Bir ders vermek istedi ona bir Bilge. Yanına çağırdı ve dedi ki içi boş, dili dolu genç adama:
-Parmağımdaki bu yüzüğü sana veriyorum. Pazara git ve bir altına sat bu yüzüğü.
Pazara gitti ama dili dolu, içi boş adam, kimsecikler on para bile vermedi yüzüğe.Döndü geldi,yaşadıklarını anlattı yüzüğü kendisine veren Bilge’ye.
-Şimdi kuyumcuya git ve bu yüzüğün değerini sor bakalım! dedi Bilge. Gitti.
-Bu yüzük için size bin altın verebilirim! diyen kuyumcunun yanıtını iletti Bilge kişiye çabucak.
Artık ders verme zamanı gelmişti içi boş-dili dolu genç adama. Bilge de öyle yaptı.
-Varlıkların değerini anlayabilmen için çok çalışmalısın, çok okumalısın ve işinin uz-ma-nı olmalısın… Değerli değer olmalısın…
Sizce de öyle değil mi?..
Günlük traş olma kültürüne erişememiş insanı müdür değil, genel müdür yapsan ne yazar… Kapkara arabalara bindirsen ne yazar…