SİVRİ DİL By: Kenan Kalaycıoğlu Date: February 17, 2010, 11:06:43 AM
SİVRİ DİLLİ
Ah öyle olmasaydı. Öyle olmasaydı da us’umuz (aklımız)la derde girmeseydi başımız. Başımız kendi derdini, us’umuz(aklımız) da kendi derdini çekseydi. Şu üç günlük(!) dünyada…
Kendi kendimize mi öğrendik yedi yaşımızda biz Atatürk adını… Bizi düşman çizmesinden kurtardığını… Dinimizi, toprağımızı koruduğunu… Cumhuriyet anlayışını kullanın ve geliştirin diye bize verdiğini…
Ya sonra?
Kimi yer kimi bakar… sonrası.
Kimi över kimi söver… sonrası
Hep böyle, her dem(zaman) böyle.
Ben ezelden beridir… hep öyle.
“Hırsıza yolsuza söver… dediler bize. Erzurumlu Şair Nef’i için. İnandık… Değil mi ki yolsuza sövüyor, hırsıza sövüyor. E, varsın sövsün canım! Bizim ağzımız oruçlu olduktan geri…
Hoş, sövdü sövdü de ne etti ki bizim Nef’i. Kendi kendine etti. Kendi eliyle kesti kendi kolunu. Omuzdan…
“Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim…”
Altı yüzyıllık dönem içerisinde çıka çıka çıkan üç – beş ozandan biri değil mi ki bu Nef’i… Doğru… Akıllı… Delikanlı… Dürüstlüğünü, mutluluğunun bile önünde tutan… Dahası…
Topkapı Sarayı’nın odunluğunda kendisini boğarak öldüren Saray Celladı Bostancı Başı Boynueğri Mehmet Çavuş’a olmuş son sözü:
Hadi ordan bre cahil Türk!...
Vardır böyle tarihe geçmiş sözler. Tarihe yazılmış sözler. Söyleyeninden ünlü sözler. Dinleyenlerin yüzde bilmem kaçının bile anlamaya zekasının yetmediği sözler. Ne sözler… ne sözler…
“Sen de mi Brütüs?”
Muzaffer Hacıhasanoğlu’nun Deli adlı o güzel öyküsünde diyor ki öykü kahramanı kasap delikanlı:
Bir kız geliyordu. Alacağını alıyor, sararken de kemik istiyordu kedileri için kendince. Kız gidince kızıyordu babam:
- Yalan! Kedileri yok bunların! Kendileri içecekler suyunu!
- Yapma, be baba! Deme böyle! Yıkma dünyamı! demek geliyordu içimden, diyemiyordum. Ona neydi kızın kedisinden…
Şimdi:
Yapma böyle be Nef’i! Deme böyle! demek geliyor içimizden ama… Ezeli var bunun, ezeli var, öncesi var. Sayın sayın bakalım kaç kişi “ Ben Türküm!” demişti Osmanlıda sarayın içinden? Bir çarpı o yana, bir çarpı bu yana.
Atalar sözünce bir sözü varmış taaa o zamandan Erzurumlu Şair Nef’i’nin. Yergici, sövgücü, dili sivri Nef’i’nin:
“Türk’e Hak, çeşme-i irfanı haram etmiştir.”
Açalım mı… Kaldıralım mı takkesini ki görünsün kel’i kel’in… Kaldıralım.
Allah Türk’e anlayışlı olmayı, sezgili olmayı nasip etmemiştir…
E, o gün bu gündür mü canım! E, yetmedi mi daha…
Baksanıza, otomobiller bile yaya kaldırımlarına dikeylemesine park ediliyor. Katiller alkışlanıyor. Seksenlik dedeler, anlayamadığımız bilmem neler adına torunlarına tec…
Biraz da susmasını bilseydin be Nef’i baba… Bilmesini bildiğince… Kelleyi kurtarmak için canım.