Arşiv Anasayfa "G" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
GELENEKTEN BİR YAPRAK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: February 22, 2010, 01:00:46 PM
GELENEKTEN BİR YAPRAK

          -Ver! Ver! Ver!
          -Al! Al! Al!
           Yapraklar dolusu yazıp gidiniz isterseniz böylece
Bitiremezsiniz çünkü, insanlık tarihi boyunca hep böyle süregelmiştir bu iş. Ver-Al…Hep bir ala-vere vardır insan ilişkilerinde.Yararlandırılan-yararlandıran…Alan-veren…
            Kaynak mı?
            Sözünü ettiğiniz “Şey”e bakınız canım! Al-Ver işini yapanların sayısının sözü mü olurmuş insanların oluşturduğu toplumdaki insanların insan sayısının yanında… Bulsunlar buluştursunlar getirsinler.Al-Ver işine kaynaklık edebilecek ne varsa.
            Bir tehlikesi, tehlikeli bir yanı var ama gizli kalmasında yarar görülen bu Al-Ver işlerinin.
            Maymun ne denli yükseklere yükseklere çıksa, o denli apaçık görünürmüş kıçı…
          “Ver-Al.”da da öyle…
   Tarihten bir sayfa.
   1687 yılında kıkbeş yaşında o koskoca Osmanlı’ya padişah oldu ama II.Süleyman…Altı yaşından beri de hep boğdurulma korkusu yaşamış.Yerime geçebilmek için kardeşim Avcı IV.Mehmet beni öldürürse…
   Ver-al işinde anlaşma sağlanabilirse, şimdilik sorun yok demektir. Ama ya sağlanamazsa, sonunda sağlık da yok demektir.
   Osmanlı’da tahta çıkan da, çıkaran da, tahtın altındaki de bilir bu işlerdeki Ver-al işini.
   Tahta yeni çıkan padişahın padişahlık yapabilmesi için, yeniçerilere dolgunca bir rüşvet (ulufe) dağıtması gelenekleşmiş. İnsan da zaman da hep aynı, her yerde aynı.
   II. Süleyman, bu ulufe dağıtma geleneğine uyamamış. Uyamamış çünkü, beş kuruş para yokmuş kendi cüzdanı sayılan hazinede.
   Yeniçeri durur mu ama. Yeniçeri alışmış rüşvet almaya,ulufe almaya.Onların, Yeniçerilerin, “kazan”ını bilirsiniz siz.Kazan kaldırmalarını…
   Yeniçeri kazan kaldırmış,İstanbul’u yağmalamakla korkutuyormuş Saray’ı.Saray’da padişah olmaya çalışan II.Süleyman’ı!...
   Sadrazam Siyavuş Paşa ki, Yeniçerilerin de sadrazamıdır, yalvarıp yakarıyor ama, sözünü dinletemiyor Yeniçeri’ye…
   Sadrazam, askerine karşı çare(umar) sız…
   Saray’da sandıktan sepetten toplanan 150 okka altın ve 800 okka gümüş eritilmiş, para basılmış ve dağıtılmış Yeniçeriler’e.
   Az bulmuş ama, Yeniçeriler ulüfeyi.Ayaklanmayı sürdürüyorlarmış.
   Hay aksi !...
   Tadına varamayacak mı dersiniz padişahlığın II.Süleyman…
   Devletteki bu Ver-Al oyunundan yükünü tutmuş olanlar toplanmışlar sonunda. İstanbul’daki zenginlerin Saray’a yardım etmesiyle Yeniçeriler’e gerekli ulufenin verilerek ayaklanmanın önlenmesini… kararına varılmış…
   Hıh !...
   Yeniçeriler zeki çocuklar. Devşirme yolu ile toplanmışlar.Us(akıl) sahibi çocuklar.
   -Padişah’ın bizim için zenginlerden para istemesine gerek yok ! Biz, istediğimizi gider alırız onlardan!...
   Kim bilir…Kim bilir belki de padişahlarının onurunun kırılmasını istememişlerdir zenginlerin önünde…
   Gelenekte çok öykü var böylesi.Çoook…Sonuç mu?
   Bir yağma başlatmış İstanbul’da Yeniçeriler. Tarihe destan…Sadrazamları Sadrazam Siyavuş Paşa’yı bile ele geçirmişler.Linç edilmiş olarak yazık ki…Değerli ne varsa toplamış doldurmuşlar koyunlarına. Paralar… Karılar…Kızlar…
   Tarihten bir sayfa demiştik. Tarih işte. Hep öykü,hep öykü…