Arşiv Anasayfa "K" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
KOLAY GELSİN By: Kenan Kalaycıoğlu Date: February 25, 2010, 10:35:06 AM
KOLAY    GELSİN
   
               O yıllar, 1960’lı yıllardı.İstanbul’da rum hanımın, gecede onlarca kez kesilen elektrik için ünlü öykücümüz Sait Faik Abasıyanık’a, 
            -Bu insanlar için her şey çok…dediği üzre.Bu kızgınlık üzerine de Sait Faik’in,    
            -Bu insanlar için hiçbir şey çok değil…diye öykü başlattığı gibi…
             İfakat öğretmen, “İlk kez gördüğünüz büyük bir yeri betimleyiniz (tasvir ediniz)”. diye bir yazma konusu vermişti.
              İki bin kişilik bir ilçeden çıkıp, Trabzon’u ilk kez gördüğüm günlerdi.Bir anlattım, pir anlattım Çömlekçi’den Taşbaşı Yokuşu’nu pırıl pırıl ışıklar altında çıkışımı.Dünya, Trabzon’du sanki o gece.Sınıfta en yüksek notu ben almıştım İfakat öğretmenden.Hey günler…Meydan’dan Değirmendere’ye dolmuşla gidebilmek için dakikalarca dolmuşun dolmasını beklediğimiz günler.
               Niçin mi yazdık bunları?
               Bizim Maraş Caddesi, Kahramanmaraş’taki caddeye, cadde gibi caddeye benzetilirken biraz dertlenmiştim de ondan.Cadde ortasındaki bölüntülük betonlar, metaller kaldırılıp da altına asfalt dökülünce, bir “Eyvaaah !...” koptu içimde.Caddenin iki yanı taş döşeme ama, arası asfalt…Yani, üstü şişhane…altı … hesabı…
               Düşündüğüm gibi olmadı ama.İyi ki, iyi ki olmadı.İyi ki yanıldım.Yapan ellere, yaptıran dillere sağlık.Güzel olmuş…Cadde gibi cadde olmuş…Us’u (aklı) erenler oldukça, güzellikler de olabiliyormuş demek ki insanımızın yaşadığı yerlerde.
             Yıllardır yıllardır kullandığım yoldur Meydan-Üniversite yolu.Kim bilir kaç kez kaç kez boynumu bükmüşümdür Değirmendere’de yolun bölünmüşlük durumuna…Düzensiz bölünüşüne…İlkelliğine…Fidanı tersine soksanız bile büyütebilecek bir toprağımız olmasına karşın yöremizde yeşil gibi bir yeşil bulmak sorun oldu Trabzon’ umuzda.
                  Yeşillendiriliyor ama artık Değirmendere’de karayolunu bölen bölüm. Görünüşü de güzel,sonucu da güzel olacak besbelli.
                  Ha! Palmiye ağacının Trabzon’a uygun düşmeyeceğini de okumuştuk bir ara yerel basında kimi gazetelerde… Yazık!... Siz bakmayınız palmiyeyi bizim Trabzon’numuza yakıştıramayanlara sayın yetkililer, sayın ilgililer, sayın bilgililer. Uygarlık, öyle kolay yutulacak lokma değil ki canım!... O palmiyeler çok, çok çok yakışacak yollarımız boyuna.
                   Güzel oluyor, güzel oluyor güzel işler yapmak. Güzel işler yapmak, güzellikler oluşturuyor. Yapanlara sağlık, yaptıranlara sağlık. İnsan olmanın, kentli olmanın bilincine varanların bilincine sağlık.
                   Bir güzellik daha olacak. Ama şu iki durumdan biri olmazsa, bir güzellik daha olacak bizim Trabzon’umuzda. Hepimizin duyumlayacağı, yudum yudum yudumlayacağı bir güzellik.
                    Ya, “Benim şoför esnafım korna çalmaz! Korna çalmaz benim şoför esnafım…” demeyecek televizyon ekranlarından kimileri / birileri…
                     Ya da çıkarıp cebine koyacak kornalarını birileri birilerinin ve sürücüler karşı çıkmayacak bu uygar insan / uygar kent adına yapılacak uygulamaya.
                      Zor değil… Hiç zor değil… Trabzon’lu olduğunu söylemek kadar kolay. Bir eksiği ile ama. Kent’li / Trabzon’lu olduğuna inanarak.
                      Meydan Alanı da alan gibi oldu doğrusu. Park gibi… Alan gibi… Yeni güzelliklere, yeni yeni güzellikler katılsın istiyoruz kentli olabilmemiz için.
                      Maraş Caddesi’nde eli-kolu araç-gereç dolu dolaşanlar… Yazın – çizin / ölçün - biçin yeni güzellikler için. İşiniz kolay gelsin…