ANLAYIŞ ÜSTÜNE By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 01, 2010, 11:25:41 AM
ANLAYIŞ ÜSTÜNE
Guinnes World Records 2010-Yılın En İlginç Kitabı adlı bir kitap geldi kitaplığımıza.Hani şu, dünyadaki “En…” leri gösteren kitap.Guinnes Rekorlar Kitabı…
En buzlu deniz…Ağıza sokulan en fazla akrep…
Everest’e tırmanan en yaşlı insan… vb.
Gençlerden biri, elindeki o ilginç kitapla sordu:
-Hocam, dört kilometre ağaç olur mu?
-Olmaz…
-Ama burada öyle yazıyor.Dört kilometreden de çok…
-Olmaaaz…
-(…)
Baktık.Yerkürede en çok hangi yükseklikte ağacın/ormanın bulunduğunu belirtiyordu.Demiştik ya;
kitap, “En…” lerin kitabı.
Kitap elimizdeyken, bir bakalım dedik Osmanlı Dönemi’nde Osmanlıyı yönetenlerin kaçı kendisini Türk saymış, kaçı Osmanlı saymış…Ara ki bulasın.Yazmıyor ki…Yazılmamış ki Guinnes Rekorlar Kitabı’na.
İşimiz edebiyat.Deyimlerimiz de edebiyatımızda.
Osmanlı Dönemi’nde sıkça kullanılan bir halk deyimimiz varmış.Türünün adı “Halk Deyimi”dir de “Yüksek Zümre”de sıkça kullanılmış bu deyim.
Etrak bîidrak…
Türkler anlayışsızdırlar…Algılamasızdırlar Türkler … Bu anlamlara geliyormuş işte bu deyim.
Deyimi kurgulayan da biz değiliz, kullanan da biz değiliz.Böyle duyduk böyle okuduk.Böyle okuyoruz Etrak bîidrak …
Pişirelim,pişirelim biraz daha.Fırına vermişken mercimeği varsın pişsin kıvamınca.Hem demokrasilerde hiçbir şey halktan gizlenemeyeceğine göre…
Erzurumlu Şair Nef’i yalnızca döneminin değil edebiyatımızın en usta hiciv-yergi-küfür şairi. Üstüne yok konusunda…Hem, yaşamını da bu uğurda vermiş ya…
Türk’e Hak, çeşme-i irfanı haram etmiştir… dizesi belki kendi adından bile daha daha ünlüdür Nef’inin.
Şu ikinci sözcükteki “H” harfi var ya şu “H” harfi…Ah bir “h” biçiminde yazılsaydı…Küçük karakterli yazılsaydı…Olmadı ama…Nef’inin başının altından çıktı bütün bunlar.O büyüttü ve”H” etti bizim küçük “h”yi…İş açtı sonra da hem başımıza, hem kendi başına…
Allah, irfan (anlayış) çeşmesinden içmeyi Türklere haram kılmıştır…Yani,
Türkler, algılamasızdırlar…Anlayışsızdırlar Türkler…
Türk’e Türk düşmanlığı değil elbette amacımız.Hem moda da böyle değil.Moda, Türk’e Türk propagandası…
Öyleyse ne anlama gelmektedir bunca yazı, bunca söz?
İlgisiz…İlgiye ilgisiz, algıya algısız.İşimiz daha daha basiti bunun.Daha daha kolayı.
Adaaam sen de!...
Mutluluğum önde olsun da …Ben mutlu olayım da…Elbette bu, mutluluktan ne anladığımıza bağlı öncelikle.Mutluluğu nasıl algıladığımıza bağlı.İki dakikalık “Ha ha ha, Hi hi hi…” için öbür yüzünüzle söyleyip savunduğunuzu “Değer”leriniz çiğneniyorsa kendi ayaklarınızla… Mutluluk da, mutsuzluk da çok uzak size.Çoook uzak.Rahat olunuz.
Ölümü bile küçümseyerek ölüme gidenler var ama canlılar arasında.Kurdun Ölümü’nde Yahya Kemal’in sözünü ettiği kurt, yalnızca Fransız ormanlarına özgü değil ki canım!...
Duyarsızız…
Duyarsızlığı özellik edindik sanki…
Kendisini Topkapı Sarayı’nın odunluğunda boğarak öldürecek olan Saray Celladı Bostancıbaşı Boynu eğri Mehmet Çavuş’un.
-Şiir düzülecek biri var içerde şair efendi… sözüne bile şu küfürle karşılık vermiş Şair Nef’i:
-Hadi ordan bre cahil Türk!...
Bu, son sözü olacağını bile bile.
İşimizden aşımıza değin, kendimizden karşımızdakine değin, duyarlı olmak zorundayız duyarlı.Du-yar-lı…Türk olmamızdan önce, insan olduğumuz için…