Arşiv Anasayfa "D" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
DA VİNCİ’NİN EŞEĞİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 30, 2010, 12:41:08 PM
DA VİNCİ’NİN EŞEĞİ


            Eşek!
            Eşşek!
            Eşşoğlu!
            Eşşekoğlu eşşek!
            Eşeğin sıpası!
            Nedir Allah aşkına şu eşeğin insanlardan çektiği.
Yazıktır, ayıptır, günahtır…Bırakınız yakasını.Bırakınız bir gün görsün o da o güzel gözleriyle şu güzelim dünyada.
            Eşek, en güzel gözlü yaratıktır…
            Kanaatkarlığın simgesidir eşek…
            Durum böyledir ama, gözünü toprak doyurası insanlar bile bırakmazlar bu en kanaatkar yaratığın yakasını.Önüne, yemliğine ne koyarsan…Ne arpa ister senden, ne sap, ne saman.Ne verirsen, ne denli verirsen.
Sen insansın, o eşek.Onun eşekliği bile, senin insanlığına kalmış.
            Öyle olmuyor ama öyle görünse bile.İnsanlar, kendileri gibi insanları da eşek diye adlandırıyorlar.Öyle sesleniyorlar.
            Eşek!...
            Eşek, hangisine ses çıkarmış ki kendisine “Eşek!” diyenlerin.Siz, gördünüz mü, duydunuz mu…
            Küresel ekonomiye bile yön veren ne hanım güçler özenir özenir dururlar o eşşek gözlere.O eşek gözlerin güzelliğine.Ekonomik güçlerini ayaklar altına sererler eşek gözlü olabilmek için.
            Olmuyor ama…Olamıyor
            Eşek de vazgeçmiyor eşekliğinden, insan da insanlığından.Ölümlü dünya.Canlı değil mi eşek de insan da.
            Adaaaaam sen de…
            Benden bu kadar…
            Gerisi Allah’a kalmış…
            Eşek de öyle yapmış bir gün.Hoş, eşek olan her gün yapıyor ya anlatacağımız eşeğin eşekliğini.Haaa! Siz, kimi eşeklerin iki ayağını yitirip de iki ayak kaldıklarını bilmiyorsunuz demek ki.Olabilir.
             Çok, çok çok yorgun olduğu bir gün, bolca eşeklik yaptığı bir gün eşek, çöküvermiş olduğu yere.Çok yorgun olduğunu, daha gidemeyeceğini söylemiş.Havalar çok soğukmuş, kar yolları tutmuşmuş.Sular üşütmüş, buz tutmuşmuş.
              Kendisine yiyecek bir şeyler aramakta olan serçe, yanına inivermiş havadan, eşşeklik yapan eşeğin.
Durumunu görmüş.Eşek, uyudu uyuyacakmış.
             -Üzerinde uyumaya çalıştığın yer, buz tutmuş bir göldür eşek!...Aman, dikkatli ol!
               Eşekler anlamaz ama, anlayanlar anlamıştır o, serçe olduğunu bilip de arama işine koyulan serçenin düşüncesini.
               Beyin, “çalıştırılıp da iş gördürülmesi için” konulmuştur çünkü kafaların içine.İri iri kafaların da, küçük küçük kafaların da.Kafası olanlara elbette.
                Kanaatkarlığı artarak artmış durmuş, halden hallere giren eşeğin.
                Oooh!...
                Adam sen de!...
                Bana ne canım!...
                Uyumuş…Eşşek, uyumuş…Öylesine uyumlu gelmiş ki kendisine uyumak.Uyumuş…
                Anlayanlar ya da yorumları şeytanca olanlar demişlerdir ki şimdi, “O eşek, yaşamı boyunca uyumaktaydı…” Kimsenin düşüncesine karışmak değil bizim işimiz.
                Radyonuzda bitmekte olan pil gibi bitmeye başlamış eşşeğin gücü.Vücudunun son ısısı ile erimiş gitmiş altındaki buz.Eşşek, eşekliğinden altındaki buzun eridiğini fark etmeden.Çırpınmaya bile gücü kalmamış boğulurken.Boğulmuş…Eşşek boğulmuş.Bütün yaşamını eşşek gibi yaşayan eşek boğulmuş…
                 Boğulur ya!...
                 Ne insanlar boğuluyor canım!...
                 Serçeciğin uyarısından bir iz bile yokmuş eşeğin belleğinde, eşşekçe boğulurken.
                 Boğulmuş…
                 Not: Fabl, Leonardo da Vinci’dendi.Mona Lisa’nın bakışınca anlattık.